Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4578 E. 2023/1817 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4578
KARAR NO : 2023/1817
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1616 E., 2022/763 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı … yönünden esastan, davalı … yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 149 ada 14 parsel sayılı 268,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmaz ve üzerindeki 3 katlı binanın …, … ve …’ın fiili kullanımında olduğuna dair şerh yazılmak suretiyle bahçe vasfıyla Hazine adına hükmen tescil edildikten sonra, 6292 sayılı Kanun uyarınca 03.03.2017 tarihinde 1/3’er payla …, … ve …’a satılarak tapuda kayden intikal ettirilmiştir.

2. Davacı … ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın müşterek muris …’dan intikal ettiğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ve müvekkillerinin miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini; bu talebin yerinde görülmemesi halinde ise taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, müvekkillerinin de zilyet olarak yazılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 6831 Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu ve fiili zilyetliğe dayalı ve üzerindeki işgalcilere bedel karşılığında satışının yapıldığını, diğer davalı …’ın ise ölü olduğunu ve ölü kişiye karşı dava açılmasının mümkün olamayacağını ve tapu kaydında …’ın payının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dava konusu parselin 6292 sayılı Kanun gereği 03.03.2017 tarihinde bedeli Hazineye ödenerek satın alındığı ve taşınmazın mülkiyetinin idari bir işlemle davalılara devredildiği, davacıların 6292 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde belirtilen süre içerisinde dava açmadıkları, zilyetlik hakkına dayanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunamayacakları, tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi sonucunda oluştuğuna göre dayanak satış işlemi iptal edilmeden tapu kaydının iptali ve tescili istemiyle davanın açılamayacağı, ayrıca tespit sonrasında 2/B şerhine yönelik kapanan … Kadastro Mahkemesinin 2010/4030 Esas sayılı dosyasında şerhe ilişkin düzeltme yapıldığı ve verilen kararın kesinleştiği, söz konusu dosyada beyanlar ve karar içeriğinin kesin delil niteliği taşıdığının anlaşıldığı ve ayrıca dava tarihi itibari ölü olduğu anlaşılan … bakımından ise özenli bir araştırma yapılmadan dava açıldığı, ölen kişiye husumet yöneltilemeyeceği” gerekçesiyle davanın davalı … yönünden esastan, davalı … yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tarafların müşterek murisi …’a ait olduğunu, davalı erkek çocukların ayrıca katkılarının bulunmadığını, Kadastro Mahkemesinde dinlenen tanıkların da anlattığı gibi TOKİ’den alınacak 3 adet daire için 3 kişiye pay verileceğinin söylenmesi nedeniyle anneleri davacı …’in iradesinin sakatlandığını, davalıların gerçek amacının kız çocuklarına pay vermemek olduğunu, fiili kullanımın tutanağa ve tapuya gerçeğe uygun işlenmediğini, mahkemece beyanlar hanesine şerh düşülmesi talepleri hakkında hüküm kurulmadığını, Kadastro Mahkemesinde bazı davacıların taraf olmaması nedeniyle kesin hüküm ve kesin delilden söz edilemeyeceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacıların eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtığı, tapu kaydının dayanağı olan idari satış işleminin iptal edilmedikçe inceleme konusu davanın dinlenmesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca Necati’nin davadan önce ölmesine rağmen ölü kişiye de dava yöneltilmesi doğru olmadığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği” belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıslar adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenilip dinlenemeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.