Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5511 E. 2023/3780 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5511
KARAR NO : 2023/3780
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında; … İli, … İlçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 110 ada 8 parsel sayılı 1473,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) Ek 16 ncı maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle Halil Kızı …’nun kullanımında olduğu, üzerindeki evin kendisine ait olduğu yazılmak suretiyle tarla vasfıyla davalı … adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … dava dilekçesinde; taşınmazın babası Mustafa Uslunun kullanımında olduğunu, üzerindeki evde ölünceye kadar yaşadığını ileri sürerek davalı adına verilen kullanıcı şerhinin düzeltilerek kendi adının yazılmasını istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; bu tür davaların Kadastro Müdürlüğüne karşı açılamayacağını belirterek husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Yargılama sırasında davaya dahil edilen davalı … vekili ayrıca cevap vermemiş, yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.

3. Yargılama sırasında davaya dahil edilen davalı … ayrıca cevap vermemiş; yargılama sırasında duruşmada taşınmazın kendisine ait olduğunu, üzerindeki evi de kendisinin yaptırdığını, davacının babasının kimsesinin olmaması nedeniyle bir süreliğine kendisinin yanında yaşadığını, savunarak davanın reddini istemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı …’nun davacının halası olduğu, davaya konusu taşınmazı davalı …’nun yaklaşık 1986 yılından bu yana kullandığı, taşınmaz üzerindeki evi, avluyu …’nun yaptığı, taşınmazın başka kullanıcısı olmadığı, davacının babası Mustafa’nın …’nun evinde bir süre misafir olarak kaldığı, taşınmazın davalı …’nun kullandığı, üzerindeki evin …’ya ait olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, Hazine ve …’ya karşı açılan davanın esastan reddine, dava konusu 110 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; delillerinin tam olarak toplanmadığını, taşınmaz üzerindeki eklenti ve müştemilatların davacının babası tarafından yaptırıldığını, davalının ekonomik olarak bunları yaptırmasının mümkün olmadığını, davalı tanıklarının bir kısmının davalının yakın akrabası olduğunu ve yanlı beyanda bulunduklarını, davalı taraf lehine birden fazla vekalet ücretinin takdir edildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davalının yevmiye ile çalışan bir kişi olduğu, davacının babasının dava konusu evde geçici bir süreliğine davalının misafiri olarak davalıyla birlikte kaldığı, davacının ve babasının taşınmazı kullanmadıkları, taşınmazın davalı … tarafından kullanıldığı, mahkemece delillerini bildirmesi için süre verildiği halde davacı tarafça tanık listesi bildirilmediği ve yapılan keşifte tanık dinletilmediği, davalı Hazinenin davasının esastan, davalı … Müdürlüğünün davasının ise husumetten (usulden) reddedildiği, bu nedenle iki farklı sebepten reddedilen davada iki ayrı vekalet ücreti takdirinde ve reddedilen dava nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında herhangi bir hata bulunmadığı, bu yönüyle ilk derece mahkemesinin ispat edilemeyen davanın reddine, kendilerini vekille temsil ettiren davalı … ile davalı … lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde davacının murisi lehine fiili kulanım koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi, 6831 sayılı Orman Kanun’un (6831 sayılı Kanun) Ek 16 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.