Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5270 E. 2022/7866 K. 10.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5270
KARAR NO : 2022/7866
KARAR TARİHİ : 10.10.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı Hazinenin davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili, dahili davacılar …, …, …, … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “dava konusu 1257, 1258 ve 1260 parsel sayılı taşınmazların denize bitişik bulunmaları sebebiyle 3621 sayılı Kanun gereği kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine yönelik araştırma yapılması, ayrıca davacı Hazinenin dayanak K.Evvel 1323 tarih ve 13 sayılı tapu kaydının mahkemece yapılan keşif ve uygulama ile çekişmeli taşınmazları kapsadığı, anılan tapu kaydının Padişah tapusu olması nedeniyle 4701 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanma kabiliyeti olup olmadığının araştırılması, anılan yasanın geçici 2. maddesinin de gözönünde bulundurulması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı Hazinenin davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine; temyize konu çekişmeli 1255 nolu parselin malik hanesine Hazine yazılmak suretiyle doldurulmasına ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, parselin 1. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine, harita mühendisi……….’nun 14.9.2012 tarihli raporuna ekli krokide 1255/B ile gösterilen 1951,13 metrekareliklik bölüme ölü …’in zilyet olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, çekişmeli 1256 nolu parselin malik hanesine Hazine yazılmak suretiyle doldurulmasına ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, parselin 1. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine, harita mühendisi…..,…’nun 14.9.2012 tarihli raporuna ekli kroki de 1256/A ile gösterilen 2606,74 metrekarelik ve 1256/C ile gösterilen 1505,89 metrekarelik bölümlerine ölü … mirasçıları …, … ve …’in zilyet olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, çekişmeli 1260 nolu parselin fen bilirkişisi harita mühendisi…..,…’nun 14.9.2012 tarihli raporuna ekli krokide 1260/A ile gösterilen 33,50 metrekarelik kısmın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından tescil harici bırakılmasına, harita mühendisi……,…’nun 14.9.2012 tarihli raporuna eki krokide 1260/B ile gösterilen 2103,50 metrekarelik kısmın malik hanesine Hazine yazılmak suretiyle doldurulmasına ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, parselin (1260/B) 1. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine, harita mühendisi…… nun 14.9.2012 tarihli raporuna ekli krokide 1260/B ile gösterilen 2013,50 metrekarelik bölümüne ölü Hasan Remzi Altınay ın zilyet olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.
Anılan hüküm; davacı Hazine vekili, dahili davacılar …, …, …, … tarafından temyiz edilmiştir.
1. 1255, 1257, 1260 parsellere yönelik temyiz itirazları incelendiğinde:
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı Hazine vekilinin yukarıda sayılan parsellere ve …’ın 1260 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 1255,1257,1260 parsellere yönelik hükmün onanması gerekmiştir.
2. 1256 ve 1258 parsellere yönelik temyiz itirazları incelendiğinde:
a-Hazine vekilinin temyiz itirazları bakımından:
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b- Dahili davacılar …, … ve …’in temyiz itirazları bakımından:
16.02.1995 tarihli ve 4071 sayılı Kanun’un “Kadastro Görecek Yerlerde Yapılacak İşlem” kenar başlıklı 5. maddesinde “Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, 431 sayılı Kanuna göre Hazineye intikal eden taşınmaz mallar hakkında aşağıdaki işlem yapılır.
a) Padişah adına tescilden önce veya sonra, herhangi bir yolla edinilmiş tapu senedine dayanılarak tasarruf edilen taşınmaz mallar, 3402 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesine göre ilgilileri adına tespit ve tescil edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yine 3402 sayılı Kanun’un “Tapuda kayıtlı taşınmaz malların tespiti” kenar başlıklı 13. maddesinde “Tapuda kayıtlı taşınmaz mal:
A) Kayıt sahibi veya mirasçıları zilyet bulunuyorsa;
a) Kayıt sahibi adına,
b) Kayıt sahibi ölmüş ise mirasçıları adına,
c) Mirasçılar tayin olunamazsa, ölü olduğu yazılmak suretiyle kayıt sahibi adına,
B) Kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa;
a) Kayıt sahibi veya mirasçılarının kadastro teknisyeni huzurunda muvafakatları halinde zilyet adına,
b) Zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına,
c) (Değişik: 3/5/2012-6302/4 md.) Kayıt sahibinin yirmi yıl önce gaipliğine hüküm verilmiş veya tapu sicilinden malikin kim olduğu anlaşılamamış ise çekişmesiz ve aralıksız yirmi yıl müddetle ve malik sıfatıyla zilyet bulunan kimse adına tespit olunur.

Noter tarafından tespit ve tevsik edilen muvafakat beyanı veya düzenlenen satış vaadi senedi teknisyen huzurunda yapılmış muvafakat sayılır.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen kanun hükümleri, davacı Hazinenin K.evvel 1323 tarih ve 13 nolu tapu kaydı ve dahili davacıların murisi …’in eldeki davadaki talebi ile bunun dayanağı olan 336 tarih 9 nolu tapu kaydı birlikte irdelendiğinde; davacı Hazinenin dayanağı olan padişah adına kayıtlı tapu, 431 sayılı Kanun gereğince Hazineye intikal etmiş olup, yukarıda bahsedilen 4071 sayılı Kanun’un 5. maddesi karşısında dahili davacıların murisi …’e ait 336 tarih 9 nolu tapu kaydına değer verilmesi gerektiği ve 336 tarihli ve 9 nolu tapu kaydının 1256 ve 1258 parsellere bir bütün halinde uyduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle 1256 ve 1258 parsellerin kıyı kenar çizgisinde kalan 12.11.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda 1258/A ile gösterilen ve kamulaştırma alanında kalan aynı tarihli bilirkişi raporunda 1256/ B ile gösterilen kısımları hariç olmak üzere kalan kısımlarının tapu maliki … mirasçıları adına tesciline ve kamulaştırma alanında kaldığı anlaşılan aynı tarihli bilirkişi raporunda 1256/B ile gösterilen kısım bakımından ise adlarına tescil talebi mülkiyetin tespiti istemini de kapsadığından “çoğun içinde az da vardır” ilkesi gereğince … mirasçıları lehine mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekili ve …’ın temyiz itirazlarının reddi ile 1255, 1257, 1260 parsellere yönelik usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2-a) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin 1256 ve 1258 parsel hakkındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davacılar …, … ve …’in temyiz itirazlarının yerinde görüldüğünden kabulüyle, 1256 ve 1258 parsel hakkındaki hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden … Özcan ve …’e iadesine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 53,00 TL’nin temyiz eden …’dan alınmasına, 10.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.