YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5040
KARAR NO : 2023/3258
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/378 E., 2022/1368 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/162 E., 2021/360 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 7568 ada 16 parsel sayılı 262,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, kargir bina ve arsasının 1992 yılından beri …’ın kullanımında olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 7568 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini, bu talebinin kabul olunmaması halinde taşınmazın 1. katındaki dairenin ve arsasına isabet eden 1/2 hissesinin fiili kullanımında olduğunun şerh verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen davada davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 7568 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl ve birleşen davada davalı Hazine vekili savunmasında; davanın reddini istemiştir.
2. Asıl ve birleşen davada davalı … vekili cevap dilekçesinde; taşınmazı 1992 yılında … Yalçın isimli kişiden aldığını, 1999 yılına kadar taşınmazı kullandığını sonrasında da kiraya vererek kullanımını devam ettirdiğini, davacının bağımsız bir kullanımının olmadığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleşen davacının keşif masraflarını yatırmadığından davasının reddine; keşifte alınan beyanlar ve mahkeme gözlemi ile taraf dilekçelerindeki ikrar mahiyetinde olan beyanlardan anlaşılacağı üzere taşınmazın 1. katının davacının fiili kullanımında olduğu ve 1 yıllık hak düşürücü sürede davalı tarafça bu kullanım aleyhine yönelik dava açılmadığı, ikinci katın ise kira ücretinin dava dışı davacının kardeşine ödendiği ve vergi kaydının da davalıya ait olduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine, ana davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili, davacı … vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporu ile taşınmazın kullanılmadığının anlaşıldığını, davacının tespit tarihi itibariyle kullanımını ispat edemediğini ileri sürmüştür.
2. Davacı … vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece keşifte mahalli bilirkişi dinlenilmediğini, taşınmazın vergi kaydının kendisi tarafından gerçekleştirildiğini, kiracı …’ın ödemeleri kendisine yaptığını, binanın inşaat masraflarını kendisinin karşıladığını taşınmazının tamamının kendi kullanımında olduğunun ispatlandığını ileri sürmüştür.
3. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; davacının kullanımın oğlu olmasından kaynaklı feri nitelikte olduğunu, aralıklarla davacının taşınmaza yönelik müdahalesine son vermesi için davalar açtığını, davacının kendisine yönelik tehditleriyle ilgili Aile Mahkemesinden uzaklaştırma kararı alındığını, davalının 2010/828 Esas sayılı dosyada taşınmazın amcası Bilal ile ortak alındığını ifade ettiğini, davacının sunduğu kira sözleşmelerinin sahte olduğunu, davacının mahalli bilirkişileri tehdit ederek keşfe katılmalarının engellendiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ve taşınmazda davacının kullanımının olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili, davacı … vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Asıl ve birleşen dosyada davalı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle birlikte birleşen davada lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazın kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyor ise kullanımın kime ait olduğuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, davacı … vekili ve davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70’er TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20’şer TL’nin temyiz eden davacı … ve davalı …’dan ayrı ayrı alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.