YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4540
KARAR NO : 2023/1264
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1100 E., 2022/521 K.
KARAR : İstinaf Talebinin Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/101 E., 2021/76 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kamu düzeni gereğince kabulüne; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … İli … İlçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 602 ada 11 parsel sayılı 8002,98 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, tutanağın beyanlar hanesinde; 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1983 yılından beri davalının kullanımında olduğu, üzerindeki zeytin ağaçlarının davalıya ait olduğu yönünde şerh yazılmak suretiyle tarla vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit edilmiş; davacı … Belediyesinin komisyona vaki itirazı üzerine, 18.06.2020 tarihli komisyon tutanağı ile zeytin ağaçlarının 2013 yılından sonra dikildiği tespit edilerek , zeytin ağaçlarının davalıya ait olduğu yönündeki şerhin kaldırılmasına ve kadastro tutanağının beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1983 yılından beri …’ın kullanımında olduğu” şerhi yazılarak, tarla vasfıyla ve Hazine adına kadastro komisyon kararı ile tespit edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kullanıcı şerhi verilmesinin hatalı olduğu, davalının kullanımının kira ilişkisine dayalı olduğu, bu nedenle davalının fer’i; Belediyenin ise asli zilyet olduğu iddiasıyla; davalı adına verilen kullanıcı şerhinin terkini ile taşınmazın kullanıcısının … olduğuna dair beyanlar hanesine şerh verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı Belediyenin hiç bir zaman fiilen bir kullanımı bulunmadığını, taşınmazın asli zilyedinin kendisi olduğunu, davacı Belediye ile arasında kira ilişkisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazda 3 yaştan 15 yaşına kadar değişik yaşlarda zeytin ağaçlarının olduğu, mahalli ve yerel bilirkişilerin taşınmazdaki zeytin ağaçlarını davalının diktiğini ve davalının kullandığını belirttiği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 602 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespiti gibi ve üzerindeki zeytin ağaçlarının davalı …’a ait olduğu gösterilmek sureti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Belediye vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı Belediye vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde 2011 yılı öncesi ve 2016 yılına kadar müvekkilinin mülkiyet hakkının bulunduğunu, mülkiyet hakkına karşılık zilyetlik iddiasına dayanılarak tespit yapılabilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın evveliyatında davacı müvekkili adına kayıtlı iken, sonrasında hükmen orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, kullanım kadastrosu sırasında davalı lehine zilyetlik şerhi verilmesinin yerinde olmadığını, davalının dava konusu taşınmazda bir kullanımı olsa dahi davalının feri zilyet konumunda olduğunu, müvekkilinin taşınmazın asli zilyedi olduğunu, asli zilyedin kazanımının esas alınması gerektiğini, davalının taşınmazda kullanımı var ise de kiraya ya da işgale dayalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılması ile davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tarihi ve öncesi itibariyle davalı …’ın kullanımında olduğu, davacı Belediyenin kullanımının bulunmadığı, taşınmazın asli zilyedinin davalı … olduğu anlaşıldığından, bu yönüyle İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu; ancak davacı … Belediyesinin kadastro tespitine yaptığı itirazı üzerine komisyon tutanağı ile kadastro tutanağının beyanlar hanesinde değişiklik yapıldığı gözetildiğinde, davanın reddiyle birlikte taşınmazın komisyon kararı gibi tespitine şeklinde karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde kullanım kadastrosu tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi isabetsiz olduğundan ve ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı … vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gerekçesiyle kabulüne; İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/101 Esas, 2021/76 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 355 ve 353/(1)-b/2 nci maddeleri gereğince kaldırılmasına; davanın reddine, çekişmeli 602 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 18.06.2020 tarihli Komisyon Kararı gibi tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Belediye vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Belediye vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince “kadastro komisyon kararı gibi tesciline” karar verilmesi gerektiği şeklindeki kararın hatalı olduğunu; zira kadastro komisyon kararının tespitinin aksine ağaçların 2013 yılından sonra değil önce dikildiğini; 602 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespiti gibi ve üzerindeki zeytin ağaçlarının müvekkili …’a ait olduğu gösterilmek sureti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiğini öne sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4 üncü maddesi ve aynı Kanun’un 1 inci maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı … vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,30 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.