Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5182 E. 2023/3385 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5182
KARAR NO : 2023/3385
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/216 E., 2022/551 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kavak Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/104 E., 2021/205 K.

Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 sayılı Kanun) 12 nci maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 867 parsel sayılı 8.487,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, şagilinin … ve diğerleri olduğu şerhi verilerek, tarla vasfıyla, miktar fazlası olduğundan bahisle Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 26.10.2017 tarihinde 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış nedeniyle davalı … adına tescil edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Mahallesi 867 parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun’un 12 nci Maddesi uyarınca davalı …’a satıldığını ileri sürerek, kanunlara, usule, esasa açıkça aykırı olarak yapılan yolsuz satış, tescil ve tapu işlemlerinin iptalini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; işgalci olduğu belirtilen …’un mirasçısı olduğunu, çekişmeli taşınmazın kendisini tarafından kullanıldığının anlaşılması üzerine kanun ve usule uygun olarak taşınmazın kendisine satıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ” 6292 sayılı Kanun md. 12’de dava konusu taşınmaz gibi Hazineye ait olan tarım arazilerinin satışının düzenlendiği ve buna dayanak 355 sayılı Milli Emlak Tebliği’nin çıkarıldığı, anılan maddede taşınmazların hak sahiplerine doğrudan satış usulünün benimsendiği, davalı tapu maliki …’un da bu maddeye dayanarak 06.10.2017 tarihinde Milli Emlak Şefliği’ne doğrudan satın alma için başvuru yaptığı ve aynı tarihte davalının hak sahipliği şartlarını sağladığının tespiti üzerine 11.10.2017 tarihinde satış işleminin ihale yapılmaksızın kanunda belirtildiği gibi doğrudan satış usulüyle gerçekleştirildiği, davacının başvurusunun ise satış tarihinden sonraki bir tarih olan 27.11.2017 tarihinde yapıldığı, bu haliyle ihale yapılmaksızın kanunun gösterdiği usuller dairesinde doğrudan yapılan satış işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili ile davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair vermiş olduğu kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu ve gerekçeli karar vasfını karşılamadığını, davacı müvekkilinin … adına olan 867 nolu Hazine taşınmazı üzerinde hissedar olup, satışa iştirak etmek suretiyle payını satın almak istediğini ve yerinde ve zamanında dilekçe ile müracaat ettiğini, müvekkilinin doğrudan satın almak hakkına sahip hissedarlardan olduğunu, 867 nolu parsel üzerinde hak sahibi olan kişilere ayrıca haber verilmemesi ve saklı paylarının iradeleri olmaksızın …’a davalı kurum yetkililerince satış ve tescil işlemi ile devredilmesinin usulsüz işlemlerden olduğunu ve bu işlemlerin hukuken yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde dava değerinin 20.000,00 TL olarak belirtilerek dava açıldığını, yapılan keşif sonrasında dosyaya alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 45.235,71 TL olarak saptandığını, davalı vekillerince eksik harcın ikmali için davacıya süre verilmesi talep edilmiş olsa da mahkemece bu yola gidilmediğini, davacıya eksik harcı tamamlaması için süre verilmediğini, vekalet ücretinin belirlenmesi bakımından da önem arz eden bu durumda davacıya eksik harcı tamamlaması için süre verilip sonucuna göre hareket edilmesi gerekirken bu yola gidilmemiş olsa da eksik harcın tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olsa da eksik harcın tamamlattırılması halinde 45.235,71 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi olan Hazinenin dava tarihinden önce taşınmazı 6292 Sayılı Kanun hükümlerine istinaden davalıya satıp nizalı taşınmazın gerçek kişi adına tescil edilmesine, davacının miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zaman aşımı iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı tapu iptal ve tescil davası açmasının mümkün olmamasına, 6292 Sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptal ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının bulunmamasına, öte yandan, eldeki davanın dinlenme olanağının bulunmaması (dava şartı) nedeniyle reddine karar verildiğine ve bu gerekçeye göre de, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 nci maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine maktu vekalet ücreti tayin ve takdiri yoluna gidildiğinden sonuç olarak İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama sırasında davalılar talep etmesine rağmen davacı tarafa eksik harcın tamamlanması için süre verilmediğini, istinaf ilamında belirtildiği üzere davanın dinlenme olanağına (dava şartı) ilişkin bir değerlendirme ile de davanın usulden reddine karar verilmediğini ileri sürerek, maktu vekalet ücretine ve istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6292 sayılı Kanun uyarınca satılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi kapsamında dava tarihinden önce satışı yapılan taşınmaz için tapu iptal ile tescil istemli açılan davanın hukuken dinlenme olanağının bulunup bulunmadığı, bulunmaması halinde davalı yararında maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 sayılı Kanun’un 12 nci madde,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.