Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5468 E. 2022/7660 K. 04.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5468
KARAR NO : 2022/7660
KARAR TARİHİ : 04.10.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar …, …, …, …, …, … …’ın davalarının reddine; davacılar …, … ve …’ın davalarının ise kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Yargıtay bozma ilamında özetle; “davacı …’un temyizinin taşınnmazın tümüne; davalı tespit maliki Hazine temsilcisinin temyizinin ise teknik bilirkişi tarafından düzenlenen haritada A harfiyle gösterilen ve davacılar … ve … ile müdahiller …,… ve … adlarına tesciline karar verilen bölüme ilişkin olduğuna işaret edilerek yöntemince zilyetlik araştırması yapılması” gereğine değinilmiştir.
Bozma sonrasında … ve müşterekleri, kendilerininde Yusuf … mirasçısı olup taşınmazda miras yoluyla gelen hakları olduğu iddiasına dayanarak; …; miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; davacılardan …mirasçısı … ise babası davacı Kazım’ın taşınmazdaki haklarını kendisine devrettiği iddiasına dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacılar …, …, …, …, …, … …’ın davalarının reddine; …, … ve …’ın davalarının ise kabulü ile çekişmeli 456 nolu parsel hükümde gösterilen paylarla …, …, …, …, …, …, …, … ve … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacılar … ve müştereklerinin dayanmış oldukları tapu kaydının mevki ve hudutları itibariyle dava konusu taşınmazlara uyduğu ve başka parsellere revizyon görmediği, yine dayandıkları 1936-37 tarihli ve 7 tahrir nolu vergi kaydınında taşınmaza uyduğu gibi adı geçenlerin çekişmeli 456 nolu parselde zilyet oldukları gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkemece kural olarak bozma kararına uyulmakla, lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak doğrultusunda işlem yapılması Yerel Mahkeme için zorunluluk oluşturur. Temyiz edilmeyen hususlar kesinleşir.
Mahkemece verilen önceki tarihli hükümde; çekişme konusu 456 parsel sayılı taşınmazın 4.10.1995 tarihli krokide 456/A ile gösterilen 4000 metrekarelik bölümünün vergi kaydı nedeniyle davacılar … ve müşterekleri adına tesciline; aynı krokide 456/B ile gösterilen bölümünün ise Hazine adına tesciline karar verilmiş ve verilen bu hüküm, sadece … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Bir başka ifade ile davalı Hazine adına tesciline karar verilen 456/B bölümü; …’lar tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle bu bölüm yönünden, … ve müşterekleri aleyhine; Hazinenin ise lehine usulü müktesep hak oluşmuş ve kesinleşmiştir. Hazine lehine oluşan bu müktesep hak gözetilmeden ; temyize konu iş bu hüküm ile taşınmazın tamamının … ve müşterekleri adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yine, Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamında; dava konusu taşınmazın komşusunda Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit edilip itirazlı olan 466 ve 465 parseller bulunduğu; … ve müştereklerinin dayandığı vergi kaydının ise iki hududunun “kendi” okuması nedeniyle bu vergi kaydının Hazinenin temyizine konu 456/A yı kapsayıp kapsamadığı hususunda tereddüt hasıl olduğu bildirilmiş; yine aynı vergi kaydının diğer iki hududunun ise “yol” okumakta olup yolların isimsiz olması nedeniyle her yerde bulunabileceğine işaret edilerek öncelikle komşu 455 ve 456 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili davaların sonuçlanıp sonuçlanmadığına bakılması ve usulünce zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilmiştir.
