Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5049 E. 2023/2699 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5049
KARAR NO : 2023/2699
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki dava konusu taşınmazın kullanıcısı olduğunun tespitine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın … ilçesi, Orhanlı Mahallesinde bulunan 2038 parsel ile Sabancı Caddesi arasındaki alan olduğunu, bu taşınmaz bölümüne şerh verilmesini ve kullanıcısı olduklarının tespitini istediklerini, taşınmazın Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünce 15.08.1985 tarih, P III nolu 2/B parseli olarak orman dışına çıkartılmış bir parsel olduğunu, bu parselle ilgili kadastro müdürlüğünce, kullanıcı tespiti çalışması yapılacak olup, hak kaybının önlenmesi maksatlı huzurdaki davayı açmış bulunduklarını ve taşınmaz bölümünün zilyetliklerinde bulunduğunu, taşınmazda oluşturulacak olan 2/B parselinde bu taşınmazın zilyeti bulundukları hususunun tapu siciline şerh verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu yer ile bir ilgisi bulunmadığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yersiz açılan davanın reddi gerektiğini, … Belediye Başkanlığı’ndan dava konusu taşınmaz ilgili olarak alınan 25.03.2019 tarihli ve 8357 sayılı yazıda; 2038 parsel ile Sabancı Caddesi arasında kalan (eski 505 ile 508 parsel arası) tescil dışı alanın 14.03.2011 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli … Orhanlı Sanayi Bölgesi Nazım İmar Planında “park” alanında kalmakta olduğunun bildirildiğini, dava konusu taşınmaz Nazım İmar Planında “park” alanında kalmakta olduğuna göre bu taşınmazın hem imar planı içerisinde hem de kamu hizmetine ayrılan alanda kaldığını, bu nedenle davacının bu taşınmaz ile ilgili zilyetlik iddiası hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, taşınmazı 2013 yılında almış olduğu iddiasındaki davacının 14.03.2011 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli … Orhanlı Sanayi Bölgesi Nazım İmar Planında “park” alanında kalmış olan yer hakkında özel mülkiyete ilişkin taleplerle dava açmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taşınmaz ile ilgili hukuka aykırı tüm taleplerinin reddi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) EK-4 üncü maddesinde; “6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman kadastro komisyonlarının Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınarak ve varsa muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve taşınmazın kim ya da kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı belirlenerek tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmek üzere hazine adına tespitinin yapılacağı; mevcut dere, yol gibi kamuya terkedilmiş yerlerin haritasında gösterileceği” şeklinde düzenleme olduğunu, bilirkişi raporunda; davacının kullanıcı olduğunun şerh verilmesi talebine konu taşınmaz kısmının 2/B alanları ile ilgisinin olmadığını, imar planında yol ve yeşil alanda kaldığının tespit edildiğini, çekişmeli taşınmaz bölümünün, 3402 sayılı Kanun’un EK-4 üncü maddesi kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın niteliği itibarı ile tespit durumuna ilişkin olup fiili durumun mahkemece tespitinin yapılması gerektiğini, taşınmazın davacının zilyetliğinde bulunduğunu, bu hususun tapuya şerh verilmesi maksatlı bir dava olduğunu, dava konusu yapılan taşınmaz ile ilgili yapılan ya da yapılacak olan 2/B çalışmalarına esas olacak nitelikte, bu taşınmazdaki zilyetliklerinin mahkeme kanalıyla tespiti nitelikli bir dava olduğunu, dava konusu ile alakası olmayan ve tarafların taleplerinde geçmeyen bambaşka bir nedene dayanarak davanın reddedilmesi yasa ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ve bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesinin kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve resen tespit edilecek hususlarla birlikte Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesinde düzenlenen kullanım kadastrosunun, henüz tutanağı düzenlenmeyen taşınmaz bölümünde kullanıcısının tespitine ilişkin Mahkemece hüküm kurulup kurulamayacağı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un Ek-4 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.