Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4502 E. 2023/1576 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4502
KARAR NO : 2023/1576
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/605 E., 2022/13 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın, birleşen davanın, müdahil davacıların davasının reddine karar verilmiştir.

Kararın asli müdahil davacı Hazine vekili, müdahil davacı …, davacı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince müdahil davacı … vd vekili, davacı …’ün istinaf başvurunun esastan reddine, asli müdahil davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına asıl dosya davacısı … ile müdahil davacı … ve arkadaşlarının, birleşen 2008/6 Esas sayılı ve birleşen 2015/4 Esas sayılı dosya davacılarının davalarının reddine, müdahil davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil …, davacı …, davalı …, davacı … ve asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Mevki çalışma alanında bulunan 133 ada 2 parsel sayılı 39.378,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, davalı şerhi verilmek suretiyle malik hanesi boş bırakılmıştır.

2. Davacı … vekili dava dilekçesi ile; davacının …’nın mirasçısı olduğunu, dava konusu tapusuz taşınmazın 1990 tarihli Orman Kadastrosu sırasında … tarlası olarak tespit gördüğünü, bu tarihte her nasılsa …’un adının da Orman Kadastro tutanağına geçtiğini, davalının söz konusu taşınmazı davacı kardeşi …’dan satın aldığını iddia ettiğini, davalı …’in taşınmazı satın aldığını iddia ettiği tarihte taşınmazın … mirasçıları adına iştiraken zilyed olunduğunu, davalının olası hakkının …’ya miras yoluyla intikal eden gayrimenkul zilyedliğinin devren alınması ile oluşan nisbi bir hak olduğunu, davacının ve diğer mirasçıların imzaları bulunmayan satış senedi dolayısıyla zilyedlik ve mülkiyet haklarını devretmelerinin söz konusu olmadığını ileri sürerek murisden gelen 50 dönüm tapusuz taşınmaz üzerindeki mirasa dayalı 1/3 zilyetliğin … mirasçısı davacıya aidiyetinin tespiti ile zilyetliğinin korunmasını istemiştir.

3. Birleşen 2008/6 Esas sayılı dosya davacılar … ve … dava dilekçesi ile; … İli, … İlçesi, … Mahallesi … mevkii 133 ada 2 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında murisleri …’ya ait olduğunu, ölümüyle kendilerine kaldığını, mirasçılar olarak kendilerinin 30.04.2005 tarihli rıza-i taksim sözleşmesi ile yerleri taksim ettiklerini, bu taşınmazın miras olarak kendilerine 1/2’sinin kaldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın 1/2’sinin müştereken adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, … Kadastro Mahkemesinin 25.03.2008 tarihli ve 2008/6 Esas, 2008/17 Karar sayılı ilamı ile; 2007/476 Esas sayılı dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmesine karar verilmiştir.

4. Birleşen 2015/4 Esas sayılı dosya davacılar … ve diğerleri dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 133 ada 2, 4, 5, 6, 7, 9, 10, 11, 12, 13, 14 parseller ile 283 ada 8, 9, 10, 11, 12, 13 parsel sayılı taşınmazların hatalı olarak davalılar adına tespit gördüğünü, bu taşınmazların bidayette …’dan intikal ettiğini, sadece 133 ada 14 parselin çocuksuz ölen dedelerinin kardeşi … ‘dan intikal ettiğini, dava konusu taşınmazların kendilerine dedelerinden ve kardeşinden intikalen gelen miras olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların yapılan tespitinin iptali ile miras hisseleri oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş; … Kadastro Mahkemesinin 2007/303 Esas sayılı dosyanın öncelikle … Kadastro Mahkemesinin 2007/410 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, 2007/410 Esas sayılı dosyadan yapılan 07.03.2014 tarihli celsede dava konusu … köyü 133 ada 2 parsele ilişkin davanın tefrikine karar verilmiş, 133 ada 2 parsele dair dava tefrik edilerek 2015/4 E sıraya kaydedilmiş, … Kadastro Mahkemesinin 2007/476 Esas sayılı dosyası ile 2015/4 Esas sayılı dosyaları arasında fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmesine karar verilmiştir.

5. Asli müdahil Hazine vekili dilekçesi ile; … İli, … İlçesi, … Mahallesi 133 ada 2 parsel sayılı taşınmazın mahallinde icra edilen keşif neticesi düzenlenen ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın herhangi bir zirai faaliyete konu olmayan, yer yer ardış çamı ve pırnal çalıları ile kaplı bir taşınmaz olduğunun ifade edildiğini, taşınmazın özel mülkiyete konu olmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunun belirtildiğini, davacılar ve davalı lehine zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek davaya müdahale talebinde bulunmuştur.