Bozma ilamından sonra ise davacı …, 25.8.2006 tarihli dilekçesi ile; iş bu davaya konu 456 parsel ile birlikte başka dosyalarda davaya konu olan parseller (436-437-438-439-443-451-452-466 ve 467 parseller) bakımından Aralık 1961 tarihli ve 231 sıra numaralı ve 1838 metrekare yüzölçümlü tapu kaydına da dayanmış olup; Mahkemece anılan tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olup başka parsellere de revizyon görmediği gerekçesiyle çekişmeli taşınmaza ait olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki; Mahkemece revizyon durumuna ilişkin olarak ilgili kuruma yazılan müzekkere de; dayanılan Aralık 1961 tarihli ve 231 sayılı tapunun değil; Aralık 235 sıra numaralı tapu kaydının revizyon durumu sorulmuş olup; bu nedenle revizyon durumu hususunda yapılan araştırma yetersiz olduğu gibi; aynı tapu kaydının kapsamında olduğu iddia edilen (somut olayda 436-437-438-439-443-451-452-466 ve 467 parseller) taşınmazlar hakkında var ise derdest davaların birlikte görülüp sonuçlandırılması gerektiği düşünülmemiş; ayrıca dayanılan bu tapu kaydının hudutlarında “tump, mezra” gibi hudutlar bulunduğu ve bu nedenle bu tapu kaydının, ancak kayıtta yazılı miktarı itibariyle geçerli olabileceği üzerinde durulmamış; yine aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetlikten edinilen taşınmazlar hakkında da; sadece tapu sicil müdürlüğünden gelen belgesiz listesi dosya arasına alınmakla yetinilmiş ve bu taşınmazların tutanak örnekleri ile hükmen tescil edilenler var ise hükmen tescillerin herhangi bir kayıt ve belgeye( tapu kaydı, vergi kaydı vs.) dayalı olarak yapılıp yapılmadığı üzerinde de durulmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; Hal böyle olunca; öncelikle uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözülebilmesi için; aynı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddia edilen parseller hakkında varsa derdest dava dosyalarının birleştirilmesi gerekip gerekmeyeceğinin üzerinde durulmalı; bundan sonra mahallinde yeniden, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişiler ve taraf tanıkları; fen ve üç kişilik zirai bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılmalı; yapılacak keşifte; çekişmeli taşınmazın evveliyatının ne olduğu; imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı; imar ihyaya muhtaç yerlerden ise imar-ihyanın tamamlandığı tarih ve tarımsal amaçlı zilyetliğin başladığı tarih açıkça sorularak somut olgu ve olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı ve buna göre tespit tarihine kadar,… ve müşterekleri lehine 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığı hesaplanmalı; ayrıca tarafların dayandıkları kayıtlarda yazılı hudutlar tek tek mahalli bilirkişilere okunarak hudutları göstermeleri istenmeli,gösterilen bu hudutların fen bilirkişi raporuna eklenecek kroki üzerinde tek tek gösterilmesi istenerek keşfi takibe imkan tanınmalı; gösterilemeyen hudutlar bakımından tanık beyanlarına başvurulmalı; böylece tapu kaydının ve vergi kaydının kapsamı duraksamasız olarak tespit edilmeli; tapu ve vergi kaydının ihtiva ettikleri hudutlar itibariyle, miktarı ile geçerli olacağı dikkate alınmalı; kayıtların iç içe geçmesi durumunda miktarı fazla olan kayda değer verileceği de düşünülmelidir.
Taşınmazın kısmen veya tamamen kayıt kapsamı dışında kalması durumunda; 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği yönünden usulünce zilyetlik araştırması yapılmalı ve bu bağlamda aynı kişiler tarafından, belgesiz zilyetliğe dayalı olarak aynı çalışma alanı içerisinde Hazineye karşı açılan açılan ve hala derdest olan davalar bulunması halinde miktar sınırlaması bakımından sağlıklı denetim yapılabilmesi için bu dosyaların birleştirilmesi gerektiği göz önüne alınmalı; ayrıca davacılar adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yoluyla tespit edilen taşınmazların miktarları Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, bildirilen taşınmazlara ait tutanakların onaylı örnekleri ile mahkeme ilamlarının kesinleşme şerhli onaylı örnekleri dosya arasına konulmalıdır.
Ziraat mühendisleri kurulundan, çekişmeli taşınmazların niteliği, eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü itibariyle özel mülke konu olup olamayacağını belirtir şekilde ve ne suretle kullanıma konu olduklarını açıklayan, taşınmaz bölümlerinin ve çevresinin işaretlendiği, değişik yönlerden çekilmiş ve taşınmazları geniş açıdan gösteren fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bunun sonucunda çekişmeli taşınmazların tespit günü itibariyle zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olduğunun anlaşılması halinde; belgesizden tespit ve tescil edildiği bildirilen tutanak içerikleri ve hükmen tescile esas mahkeme ilamları üzerinde gerekirse uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak belgesizden tespit gören taşınmaz miktarı tereddütsüz olarak tespit edilmeli; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve daha önceden Hazine lehine oluşan usuli müktesep hak da dikkate alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.