YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5322
KARAR NO : 2022/9527
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece …’nun davasının reddine, …’ın davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı birleşen dosya davacısı … vekili, davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında …., İlçesi …Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 398 ada 17 parsel sayılı 29.270,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı … tarafından davalılar …, … ve … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Davacı …, çekişmeli 398 ada 17 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu ve … tarafından taşınmaza el atıldığını ileri sürerek, Asliye Hukuk Mahkemesinde el atmanın önlenmesi davası açmış, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin “çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenerek malik hanesi boş bırakıldığından Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi” gereğine değinilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece, Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası ve Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlikle gelen dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; …’nun davasının reddine, …’ın davasının kabulüne, çekişmeli 398 ada 17 parsel sayılı taşınmazın … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı birleşen dosya davacısı … vekili, davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı …’ın dayandığı Ocak 1981 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, davalı birleşen dosya davacısı …’nun dayandığı Haziran 1327 tarihli ve 38 sıra numaralı tapu kaydının ise taşınmazı kapsamadığı, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve taşınmaz üzerinde davacı … lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkemece yapılan keşif ve uygulama ile davalılar …, … ve davalı birleşen dosya davacısı …’nun murislerinin paydaşı olduğu ve …’nun dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı doğru şekilde belirlenmiş ise de, davacı …’ın dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı ve …lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğuna yönelik Mahkemenin değerlendirmesi dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan ve davacı …’ın dayandığı Ocak 1981 tarihli ve 1 sıra numaralı 919,00 metrekare yüzölçümlü tapu kaydının hudutları “kethüzadeler”, “kıran”, “derin obuz” ve “… tarlası” hudutlarını okumakta olduğundan gayri sabit sınırlı olup, miktarıyla geçerlidir. Ancak, dayanılan tapu kaydına sabit sınır niteliğindeki kuzey hududunu okuyan “…” sınırından başlanarak kapsam tayininde dahi dava konusu taşınmaza ulaşma imkanı bulunmamaktadır. Ayrıca çekişmeli taşınmaza kuzey yönünden komşu olan, “…” hududunun güneyinde bulunan ve davacı …’ın dayandığı tapu kaydının kadastro sırasında revizyon gördüğü 396 ada 22 parsel sayılı 19.022,43 metrekare yüzölçümlü taşınmazın da, eldeki dosyada aktarılan davanın kapsamında kalmadığından Mahkemece olağan usullere göre kesinleşme işlemi yapılmak üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesi üzerine davacı … adına tespit ve tescil edildiği, bu nedenle dayanak tapu kaydındaki payına düşen miktardan daha fazlasının … adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu taşınmazın davacı …’ın dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığından söz edilemez. Öte yandan, dosyaya sunulan ziraatçi bilirkişisi raporunda, çekişmeli taşınmaz üzerinde tamamen orman plantasyonu olduğunu, taşınmazın herhangi bir kullanıma konu edilmediğini, üzerinde imar ihya bulgusunun bulunmadığını ve taşınmazın eğiminin % 25 civarında olduğunu belirtmiş olup, taşınmazın kadastro tutanağında niteliğinin çalılık vasfıyla tespit edildiği de göz önüne alındığında, tüm dosya kapsamından, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı … lehine zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı gibi, dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığı, eldeki davanın aktarılan dava olması ve aktarılan davalar bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2 maddesi hükmü de göz önünde bulundurulmak suretiyle davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı birleşen dosya davacısı … vekili, davalı … vekili ve davalı …’nun temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.