YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5895
KARAR NO : 2023/3549
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/544 E., 2022/669 K.
KARAR : Davanın Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında Nevşehir İli … İlçe … Mahalle/ … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 6724 parsel sayılı 5.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 654 ada 56 parsel numarasıyla ve 6.294,10 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda … adına kayıtlı bulunan eski 8184 parsel sayılı 2.650,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 654 ada 57 parsel numarasıyla ve 2.680,67 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait eski 6724 (yeni 654 ada 56) parsel sayılı taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalılara ait eski 8184 (yeni 654 ada 27) parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazların uygulama kadastro tespitinin iptali ile keşif sırasında gösterilecek sınırlar dahilinde tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … 13.05.2013 tarihli keşif sırasındaki beyanında tesis kadastrosundaki sınırların esas alınmasını istediğini, 24.01.2017 tarihli dilekçesinde bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen kısmın kendilerine ait olup, bu hususun uygulama kadastrosu ile sabit olduğunu, 14.05.2019 tarihli dilekçesinde iddia konusu yerin kendi tapulu yerlerinde kaldığını ve davayı kabul etmediğini, 18.07.2019 tarihli dilekçesinde davanın reddi gerektiğini, 04.05.2016 tarihli celsedeki beyanında ise davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile üç ayrı keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle uyumlu olup, bu raporlara göre hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.203,19 m2 yüzölçümündeki kısmın 654 ada 56 nolu parsel sayılı taşınmaza hataen eklendiğinin belirtildiği, taraf tanıkları ve mahalli bilirkişilerinin aynı doğrultuda beyanda bulundukları ve davalılardan …’ın da davayı kabul ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli 654 ada 56 ve 57 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptaline, 30.11.2017 tarihli fen bilirkişisi raporu krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.203,19 m2 yüzölçümündeki kısmın 654 ada 56 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 654 ada 57 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmesine, böylelikle 654 ada 57 parsel sayılı taşınmazın 3.883,86 m2 olarak kayıt maliki … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu, dava konusu taşınmaz bölümünü kullanmamakla beraber kendisine ait olduğunu, davanın açılmamasına sebebiyet vermediklerinden aleyhe yargılama giderine hükmedilemeyeceğini öne sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tesis tarihine en yakın tarihli hava fotoğraflarına göre (A) harfi ile işaretli yerin davacı taşınmazı ile bütünlük teşkil ettiği tespit edilmiş olmakla tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma ve tersimat hatası yapıldığı, istinaf yoluna başvuran davalının açıkça hem ilk duruşmada hem de keşif mahallinde davayı kabul ettiğine yönelik beyanları bulunduğu ve İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı …’ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın usul ve yasaya, hakkaniyete ve kamu vicdanına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz bölümünü davacı taraf kullanmakla beraber bu hususun davalının taşınmazı ile ilgilenememesinden ileri geldiğini, bilirkişi raporları gözetildiğinde eski yıllara dayalı sabit nitelikte sınır bulunmadığını, raporların birbiri ile çelişkili olduğunu, davanın somut delillerle ispat edilemediğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 22 nci maddesinin 2 nci fıkrasının a bendine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin 2 nci fıkrasının a bendi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 Sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, davacı tarafın davasının kabulüne karar verilip, çekişmeli taşınmazların uygulama kadastro tespitleri iptal edildiğine ve 654 ada 56 parsel sayılı taşınmazın hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının bu taşınmazdan ifraz edilerek 654 ada 57 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verildiğine göre, hüküm yerinde her iki taşınmaz yönüyle de yeni yüzölçümleri gösterilmek sureti ile tescil hükmü kurulması gerekirken 654 ada 57 parsel sayılı taşınmazın yeni yüzölçümü gösterilerek bu taşınmaza yönelik olarak infaza elverişli hüküm tesis edildiği halde 654 ada 56 parsel sayılı taşınmaza yönelik yeni yüzölçümü gösterilip, tescil hükmü kurulmamış olması isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı … vekili’nin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (A) ile gösterilen paragrafının (2) numaralı bendinde; “…654 ada 57 parsel sayılı taşınmazın 3883,86 m2 olarak…” ibaresinden sonra gelen; “… tapudaki maliği davacı … adına tapudaki vasıf ile…” ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; “….654 ada 56 parsel sayılı taşınmazın ise 5.090,91 m2 olarak…” ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.