Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4424 E. 2023/1849 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4424
KARAR NO : 2023/1849
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/787 E., 2022/262 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu ile oluşturulan beyanlar hanesindeki şerhe yönelik itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, … İli, … İlçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 361 ada 160 parsel sayılı 29.804.84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun)
gereği satış işlemi nedeniyle 21.07.2015 tarihinde 1/3’er paylı olarak …, …, … adına tescil edilmiştir.

2. Davacı … vekili 26.09.2017 tarihli dava dilekçesinde; davacının 361 ada 127 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davacı ve diğer tarla sahiplerinin dava konusu ettikleri komşu 361 ada 160 taşınmazın içinden geçen yoldan tarlalarına ulaşımlarını sağladıklarını, bu taşınmazın davalı tarafça iki parça halinde kullanılmakta iken 2012 yılında bölgede ilk defa kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında tek parça halinde tespit yaptıklarını, dava konusu taşınmazın ortasından davacı da dahil olmak üzere tüm köylünün kullandığı göç yolu diye tabir edilen yolun özel mülkiyete konu edildiğini, davalıların zilyetliğine dahil edilen yolun kapanmasıyla diğer yolların ana yolla bağlantısının kesildiğini ve ana yoldan tarlalara ulaşımın engellendiğini ve başka bir güzergahın da bulunmadığını, ancak yolun zilyetliğinin davalılara verilmesi ile mülkiyeti de onlara geçeceğinden ileride yolun akıbeti davalıların keyfine bırakılacağını açıklayarak 361 ada 160 parselin tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki kullanım durumunu gösterir beyanın iptal edilerek yol olarak belirlenen bölümün kadastro yolu olarak ve geriye kalan kısmın davalıların kullanım durumlarını gösterir şekilde yeniden beyanlar hanesine kayıt edilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

2. Davalılar … ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın bir bütün olarak davalıların zilyetliği altında olduğunu, hiçbir zaman içinde geçen bir yol olmadığını, tam ortasından geçecek şekilde yol tahsis edilmesinin taşınmazın ekonomik olarak değer kaybına yol açacağını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; somut olayda davacı tarafından dava konusu taşınmazların davalılara satışına ilişkin işlemin iptali için bir dava açılmadığı, satış işleminin iptaline yönelik bir başvuruda bulunulmadığı, taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında satışının uygun görüldüğü, işlem henüz ayakta ve yapılan satış işleminin dava tarihi itibariyle geçerli olduğu, davacıların yola ilişkin taleplerinin ancak geçit hakkı davasına konu olabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi’nin gerekçesinin hatalı olduğunu, taleplerinin hukuki nitelendirilmesinin hatalı yapıldığını, davanın kullanıcı tespiti yapılan kadastro tutanağındaki hatalı tespitin düzeltilmesi ile tapunun beyanlar hanesindeki kaydın düzeltilerek ilgili alanın tapusunun iptali talebine ilişkin olup, Hazine tarafından yapılan satış işleminin geçerli olup olmadığı hususunun davalılar ile Hazine arasındaki hukuki ihtilaf bulunduğunu, dava konusu taşınmazın belirtilen kısmının kadim bir yol olduğunun dosya kapsamında açık bir şekilde ispat edildiğini, bilirkişi raporunda belirtilen alanın yol olduğunun dosya kapsamında dinlenen tüm tanıklar tarafında teyit edildiğini, aynı şekilde geriye dönük hava fotoğraflarında yol olduğunun açık ve net bir şekilde belli olduğunu, mahkemenin hatalı değerlendirme yaptığını açıklayarak kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın 6292 Sayılı Kanun uyarınca dava tarihinden önce davalıya satışı yapılan 361 ada 160 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün yol olarak gösterilmesi istemine ilişkin olup, taşınmaz Hazine mülkiyetinden çıktıktan sonra şerhe yönelik davanın dinlenmesine olanak olmadığı ve Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatları ile de kabul edildiği üzere öncesinde davalı adına bulunan kullanıcı şerhi nedeniyle dava tarihinden önce Hazine tarafından davalıya yapılan satışın yolsuz tescil niteliğinde de bulunmadığı anlaşılmakta olup sonuç itibariyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarlayarak, yola ilişkin bölümün davalılar adına olan tapusunun iptali gerektiğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu ile davalılar adına kullanıcı şerhi verilen ve bilahare satın almak suretiyle davalılar adına tapu kaydı oluşan taşınmazın bir bölümünün kadim yol olduğunun beyanlar hanesinde gösterilip gösterilmeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karar örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.