Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4993 E. 2023/1820 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4993
KARAR NO : 2023/1820
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1284 E., 2022/1207 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf talebinin kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/304 E., 2019/580 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve dahili davalı … vekilinin esasa yönelik, davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda … İli … İlçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 126 ada 9 parsel sayılı 376,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun)
2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çekişmeli taşınmazı 01.02.1990 tarihinde …’dan satın aldığını ve taşınmazın müvekkilinin fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, tapu kaydının beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesini isemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz hakkında kullanım kadastrosunda kullanıcı tespiti yapılmadığını, … tarafından Sultanbeyli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/880 Esasına kayden açılan dava sonucunda Mahkemenin 2012/283 Karar sayılı ilamıyla, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine adı geçen lehine şerh verildiğini, taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Dahili davalı … cevap dilekçesinde; … Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1121 Esasına kayden açmış olduğu davada iddialarını ispatladığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine lehine zilyetlik şerhi verildiğini, davacının yerinin yol yapımında Sultanbeyli Belediyesi tarafından kullanıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

3. Dahili davalı … vekili cevap ve müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazı 12.08.2008 tarihinde müvekkilinin Kerim …’den satın aldığını, taşınmaz üzerine 2 ağaç diktiğini, başkalarının yapı yapmasına izin vermediğini belirterek, müdahale talebinin kabulüne, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın zilyetliğinin müvekkiline ait olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dahili davalı … vekilinin asli müdahale talebinin aynı hususta başka mahkemede davasının olması nedeniyle derdestlikten reddine, … Anadolu 25.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1121 Esasına kayden davacı …’ün açmış olduğu davanın kabul edildiğini ve kesinleşmediğini, sözü edilen dava dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesinin eldeki dava dosyası yönünden sonuca etkili olmadığını, zira eldeki dava yönünden davacının çekişmeli taşınmaz üzerinde fiili hakimiyet kurmadığı anlaşıldığından davacının davasını ispatlayamadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, eldeki davaya konu taşınmaz hakkında … Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1121 Esasına kayden açılan dava dosyası ile bu dosyanın birleştirilmediğini, asli müdahale yönünden ayrı hüküm kurulmadığını, Mahkemece harcın ikmaline karar verilmesi nedeniyle hak kaybı yaşanmaması için bunun yerine getirildiğini, Hazine lehine nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, taşınmazın sahiplenilmesi, satın alınması, emlak vergilerinin ödenmesiyle taşınmazla hukuki ve fiili rabıtanın kesilmediğini, fiili kullanım olgusunun Yargıtay kararı doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini, davacının taşınmazı 1990 yılında satın aldığını, 30 yıldan beri zilyet olunduğunu, … Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesince fiili kullanım olduğunun kabul edildiğini, eldeki dosyada ise taşınmaz üzerinde fiili kullanım olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın değerinin 429.378 TL olarak belirlendiğini ve eksik harcın ikmal edildiğini, vekalet ücretinin 38.506,46 TL olması gerekirken eksik hesaplandığını belirterek, vekalet ücreti yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Dahili davalı … vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı koruduğunu, üzerine 2 ağaç diktiğini, müvekkilinin … Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1121 Esasına kayden açmış olduğu ve aleyhine sonuçlanan dava dosyasının Yargıtayda olduğunu ve sözü edilen dava dosyasının beklenmesi gerektiğini, davacının tek bağlantısının emlak vergisi kaydı olup taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1121 Esas ve 2017/303 Karar sayılı ilamına göre; davacının …, birleşen davacının …, davalının Hazine olduğunu, 22.02.2013 tarihinde açılan davada asıl ve birleşen davacının 126 ada 9 parsel için lehlerine zilyetlik şerhi verilmesini talep ettiklerini, asıl davanın temyiz incelemesi sonucu araştırmaya yönelik bozulduğunu, mahkemesince yeniden yapılan yargılama üzerine, davacı …’ün davasının kabulüne, 126 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine davacı … lehine fiili kullanım şerhi verilmesine, birleşen davacı …’in açtığı davanın reddine karar verildiğini, hükmün temyizi sonucu Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 29.12.2021 tarihli ve 2021/17288 Esas, 2021/13149 Karar sayılı kararıyla onanmak suretiyle, 16.03.2022 tarihinde karar düzeltme yoluna gidilmeksizin kesinleştiğini; eldeki dava dosyasında ise dava konusu taşınmazın davacı tarafından kullanıldığına ilişkin iddianın dinlenen tanıklar ve dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamadığını, asli müdahale talebi reddedilen … bakımından ise yukarıda belirtilen ve istinaf aşamasında kesinleştiği anlaşılan dosyanın yargılama aşamasında derdest olması ve aynı nedenle açtığı davanın reddine karar verilmesi nedeniyle istinaf nedenlerinin yerinde görülmediğini, hükmün vekalet ücretine ilişkin davalı Hazinenin ve davacı vekilinin istinaf nedenleri yönünden ise, kullanıcı şerhi verilmesi isteğine ilişkin davanın niteliği itibariyle maktu harçla açılması ve görülmesi mümkün davalardan olmakla, mahkemece verilen ara karar üzerine taşınmazın değeri üzerinden harcın tamamlatılmasıyla, davalı Hazine lehine nispi vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığından, davalı Hazine vekilinin eksik vekalet ücreti takdir edildiğine ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediğini; davacı vekilinin nispi vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğuna yönelik istinaf nedenlerinin kabulüne karar verildiği belirtilerek” davacı vekilinin ve dahili davalı … vekilinin esasa ilişkin istinaf başvurularının reddine, davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, davanın reddine, davalı lehine maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince Hazine lehine hükmedilen ve eksik hesaplanan nispi vekalet ücretinin düzeltilmesi gerekirken, kararın bu yönüyle kaldırılarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

3. Dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanununa, 5831 Sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (5831 sayılı Kanun) 8 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden …’den alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.