Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4703 E. 2023/1515 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4703
KARAR NO : 2023/1515
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1524 E., 2022/604 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/42 E., 2021/52 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2017 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, … ili, …. ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan 942 ada 2 parsel sayılı 18,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada parsel numarası ile 15,00 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar …, …, … ve … adına kayıtlı 942 adsa 3 parsel sayılı 159,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 159,19 metrekare yüzölçümlü olarak, davalı … adına tapuda kayıtlı 942 ada 16 parsel sayılı 313,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ise 318,03 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Tespit tutanağına davacı Hazine tarafından itiraz edilmesi üzerine, Kadastro Komisyonunun 09.02.2018 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.

3. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sırasında davacı Hazine adına kayıtlı 942 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünde azalma, davalılara ait 942 ada 3 ve 16 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünde ise artış olduğunu ileri sürerek, yüzölçüm yanlışlığının düzeltilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddianın gerçeği yansıtmadığı, davacıya ait taşınmazın yüzölçümünde azalma olmadığı gibi davalı taşınmazında da artış olmadığını, ölçümlerdeki farklılığın kullanılan teknik ve gelişen teknoloji nedeni ile hassas ölçümden ileri geldiğini belirterek, açılan davanın reddi savunulmuştur.

2. Diğer davalılar davaya cevap vermedikleri gibi duruşmalara da katılmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile harita mühendisi bilirkişilerden alınan bilirkişi raporunda, 1953 yılı hava fotoğraflarında 942 ada 1, 2, 3 ve 16 parseller arasındaki sınırın belirgin olmadığının, 1975 ve 2016 yılları hava fotoğraflarında ve güncel uydu fotoğraflarında ise 942 ada 1, 2, 3 ve 16 parseller arasındaki sınırın kısmen belirgin olduğunun belirtilip, dava konusu … ilçesi, … Mahallesi 942 ada 1, 2 ve 16 parselin yenileme çalışmaları kapsamında tespit edilen sınırlarının büyük kısmının tesis kadastrosu sınırlarıyla çok büyük ölçüde uyumlu olduğu ve zemindeki sabit sınırlarla tamamen örtüştüğü, yenileme çalışmalarında yapılan sınırlandırmanın ve hesaplanan yüzölçümün doğru olduğu ancak 2 ve 3 parsellerde bulunan binaların ölçü krokisinde sehven bitişikmiş gibi gösterildiği dikkate alındığında 2 ve 3 parseller arasında bulunan ve rapora ekli krokide A harfi gösterilen 1,63 metrekarelik kısmın 3 numaralı parsele değil de 2 numaralı parsele dahil edilmesi gerekmesine rağmen buna uygun tespit yapılmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 942 ada 16 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağı gibi tapuya kayıt ve tesciline, 942 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların uygulama tutanaklarının iptaline, 942 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 19.04.2021 havale tarihli bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide A ile gösterilen 1,63 metrekarelik kısmın eklenmesi suretiyle artan yeni miktarı olan 16,63 metrekare yüzölçümü ile 942 ada 3 parsel sayılı taşınmazın krokide A ile gösterilen 1,63 metrekarelik kısmın ifrazı ile eksilen yeni miktarı olan 157,56 metrekare yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ilk tesis kadastrosundaki sınırlara sadık kalınmadığını, davacı ile davalıların taşınmazları arasındaki sınırın hatalı belirlendiğini belirterek, istinaf incelemesi sonucu mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazlar arasındaki ara sınırın bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen bölüm hariç olmak üzere uygulama kadastrosu sırasında sabit sınır olarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi A harfli bölüm yönüyle de davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.