Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5329 E. 2023/3304 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5329
KARAR NO : 2023/3304
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asil ve birleşen dava davacısı … vekili ve Birleşen dosya davacısı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı kabulüne kararın kaldırılmasına asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … ili, … ilçesi, … Mahallesi … mevkiinde bulunan 208 ada 40 parsel sayılı taşınmaz 360,88 m2 yüzölçümü tarla vasfıyla beyanlar hanesinde … kullanımındadır ibaresi şerh verilerek Hazine adına tespit edilmiştir.

… ili, … ilçesi, … Mahallesi … mevkiinde bulunan 208 ada 41 parsel sayılı taşınmaz 682,21 m2 yüzölçümü tarla vasfıyla beyanlar hanesinde … kullanımındadır ibaresi şerh verilerek Hazine adına tespit edilmiştir.

… ili, … ilçesi, … Mahallesi … mevkiinde bulunan 208 ada 42 parsel sayılı taşınmaz 935,66 m2 yüzölçümü tarla vasfıyla beyanlar hanesinde … kullanımındadır ibaresi şerh verilerek Hazine adına tespit edilmiştir.

… ili, … ilçesi, … Mahallesi … mevkiinde bulunan 208 ada 43 parsel sayılı taşınmaz 763,86 m2 yüzölçümü tarla vasfıyla beyanlar hanesinde … kullanımındadır ibaresi şerh verilerek Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Asıl ve birleşen dosya davacısı … vekili; çekişmeli 208 ada 40, 42 ve 43 parsellerde tarafların mirasbırakan babaları …’dan kalan ağaçlar olduğunu, bu ağaçlara mirasçı sıfatı ile zilyet olduklarını, ancak kadastroda bu durum belirtilmeden davalılarca adlarına kullanıcı olarak tespitler yaptırıldığını ileri sürerek çekişmeli 208 ada 40, 42 ve 43 parsellerdeki kullanıcı isimlerinin iptali ile müvekkilinin miras hissesi oranında adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Asıl ve birleşen dosya davacısı … vekili; çekişmeli 208 ada 41 parsele karşı tarafların mirasbırakan babaları …’dan kalan ağaçlar olduğunu, bu ağaçlara mirasçı sıfatı ile zilyet olduklarını, ancak kadastroda bu durum belirtilmeden davalılarca adlarına kullanıcı olarak tespitler yaptırıldığını ileri sürerek çekişmeli 208 ada 41 parseldeki kullanıcı isimlerinin iptali ile müvekkilinin miras hissesi oranında adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Davalı birleşen dosya davacısı … vekili; çekişmeli 208 ada 41, 42 ve 43 parsele karşı mirasçılık hakkına dayanarak kullanıcı isminin iptali ile miras hissesi oranında adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalılar Hazine, …, … ve …; davanın reddine karar verilmesi yönünde savunmada bulunmuşlardır.

2. Davalı birleşen dosya davacısı … ise açılan davayı kabul ettiği ve miras hisse oranında tespit ve tescil yapılması yönünde beyanda bulunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kullanım kadastrosu sırasında ve öncesinde asıl dava bakımından davacı …’in zilyet olduğunun veya ağaçları diktiğinin somut olay bakımından ispatlanamadığı, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunana ağaçların Muris … tarafından dikildiği, davalı ve davacı konumunda bulunan çocuklarının o tarihlerde küçük oldukları, muris öldükten sonra taşınmazların kızlar tarafından aralarında paylaşılmak suretiyle ekilip biçildiği, kullanıldığı; birleşen 2018/230 Esas sayılı dosya davacısı … bakımından taşınmazlara zilyet olduğunun veya ağaçları diktiğinin somut olay bakımından ispatlanamadığı, muris öldükten sonra taşınmazların kızlar tarafından aralarında paylaşılmak suretiyle ekilip biçildiği, kullanıldığı, … adına kendi kullanımında olan 208 ada 40 parsel saylı taşınmaz üzerinde kullanım şerhi verildiği ve diğer taşınmazlar bakımından zilyetliğinin bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asil ve birleşen dava davacısı … vekili ve birleşen dosya davacısı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleşen dosya davacısı … vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde; taşınmazların mirasbırakan … tarafından yıllardır kullanıldığı, ağaçlandırıldığı, ölümünden sonra ise çocukları tarafından kullanılmaya devam edildiği iddiasının tanık delili yönüyle ispat edildiği, davalıların davaya konu taşınmazları mirasçılık hakkına dayanarak kullandıkları, davalı sıfatıyla …’nun sunduğu cevap dilekçesinde davaya konu taşınmaz üzerindeki zilyetliği miras yoluyla kazandığını beyan ettiği, bu beyanın mirasbırakan … hayattayken taşınmaza zilyet olması ile davalı …’nun tapuda şerh düşülen zilyetliğinin hukuki sebebinin miras ilişkisi olmasına yönelik ikrarı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davayı kabul ettiği, davacının da taşınmazlarda hak sahibi olduğu sebep ve gerekçeleriyle kararın kaldırılmasını talep edilmiştir..

2. Davalı birleşen dosya davacısı … vekili tarafından istinaf dilekçesinde; davaya konu taşınmazda kullanım kadastro tespiti yapılırken müvekkili ve davalı kardeşlerinin mirasçı sıfatı ile bu yerlere zilyet oldukları, ancak kadastro çalışmaları sırasında müvekkili hazır bulunmadığından, davalılar tarafından bu husus belirtilmeksizin zilyet sıfatı ile adlarına tescil yaptırdıkları, müvekkiline de 208 ada 40 parseli kendisine bıraktıkları, bu parsel ile ilgili tecil talebinde bulunması gerektiğini söyledikleri, bunun üzerine müvekkilinin 208 ada 40 parsel ile ilgili tescil talebinde bulunduğu, yapılan keşifte tespiti yapılan ağaçların yaşı, dinlenen tanık beyanlarıyla taşınmazın mirasbırakan …’ın zilyedinde olduğunun ve …’ın vefatından sonra davanın tarafları olan mirasçılar tarafından zilyet olunduğunun ortaya çıktığı sebep ve gerekçeleriyle istinaf isteminde bulunulmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların ortak mirasbırakan …’dan kaldığı ve tüm mirasçılar arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksim bulunmadığı; taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı terekesine dahil olup paylaşılmadığı belirlendiği takdirde, bir mirasçının fiili kullanımının tereke adına olduğunun kabulünün gerekeceği, buna göre davalıların kullanımının tüm tereke adına olduğu, dolayısıyla Mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile -kararın kaldırılarak- asil ve birleşen davaların davanın kabulüne, çekişmeli 208 ada 40, 41, 42ve 43 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesindeki kullanıcı belirtmelerinin ayrı ayrı iptaline, taşınmazlara ait her bir tapu kaydının beyanlar hanesine ayrı ayrı “Bu taşınmaz 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz, miras hisseleri oranında, … ve … oğlu … mirasçıları kullanımındadır. Üzerindeki, 1972 yılında dikilen kestane ağaçları … ve … oğlu … mirasçılarına aittir” belirtmelerinin yazılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … temyiz dilekçesinde; davalıların yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ve Temyize konu 208 ada 43 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kimler tarafından kullanıldığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü ve 6292 sayılı Kanun’un 6 ve 11 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.