Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4591 E. 2023/1860 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4591
KARAR NO : 2023/1860
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1247 E., 2022/307 K.
KARAR : İstinaf Başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki Kullanım Kadastrosuna İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … İdaresinin istinaf dilekçesinin reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, davalı Hazine lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, davacı vekilinin duruşma talebinin nitelikten reddine karar verildikten dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
1.Kullanım Kadastrosu sırasında, Tokat ili Merkez ilçesi … Köyü / Mahallesi çalışma alanında bulunan 109 ada 3 parsel sayılı 6.678,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanun’un (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve eşit hisselerle … çocukları …, …, …, …, …, …,…, …, …, … ve …’ın 2005 yılından beri kullanımında olduğu şerhi yazılı olarak, tarla vasfıyla, davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … dava dilekçesinde; Tokat ili Merkez ilçesi … Köyünde yapılan 2/B kadastro çalışmalarında 109 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kullanıcısı olarak davalıların gösterildiğini, taşınmazı davalıların murisi olan …’den 1993 – 1994 yıllarında haricen satın aldığını, davalıların taşınmaz üzerinde kullanımının bulunmadığını ileri sürerek, yanlışlığın düzeltilerek taşınmazın kendisinin kullanımında olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili / davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

2. Davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın evveliyatında davalıların murisi … tarafından tarla olarak kullanıldığı, yaklaşık 8-9 yıl önce vefatı ile taşınmazın davalılara kaldığı, taşınmazın bir süre boş kaldığını ancak son 2 yıldır icar karşılığı köylüleri Abdullah Yıldız tarafından kullanıldığı, davacının davalılar murisi … den 1 dönüm yer aldığı ancak bu yerin şu an üzerinde ev bulunan dava dışı parsel olduğu, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde her hangi bir kullanımının bulunmadığı, yine davacı tarafça dayanak yapılan 22.04.1974 tarihli satış senedinin de mahalle uymadığı, yine özellikle davacı Tanığı …’ın, dava konusu taşınmazın evveliyatında davalıların murisi …’ye ait olduğu, 2 sene önce … mirasçılarının taşınmazı icara verdikleri, davacı …’ın taşınmazı kullandığını görmediği, yine davacı tanığı …’ın; taşınmazın evveliyatında davalıların murisi … ye ait olduğu, geçen yıl kira bedeli ödemeksizin taşınmazı kullandığı, kullanım iznini davalı …’den aldığı, yine davalının başka iki yerde daha taşınmazı bulunduğu onları ise icar karşılığı ektiği yönündeki beyanları da dikkate alındığında; davanın reddi ile; davaya konu Tokat, Merkez, … Köyü 109 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tescili, tapu kaydının beyanlar hanesine “Bu taşınmaz 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılmış olup, eşit hisselerle Şahin çocukları …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … kullanımındadır” şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili olan davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu öne sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kullanıcı tespiti yapılmasının doğru olmadığını, söz konusu kişilerin taşınmazın mülkiyeti ile ilgileri bulunmadığını, davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemiş olduğunu belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

3. Davacı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamı ile uyumlu olmayacak şekilde delillerin değerlendirdiğini, mahalli bilirkişilerin usule uygun olmayacak şekilde bir arada dinlendiğini, tüm beyanların tutanağa aktarılmadığını öne sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı … İdaresi vekilinin istinaf incelemesinde, kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindeki davalarda husumetin tespit maliki Hazine ve adına kullanım şerhi verilen kişiye yöneltilmesi gerektiği, somut olayda, dava dilekçesinde Orman İdaresinin taraf olarak gösterilmediği, mahkemece, Orman İdaresinin davaya dahil ettirilmiş olmasının kendisine taraf sıfatı kazandırmayacağı ve aleyhine bir hükümde bulunmadığı gerekçesiyle davalı … İdaresi vekilinin istinaf dilekçesinin reddine; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, yapılan keşif ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın davacının kullanımında olduğunun ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispat edilememiş olmasına göre davacının ve Hazine vekilinin sair istinaf istemlerinin yerinde olmadığı, ancak, dava reddedildiğine göre davada kendisini vekil ile temsil eden davalı Hazine lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 31 inci maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu açıklanarak, davacı … vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçe ile kısmen kabulüne, Tokat Kadastro Mahkemesi’nin 17.09.2021 tarihli ve 2020/83 Esas, 2021/30 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddi ile Tokat, Merkez, Pınarlı Köyü, 109 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine “Bu taşınmaz 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılmış olup, eşit hisselerleeşit hisselerle Şahin çocukları …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … kullanımındadır” şerhinin yazılmasına, bir kısım davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Kadastro Kanun’un 31/3 üncü maddesi gereği 1.500,00 TL tek bir vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar …, …, …, …, …, , …, … ve Maliye Hazinesi’ne verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebeplerin yanında bilirkişi raporu dikkate alınmadan karar verildiğini de belirterek, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek 4 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.