Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4459 E. 2023/1816 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4459
KARAR NO : 2023/1816
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/838 E., 2022/290 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda … ili … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 28214 ada 1 parsel sayılı 633,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın …’ün kullanımında olduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 17.11.2017 tarihinde yapılan ifraz sonucunda tapu kayıtlarının beyanlar hanesindeki şerhler belirtilmek suretiyle 28214 ada 9 ve 10 parsel numaralarıyla sırasıyla 466,85 ve 166,90 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına tapuya tescil edilmişlerdir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müvekkilinin fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ifrazı nedeniyle 28214 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, bu taşınmazlardan 28214 ada 9 parsel sayılı taşınmazın yol, aynı ada 10 parsel sayılı taşınmazın ise arsa vasfıyla ve kullanımsız olarak Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların tespit ve tapulama işlemlerinin fiili duruma uygun olarak yapıldığını ve açılan davanın haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazda lehine kullanıcı şerhi verilen …’ tarafından, … 14. Noterliğinin 24 Mayıs 2012 tarih ve 13114 yevmiye nolu muvafakatname başlıklı belge ile dava konusu 28214 ada 1 taşınmazı davacı …’ın almasına ve adına tescil edilmesine muvafakat ettiğini, yapılan keşif ve dinlenen tanıkların beyanlarının davacının iddiasını doğruladığını, dava konusu taşınmazın ifrazı sonucunda 28214 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, kullanıcısı … tarafından noterlikçe düzenlenen resmi muvafakatname ile kullanım hakkını davacıya devrettiği” gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 28214 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesindeki “…’ün kullanımında” olduğuna dair şerhin iptali ile “davacı …’ın kullanımında” olduğuna dair şerhin kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu parselde ifraz işleminin yapıldığını, 28214 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, 9 numaralı parselin yol, 10 numaralı parselin ise arsa vasfıyla ve kullanımsız olarak Hazine adına tescil edildiğini, söz konusu parsellerin tespit ve tapulama işlemlerinin fiili duruma uygun olarak yapıldığını ve kesinleştiğini, açılan davanın haksız olduğunu, davanın kabulüne karar verilse de yasal hasım konumundaki Hazine aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “2010 yılında 3402 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu çalışması sonucunda dava konusu 28214 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine ‘6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı ve …’ün zilyetliğinde’ olduğuna dair şerh verilerek Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, davacının dava dilekçesinde 2012 tarihli devirden söz etmişse de dosya içeriğine göre 1990’lı yılların sonunda başlayan zilyetliğine dayanarak adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açtığını, 28214 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2017 yılında ifrazı sonucu 28214 ada 9 ve 10 parsellere ayrıldığını, keşifteki beyanlar ve bilirkişi raporlarına göre arsa niteliğindeki taşınmazların 1990’lı yılların sonundan beri davacının zilyetliğinde olduğunu ve yargılama sırasında davalı Hazine’nin davaya açıkça karşı çıkması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve Kanuna aykırı bir hususun bulunmadığı” gerekçesiyle istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.