Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4610 E. 2023/1579 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4610
KARAR NO : 2023/1579
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/2 E., 2022/6 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 5. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunmuş olduğu dava dilekçesinde; mevkii ve sınırları belirtilen tahminen 15 dönüm miktarındaki taşınmazın vekil edeni tarafından yaklaşık 40 yıl önce emek ve masraf sarf edilerek tarım arazisi haline getirildiğini ve 40 yıldır nizasız, fasılasız malımdır diyerek kullanılageldiğini açıklayarak taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan tespit harici bırakıldığını, taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek yapıda olmadığını, imar – ihya yoluyla ziraata elverişli hale getirilmediğini açıklayarak davanın reddine ve taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713/6 ncı maddesi gereğince Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Asliye Hukuk Mahkemesinin kısmen kabule ilişkin ilk kararının temyizi sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, bilirkişi raporunda A ile gösterilen kısım yönünden bozulması üzerine Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra dava konusu yere ilişkin kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle Anamur Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş, dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış, İlk Derece Mahkemesinin (Anamur Kadastro Mahkemesi) 15.06.2021 tarihli 2021/7 Esas 2021/5 Karar tarihli sayılı kararı ile B, C ve D harfleri ile gösterilen taşınmazlar açısından dosyadan tefrikine karar verilerek, B harfi ile gösterilen kısmın tapu çalışmaları sonrası tapu sicil müdürlüğüne … adına kayıtlı olduğu, C ve D harfi ile gösterilen kısmın Tapu Sicil Müdürlüğünde Hazine adına kayıtlı olduğu, C ve D harfleri ile gösterilen taşınmazların dava sırasında kadastro çalışmalarının yapılmadığı, genel mahkemede açılan dava tarihinden çok önce 1973 yılında 224 parsel (yeni 157 ada 279) ve 519 parsel (yeni 157 ada 280 parsel) adı altında kadastroya tabi tutulduğu ve tapu kayıtlarının oluşturulduğu, bu sebeplerle bu taşınmazlar yönünden genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 07.02.2022 tarihli ve 2021/14007 Esas, 2022/1395 Karar sayılı kararıyla; Anamur Asliye Hukuk Mahkemesince, A harfiyle belirtilen 4.021,76 m2 lik kısmın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, B, C ve D harfleriyle gösterilen kısımlara ilişkin talebin reddine, belirtilen yerlerin tapuya tespit gibi tesciline, E harfiyle gösterilen kısmına ilişkin talepten feragat edildiğinden söz konusu yere ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.07.2012 tarihli ve 2012/6987 Esas 20126803 Karar sayılı kararı ile hükmün taşınmazın bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına karar verildiği, dolayısıyla uyuşmazlık konusunun taşınmazın A harfiyle belirtilen 4.021,76 m2 lik kısmına ilişkin olduğu halde, Kadastro Mahkemesine Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı ile aktarılmayan ve temyize konu olmadığından 14.06.2012 tarihinde kesinleşen B, C ve D harfleri ile gösterilen bölümler yönünden Kadastro Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden görevsizlik kararı verilmesinin yerinde olmadığı, bu durumda uyuşmazlığın Kadastro Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerektiği hususuna değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 05.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda B, C ve D harfleriyle gösterilen kısımlar yönünden Anamur Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16.11.2011 tarihli hükmün temyiz edilmeksizin 14.06.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından bu alanlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
İmar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı olarak 4721 sayılı Kanun’un 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri gereğince açılan tapuya tescil davasıdır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı … vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacı …’den alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.