6. Birleşen 2015/4 Esas sayılı dosya davacıları …, …, … ve … 06.02.2013 tarihli dilekçeleri ile; dava konusu 133 ada 2 parselin dedeleri olan …’dan babaları olan …’ya ondan da kendilerine eklemeli zilyet olarak intikal ettiğini, bu nedenlerle davacıların yanında davaya katılmak istediklerini ileri sürerek davaya müdahale talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesi ile; davacıların hiçbir zaman dava konusu taşınmazda zilyet olmadıklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosya davacısı ile müdahil davacıların ve birleşen 2008/6 Esas sayılı ve birleşen 2015/4 Esas sayılı dosya davacılarının davalarının reddi ile, … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Mevki 133 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, malik hanesine …’un eklenmesine karar verilmiştir

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil davacı Hazine vekili, müdahil davacı … vd. vekili ve davacı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Asli müdahil Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; mahkemenin ret kararı verirken delillerin takdirinde yanılgıya düştüğünü, taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil etmeyen yerlerden olduğunu, imar ihya edilen kısımlar yönünden kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme şartlarının gerçekleşmediğini, mahkemenin delillerin takdirinde yanılgıya düştüğünü ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Asli müdahiller … ve diğerleri vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; karar dosya içeriği, deliller, mahalli bilirkişilerin beyanları, yapılan keşiflere ve tanık beyanlarına aykırı olarak verildiğini, keşif gününün belirlendiği duruşmada, duruşma tarihinin 18.09.2020, keşif gününün ise 22.09.2020 tarihine verildiğini, bu kadar kısa sürede vekili oldukları müdahil davacıların hepsine zaman kısıtlılığı nedeniyle ulaşamamış olmalarının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, Mahkemenin gerekçesini kabul etmenin mümkün olmadığını Mahkemenin ret gerekçesinin aksine taşınmazın kök muris …’dan geldiğinin tüm tespit bilirkişi mahalli bilirkişilerin beyanları ile sabit olduğunu, dava konusu taşınmazın … adına tespit görmesinin usul ve yasaya hak ve adalete uygun olmadığını, davacıların da bu taşınmaz üzerinde zilyetliğinin söz konusu olduğunu, davacıların babası …’ya bu taşınmazın eklemeli zilyet olarak miras olarak intikal ettiğini, …’dan da müdahil davacılara kaldığını, bu taşınmazı sürekli ekip biçtiklerini, bu nedenle Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Davacı … istinaf başvuru dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın davalı …’a geçmesi için ortada hçbir geçerli hukuki sebep olmadığını, …’un …’nın mirasçısı olmadığını, …’nın mirasçısı olan oğlu …’nın taksim edilmemiş bir hisseyi hukuken başkasına satamayacağını, mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

4. Birleşen dosyada davacı … istinaf başvuru dilekçesi ile; 18.09.2020 tarihli celsede keşfe ilişkin verilen ara karar ve bu ara karardan vazgeçilmesine dair son celse kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece her ne kadar davalı … ile … arasında takas satış yapıldığının kabulünün bulunduğunu, bu durumun da dosyada yer alan bilgi ve belgelerle örtüşmediğinin açık olduğunu dosyada yer alan beyanların satışının duyulmadığını, davalının bu yerde hakkı olmadığının açıkça ortaya koymadığını, sahte olduğunu iddia ettiği ve doğrulanmamış satış senetlerine itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2005 yılına kadar paylaşılmamış terekede yapılan işlemin davalıya hak bahşetmesinin olanaklı olmadığını, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan zilyetliğin tespiti ve korunması davasının, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarıldığı; dosya kapsamında yapılan incelemelere ve bu kapsamda alınan üç kişiden oluşan zirai bilirkişi kurulu raporu ile jeodezi bilirkişi raporunda incelenen hava fotoğraflarına göre kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme şartlarının taraflar lehine gerçekleşmediği anlaşılmakla, müdahil davacı Hazinenin davasının kabulü ile çekişmeli taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu, kabule göre de taşınmazın malik hanesi açık olduğu halde hükümde kimin adına tescil edileceği açıkça gösterilmeksizin tespit gibi tescile karar verilmesinin ve bir de hüküm fıkrasına “malik hanesine …’un eklenmesine” şeklinde karar verilerek sicili açık taşınmaz hakkında infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olmasının da isabetsiz olduğu belirtilerek; davacı …, birleşen davacı … ve davacı … ve arkadaşlarının istinaf istemlerinin esastan reddi ile, müdahil davacı Hazinenin istinaf istemi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabul edilerek hükmün kaldırılması, asıl dosya davacısı … ile müdahil davacı … ve arkadaşlarının ve birleşen 2008/6 Esas sayılı ve birleşen 2015/4 Esas sayılı dosya davacılarının davalarının reddine, müdahil davacı Hazinenin davasının kabulüne, … ili, … ilçesi, … Mahallesi … Mevki 133 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespitteki niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil …, davacı …, davalı …, davacı … ve asli müdahil Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asli müdahil … vd. vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Asli müdahil Hazine temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

3. Davacı …; ziraat bilirkişi raporuna göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşulları gerçekleştiği gerekçesi ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

4. Davacı …; dava konusu taşınmaz öncesinde muris …’ya ait taksimle …’ya ve …’ya verildiği gerekçesi ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zilyetlikle kazanım koşullarının davalı lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370, 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil …, davacı …, davalı …, davacı … ve asli müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına,

179,90 TL onama harcının davalı …’dan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi