Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5328 E. 2023/3387 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5328
KARAR NO : 2023/3387
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Muğla ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1041 parsel sayılı ve 15.820,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 136 ada 7 sayılı parsel numarasıyla 14.821,83 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1054 parsel sayılı 21.264,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 136 ada 5 sayılı parsel numarasıyla 22.380,68 metrekare yüzölçümlü olarak ve tapuda davalı … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1016 parsel sayılı 16.064,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 136 ada 8 sayılı parsel numarasıyla 16.481,77 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda Hazine adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün küçüldüğünü öne sürerek, eski hale getirilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın askı ilan süresi içinde kadastro tespitine itiraz davası açmadığını, davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; kadastro idaresi tarafından yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” Dava konusu sınırda bulunan duvarın tesis kadastrosundan beri sabit sınır olarak kullanıldığının tespit edildiği, 136 ada 7 parselin tapu alanındaki azalmanın parselin sınırlarının değiştirilmesinden değil ilk tesis kadastrosu esnasında kullanılan ölçü tekniği ile zeminde yeterince kırık noktası alınmamasından kaynaklandığı kanaatine varıldığı bu suretle 22-a uygulamasının yasa ve yönetmeliklere uygun olarak yapıldığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik olmasına rağmen itirazları doğrultusunda inceleme yapılmadığını, çekişmeli taşınmazlar arasında sabit bir sınır olmadığını, ilk kadastro tespiti ile uyumlu olmayan daralma meydana geldiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurularının yeterince incelenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmayıp yetersiz ve soyut nitellikte olduğunu açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.