YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5658
KARAR NO : 2022/9961
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece bozma sonrası verilen davanın kabulüne dair kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.06.2022 tarihli ve 2021/12073 Esas, 2022/5559 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davalı tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında; dava konusu taşınmaz …..,ili …. ilçesi ….. Köyü 1759 parsel (yeni 211 ada 46 parsel), fındık bahçesi vasfıyla tapu kaydına istinaden 7260 m2 olarak davalı …, 1655 parsel (yeni 211 ada 83 parsel), tarla ve çalılık vasfıyla tapu kaydına istinaden 2780 m2 olarak davadışı ….. adına tespit görmüş, Orman İdaresi tarafından tespitlere karşı komisyona yapılan itirazlar ise reddedilmiştir. Komisyon kararları 1 aylık dava açma süresi beklenmeden kesinleştirilerek tutanaklar tapuya tescil edilmiş ve tapular oluşturulmuştur.
Davacı … İdaresi; 1655 parsel için 27.06.1975 tarihli, 1759 parsel içinse 22.08.1975 tarihli dilekçesiyle; çekişme konusu yerlerin orman olarak tapulama harici bırakılması gerektiğini belirterek komisyon kararlarının kaldırılmasını istemiştir.
Her iki parsel için farklı esas numaralarında yapılan yargılama sonucunda; Tirebolu Tapulama Hakimliğince 1655 parsel ile ilgili davada görevsizlik karar verilmiş, 1759 parsel ile ilgili davada ise; hukuki değer taşıyan ve kanuna dayanan kesinleştirme işlemine göre tapular düzenlenerek ilgili davalılara verilmiş olmakla mahkemece başkaca yapılacak işlem kalmadığı için davacının görevli hukuk mahkemesine iptal davası açma hakkı saklı kalmak şartıyla davanın görevsizlik yönünden reddine karar verilmiş, hükümlerin ayrı ayrı davacı … İdaresi vekilince temyizi üzerine; Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; 1759 parsel ile ilgili kurulan hükmün, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması nedeniyle, 1655 parsel ile ilgili kurulan hükmün ise kadastro mahkemesinin görevli olması nedeniyle bozulmasına hükmedilmiştir.
Bozma ilamları sonrası; 1759 parselle ilgili dava Tirebolu (kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 1994/6 Esasına, 1655 parselle ilgili dava ise aynı Mahkemenin 1994/5 Esasına kaydedilmiş, daha sonra 1994/6 Esaslı dosya, 1994/5 Esasıyla birleştirilmiştir. Tirebolu Kadastro Mahkemesinin kapatılması üzerine iş bu dosya, Espiye Kadastro Mahkemesine devredilmiş ve 2013/22 Esas numarasına kaydedilmiştir. Yargılama devam ederken tefrik edilen dosya 2018/71 Esasına kaydedilmiş ve dava konusu parsellere ilişkin yargılama bu esas üzerinden yürütülmüştür.
Bozma ilamlarına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece; orman bilirkişi raporuna göre; 1955, yani en eski tarihli hava fotoğrafında dava konusu taşınmazların orman ağaçları ile kaplı olduğu, 1959 yılı memleket haritasında parsellerin yeşil renkle gösterilen ağaçlık alanlar içerisinde kaldığı, hava fotoğrafı ve memleket haritası bulgularına göre, çevresiyle birlikte değerlendirildiğinde taşınmazların orman bütünlüğü içerisinde kaldığı, eskiden beri tarıma konu edilen alanlardan olmadığı, dolayısıyla orman alanından açılarak tarım arazisine dönüştürüldüğü, sonuç olarak orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, eski 1655 yeni 211 ada 83 parsel ve eski 1759 yeni 211 ada 46 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile 2759,79 m² ve 7950,72 m² yüzölçümlerinde, orman vasfında, Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine iş bu karar, Dairemizin 08.06.2022 tarihli ve 2021/12073 Esas, 2022/5559 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır. Onama kararı sonrası, davalı tarafından, süresinde kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, davanın açıldığı tarihte orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, orman bilirkişi raporuna göre; dava konusu yerlerin en eski tarihli hava fotoğrafında orman ağaçları ile kaplı olduğu gerekçe gösterilerek davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; dava konusu taşınmazların 1955 tarihli hava fotoğrafında, üzerinin orman ağaçları ile kaplı olduğu belirtilmesine rağmen, rapor içindeki hava fotoğrafı üzerinde yapılan gösterimde 83 parselin açık, 46 parselin ise bir kısmının koyu, bir kısmının açık olarak göründükleri, bu durumun rapor içerisinde çelişki oluşturduğu, dolayısıyla raporun bu haliyle hüküm kurmak için yeterli olmadığı, ayrıca 1959 tarihli memleket haritasında dava konusu yerlerin yeşil alan içinde kaldığının görüldüğü, bu durumda hava fotoğrafı esas alınarak oluşturulan memleket haritası ile hava fotoğrafının birbiriyle uyumlu olmadığı, bu uyumsuzluğun neden kaynaklandığının belirlenmediği anlaşılmaktadır. Bu şekilde, eksik araştırma ve incelemeye dayalı, çelişkili bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulamaz.
O halde, Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu doğrultuda Dairece; hükmün belirtilen gerekçelerle bozulması gerekirken, maddi hataya dayalı olarak onama kararı verildiği görülmekle, karar düzeltme isteğinin kabulüyle onama kararının kaldırılarak, bozma kararı verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalının karar düzeltme isteği yerinde görüldüğünden, kabulüyle, Dairemizin 08.06.2022 tarihli ve 2021/12073 Esas, 2022/5559 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 12.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.