Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4885 E. 2023/750 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4885
KARAR NO : 2023/750
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/11 E., 2014/4 K.
KARAR : Davanın kısmen reddine, karar verilmesine yer olmadığına, kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; temyize konu davacı Hazinenin davasının reddine, müdahillerin davasının kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında; …. İlçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 1037 parsel sayılı 225.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mahmut Karataş ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; tapu kaydına dayanmış, ayrıca tutanağa dayanak tapu kaydının sınırının nehir okuduğunu, bu sınır itibariyle kaydın gayrisabit hudutlu olduğunu ve kayıt miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir.

3.Yargılama sırasında … ve arkadaşları; tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır.

II. CEVAP
Davalılar cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.08.1999 tarihli ve 1997/86 Esas, 1999/78 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine, çekişmeli 1037 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 25.01.2007 tarihli ve 2007/96 Esas, 2007/130 Karar sayılı kararıyla; “usulüne uygun tapu ve vergi kaydı uygulamasının yapılması, davalı tarafın dayandığı vergi kaydı ile tutunduğu kaydın içiçe girmesi halinde yüzölçümü büyük olan vergi kaydına değer verileceğinin düşünülmesi, zilyetlikle birleşmeyen mülkiyet belgesi olmayan vergi kaydına değer verilemeyeceğinin göz önüne alınması, dava konusu taşınmazın tümü yada bir bölümü dayanılan tapu kayıtları ve vergi kaydının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri yönünden usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesine değinilerek hükmün bozulmasına” karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temyize konu “davacı Hazinenin dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı gerekçesiyle davasının reddine; müdahiller …, … ve arkadaşlarının tespit tarihinden sonra kayden satışa dayanan taleplerinin kabulüne; çekişmeli 1037 parsele dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uyduğu, nehir terki, metrukatı olmadığı, sabit sınırlı olduğu ve genişlemeye elverişli olmadığı kabul edilerek çekişmeli 1037 parselin tespit gibi tesciline; ancak tespit maliklerinden bir kısmının payını tapuda müdahillere satıp devrettiğinden hüküm yerinde gösterilen payları oranında … ve müşterekleri adına tesciline” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiş ve resen araştırılacak hususlarla birlikte İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dayanak tapu ve vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı, uyuyorsa sınırlarının gayrisabit veya sabit hudutlu olup olmadığı, kayıt miktar fazlası üzerinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 14 ve 17 nci madde koşullarının davalılar lehine oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 20, 13, 14, 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemece dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uyduğu ve sabit sınırlı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun bulunmamaktadır.
Çekişmeli 1037 parsel sayılı taşınmazın tespiti, tapu ve vergi kaydına dayalı olarak yapılmıştır. Dayanak tapu kayıtlarının kök tapusu olan Şubat 318 Tarihli, 12 numaralı tapu kaydının miktarı 91.900 metrekare olup, “Ceyhan Nehri” hududu taşınmazın güney hududunda bulunup, jeolog bilirkişi raporuna göre derenin sınırının değiştiği anlaşıldığına göre gayrisabit hudutlu olup miktarıyla geçerlidir.
Öte yandan taşınmazın tespitine esas Bebeli Burun 1937 tarih ve 99 numaralı 285.000 metrekare yüzölçümlü vergi kaydının sınırları …, Cebel Yolu, … ve … vereseleri olup, yine ırmak sınırı itibariyle gayri sabit hudutlu olup, miktarıyla geçerlidir.
Mahallinde yapılan keşifte yapılan uygulama ile tapu ve vergi kaydının taşınmaza uyduğu kayıt uygulamasından anlaşılmaktadır. Bu durumda önceki tarihli bozma ilamında da vurgulandığı üzere, yüzölçümü büyük olan vergi kaydına değer verilmesi gerekmektedir.
Dairemizce aynı gün temyiz incelemesi yapılan (2022/8574) ve çekişmeli taşınmaza komşu olan 954 parsel sayılı taşınmazın tutanağına aynı vergi kaydının dayanak yapıldığı anlaşılmaktadır. Kaydın oluştuğu 1937 tarihi ile kadastro tespit tarihi olan 1954 yılı arasında 20 yıllık hak kazandırıcı süre dolmadığına göre, 954 ve 1037 sayılı parsellerde toplamda en fazla vergi kayıt miktarı olan 285 dönüm taşınmaz iktisabı mümkündür. Hal böyle olunca; mahkemece, vergi kaydının sabit sınırı olan 954 ve 1037 parsellerin kuzey sınırından itibaren ölçülmeyle başlanarak her iki taşınmazda toplam iktisap edilecek miktarın vergi kayıt miktarı kadar olacağı gözetilerek, vergi kayıt miktarının kapsadığı taşınmaz bölümü yönünden davacı Hazine’nin davasının reddine, kalan kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tamamı yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.