YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4475
KARAR NO : 2023/1903
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1997/781 E., 1998/1711 K.
KARAR : Tavzih talebinin reddi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ek kararıyla, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili …. ilçesi … köyü çalışma alanında bulunan 2158 parsel sayılı 12.517,42 yüzölçümündeki taşınmaz, orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan söz edilerek, ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı… mirasçısı … ve arkadaşları dava dilekçesinde; miras yoluyla gelen hakka ve zilyetliğe dayalı olarak taşınmazın kendi adlarına tescilini istemişlerdir.
3. İlk Derece Mahkemesinin 09.12.1998 tarihli ve 1997/781 Esas, 1998/1711 Karar sayılı kararı ile, “2158 sayılı taşınmazın yapılan tespitinin iptali ile bilirkişi krokisinde gösterilen A harfi ile gösterilen 11.160 m2 lik kısmının davacı…’ın mirasçıları adına tesciline, B harfi ile gösterilen 3.472 m2 lik kısmın ise devlet ormanı olarak tescil dışı bırakılmasına”karar verilmiş ve bu karar, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 15.04.1999 tarihli ve 1999/1592 Esas, 1999/1280 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmakla 03.06.1999 tarihi itibariyle kesinleşmiştir.
4. Hükmün kesinleşmesinden sonra, davacılardan … vekili 17.04.2022 havale tarihli dilekçesi ile, gerekçeli kararda “bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 3.472 m2 lik kısmının ise devlet ormanı olarak tescil dışı bırakılmasına” şeklindeki ifadede geçen “3.472 m2” lik kısmın ibaresinin “920,89 m2” olarak tavzihen düzeltilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ek kararıyla, hükmün tavzih yoluyla istenilen şekilde değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
III. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ek kararına karşı, tavzih talep eden davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tavzih talep eden davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen tavzih talebinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tavzih isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi,
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen 19.04.2022 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ek kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.