YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4717
KARAR NO : 2023/1517
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1706 E., 2022/647 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/31 E., 2021/70 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, … ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacılar adına kat irtifaklı olarak kayıtlı bulunan eski 276 ada 4 parsel sayılı 1175,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 365 ada 3 parsel numarası ile 966,21 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Tespit tutanağına davacılardan … tarafından itiraz edilmesi üzerine, kadastro komisyonu 06.08.2015 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
3. Davacılar …, … ve … vekili dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sırasında davacılar adına kat irtifaklı olarak kayıtlı evveliyatında 2196 parsel daha sonra 276 ada 4 parsel sayılı 1175,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, 365 ada 3 parsel numarası ile 966,21 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilerek yüzölçümünün eksildiğini, bu eksilmenin dava konusu parsele komşu yoldan kaynaklandığı ileri sürerek yüzölçüm yanlışlığının düzeltilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; aleyhlerine açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu adada yapılan kadastro çalışmalarının yasal prosedüre uygun yapıldığını, taşınmazlar arasındaki sınırların kadastro paftası ile zemindeki mevcut sabit sınırlar esas alınarak yapıldığını, tapu kaydındaki alan değişmesinin sınır değişmesinden değil, ölçümde kullanılan ölçü tekniği ve teknolojisinden ileri geldiğini belirterek açılan davanın reddi savunulmuştur.
2. Dahili davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın Büyükşehir Belediyesinin görev, yetki ve sorumluluk alanı dışında kaldığını ileri sürerek davanın zamanaşımı nedeni ile, kabul görmez ise husumet yokluğundan, bu itirazlarının da kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddini savunmuştur.
3. Dahili davalı Edremit Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; açılan davada davalı Belediyenin taraf ehliyeti bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Burhaniye Kadastro Mahkemesinin 14.12.2018 tarihli ve 2015/59 Esas, 2018/45 Karar sayılı ilk kararı ile davanın reddi ile dava konusu 365 ada 3 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağı gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarihli ve 2019/398 Esas, 2019/659 Karar sayılı ilamı ile uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda yolun dava konusu edilmesi halinde husumetin, Hazine ile birlikte taşınmaz köy sınırları içerisinde ise köy tüzel kişiliğine, belediye sınırları içerisinde ise ilgili belediye başkanlığına, ilin büyükşehir olması halinde ayrıca ilgili büyükşehir belediye başkanlığına yöneltilmesi gerektiği, davanın sadece Hazineye yöneltilerek açılması karşısında taraf teşkili sağlanmaksızın işin esasının incelenmesinin yanında kabule göre de eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2019/31 Esas, 2021/70 Karar sayılı kararı ile harita mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda, 365 ada 3 parselin yenileme çalışmalarında imar parseli durumuna uyulmak suretiyle sınırlandırma yapıldığı, yenileme öncesi sınırlar ile yenileme sınırlarının birebir uyumlu olduğu, ancak 365 ada 3 parselin imar uygulaması kapsamındaki koordinat değerleri üzerinden yapılan yüzölçüm hesabının 966,21 m2 olmasına rağmen hatalı olarak 1175,37 m2 olarak hesaplandığı, imar uygulaması kapsamında yüzölçüm hesaplamasında kaba bir hata yapıldığının belirtilip, dava konusu Edremit İlçesi Narlı Mahallesi 365 ada 3 parsel sayılı taşınmazın yenileme çalışmalarında yapılan sınırlandırmanın ve hesaplanan yüzölçümün doğru olduğu gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu 365 ada 3 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağı gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile verildiğini, raporda dava konusu edilen 209,16 metrekarelik eksikliğin kaba hesap hatası olarak açıklanmasının Kanuna aykırı olduğunu, kaba hesap hatasının ne olduğu, neden kaynakladığı sebeplerinin izah edilmediğini, dava konusu taşınmazın alanın 1175,37 metrekareden 966,21 metrekareye düştüğünü, davacıların taşınmazı tapuda ki durumunu ve resmi evrakları görerek satın aldıklarını, mahkeme aksi kanaatle davanın reddine karar verilmesi halinde yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmili gerektiğini ileri sürerek Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda yenileme sırasında tespit edilen sınırların imar parseli sınırlarıyla birebir uyumlu olup taşınmazın yeni ve eski yüz ölçümü arasındaki farkın imar uygulama sırasında yapılan kaba hesap hatasından kaynaklandığının ve eylemli bir sınır değişikliği olmadığının bildirilmesine, öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 326/1 inci maddesinde “yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği” belirtilmekle Mahkemece de yargılama giderlerinin davası ret ile sonuçlanan davacıdan tahsiline karar verilmiş olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı Kanun’un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 326, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi fıkrası uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.