Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5156 E. 2023/2687 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5156
KARAR NO : 2023/2687
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin kabulüne- Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının … ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 3108 parsel sayılı taşınmazın 415 m2′ sini 27.04.2004 tarihinde davalı …’dan zilyetlik devir senedi başlıklı belge ile devir ve teslim aldığını, satın alınan kısmın emlak vergisinin ödenmeye başlandığını, teslim aldıktan sonra ev yapıldığını ve çeşitli meyve ağaçları dikilerek imar ve ihya edildiğini, ancak 6292 Sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra Kadastro Müdürlüğü tarafından müvekkilinin yokluğunda tutulan ve araştırma yapılmadan hazırlanan kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine kullanıcı olarak davacı yerine davalı …’nın adının yazıldığını ve davalı adına tapuda yolsuz tescil yapıldığını belirterek, davacının, eski 3108 yeni 2418 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 415 m2’lik kısmının ve üzerindeki tüm muhtesatların zilyedi olduğununun tespitine ve davalı adına yapılan yolsuz tescilin iptali ile 2418 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 415 m2’lik kısmının davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

2. Dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesi 3108 parsel sayılı taşınmazın 313/8626 hissesinin 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında 12.02.2014 tarihli satış işlemi ile, aynı yerde kain 2418 ada 1 parsel sayılı taşınmazın UYAP’tan alınan Takbis kaydına göre 16003/128024 hissesini 05.03.2021 tarihli intikal işlemi ileAli Saçıkara adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

II. CEVAP
Davalı duruşmada alınan beyanında; davaya konu taşınmazda hissedar olduğunu, hatırladığı kadarı ile davacıya 2004 yılında 400 metrekarelik civarındaki yerin zilyetliğini devrettiğini, davacının halen dava konusu taşınmazdaki evde yaşadığını, açılan davayı kabul ettiğini, ancak birden fazla hissedar olduğu için tapu kayıtlarını çözemediklerini, dosya içerisinde bulunan 27.04.2004 tarihli zilyetlik devir senedi başlıklı belgeyi doğruladığını, belgede bulunan imzanın şahsına ait olduğunu, davaya konu olan yeri davacıya devrettiğine dair sözleşme olduğunu beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının dayandığı devir sözleşmesinde devralanın … olduğu, … isminin ise daha sonradan eklendiğinin anlaşıldığından belgeye itibar edilmediği, yine tanık beyanları, dosyaya sunulan delillere göre dava konusu yerin davalıdan alındığına dair kanaat oluşmadığı gerekçeleri ile, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu 415 m2lik yerin zilyedi olduğunu, davacının dava konusu yeri adi yazılı şekilde devraldığını, gerek davalının gerekse senette devralan … adlı şahsın senede itirazı olmadığını, hiç kimsenin itirazı olmayan belgeye itibar edilmemesinin usule ve mevzuata aykırı olduğunu, davacının kullanımın olduğunun uydu görüntüleri ile de anlaşıldığını, dava konusu taşınmazın geldi kayıtları incelenmeden karar verildiğini, bilirkişi raporu eksik olduğu halde rapora itirazlarının kabul edilmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “davada, dava konusu 3108 parsel ile 2418 ada 1 parsel sayılı taşınmazların ayrı ayrı taşınmazlar olup tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkartıldıkları şerhinin yanı sıra kullanıcı şerhlerinin de bulunduğu; davacı tarafça her iki parseldeki davalı … payına yönelik olarak açılmış olup, 3108 parsel sayılı taşınmazın 313/8626 payının 6292 sayılı Kanun kapsamında satış yoluyla, 2418 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 16003/128024 payın ise kullanıcılarına 6292 sayılı Kanun kapsamında satışından sonra pay temlikine ilişkin satış yoluyla davayı … adına tapuya tescil edildiği, dolayısıyla dava konusu taşınmazlardaki davalı payları Hazinenin mülkiyetinden çıktığına göre, artık 6292 sayılı Kanun’un uygulanma olanağının kalmadığı ve davanın görülebilirlik koşulunun ortadan kalktığı, ilk derece mahkemesince bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacı tarafça kullanım iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin davalıyı karıştırdığını, davalının Hazine olmadığını, davalı …’nın davayı kabul ettiğini belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2/B niteliğiyle tespit ve tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemine yöneliktir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına, davacının talebinin dava konusu taşınmazda 405 metre karelik alana ilişkin olmasına ve dava konusu taşınmazın maliklerinden biri olan davalının davayı kabulünün hukuken sonuç doğurmamasına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.