Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5630 E. 2022/8837 K. 07.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5630
KARAR NO : 2022/8837
KARAR TARİHİ : 07.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle “Mahkemece yeniden yapılacak keşifte, dava konusu taşınmazı çevre komşularıyla birlikte gösterir arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, komşu 2/B alanı için 2010 yılında 3402 sayılı Kanun’un 5831 sayılı Kanun’la değişik Ek 4. maddesine göre düzenlenen kullanım kadastrosu paftası, 1946 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman kadastrosu ile 1975 yılında yapılan 2/B haritası, 1961, 1981 ve 1989 tarihli hava fotoğrafları birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli taşınmazın tümüne göre konumunun ayrı ayrı belirlenmesi, hava fotoğrafları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilmesi, taşınmazın orman sınırı ve 2/B sınırı dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı takdirde hava fotoğraflarından yararlanılarak zilyetliğin hangi tarihte başladığı, üzerindeki bitki örtüsü, ağaç yaşı, sayısı, toprak yapısı ziraat uzmanına belirlettirilerek taşınmazın imar planı kapsamına alındığı 2003 yılına kadar kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi; ayrıca … Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanıp, deliller toplanıp neticesine göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisi ….., ve ekibi tarafından hazırlanan 15.01.2018 tarihli krokili raporda … Merkez … … hudutları içinde A harfi ile gösterilen 378 m2 lik kısmın imar ihya koşulları gerçekleştiğinden davacı … adına tesciline, krokide B harfi ile gösterilen 1648 m2’lik kısmın ise Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece A harfi ile gösterilen kısım bakımından zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı adına tesciline karar verilmiş ise de temyiz incelemesi sırasında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu sayfası üzerinde yapılan sorgulama ve Uyap Tapu Kadastro entegrasyon ekranında yapılan sorgulama sonucu A harfi ile gösterilen taşınmazın 13234 ada 52 parsel nosunu alarak tapuya kaydedildiğinin anlaşılması üzerine Dairemizce yapılan geri çevirmeye rağmen çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği hususu açıklığa kavuşturulamamıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, hükme esas alınan fen bilirkişi raporu ekindeki kroki de eklenmek suretiyle ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılarak tescil davasına konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, tapuda kayıtlı 13234 ada 52 parsele isabet edip etmediği belirlenmeli, ayrıca adı geçen birimlerden taşınmazın ilk oluşumundan itibaren tüm tapu kayıtlarının ve tapu kütük sayfasının, tapu kadastro sonucu oluşmuş ise kadastro tespit tutanağının onaylı sureti getirtilerek tapunun ilk oluşum tarihi tespit edilmeli, çekişmeli taşınmaz hakkında dava tarihinden sonra kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılırsa 3402 sayılı Kadastro Kanunu’un 26 ve 27.maddeleri gözetilerek davaya bakma görevinin kadastro mahkemelerine ait olacağı düşünülmeli, taşınmazın dava tarihinden önce veya sonra Hazine adına idari yoldan tapuya kaydedildiği saptandığı takdirde “çoğun içinde az da vardır” ilkesi gereğince davacının tescil talebinin “tapu iptali ve tescil” talebini de kapsadığı düşünülmeli ve toplanan delillere göre davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 07.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.