YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6100
KARAR NO : 2023/2467
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili, … ilçesi, … Mahallesinde bulunan 124 ada 6 parsel sayılı taşınmaz 9634,92metrekare yüzölçümü ve tarla vasfı ile davalı … adına 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca yapılan satışa dayalı olarak tescil edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … Köyü, … Dere mevkii 124 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 1953 yılında eski parsel numarası ile 14 ada 9 parsel olarak müvekkillerinin murisi … tarafından devletten bedeli mukabilinde satın alındığını, o dönem yüz ölçümünün 20.200 m2 olup 1990 yılında orman niteliği gereği tapusunun iptal edilip Çatalca 1. Kadastro Mahkemesinin 1990/58 Esas ve 1992/201 Karar sayılı ilamı ile 10.640 m2 belirlenen alanın müvekkillerinin murisi … … adına 265 parsel numarası ile tescil edildiğini, kalan kısmın ise Orman olarak hazine adına tescil edildiğini, murisin 265 parsel sayılı taşınmazı devrettiğini, kalan kısmın ise 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tescil edilmiş olup, zilyet olarak davalı …’ın tespit edildiğini, müvekkillerinin murisinin 6292 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi gereği süresinde iade başvurusu yaptığını, ancak taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereği davalı adına satışının gerçekleştiğini açıklayarak, 6292 sayılı Kanun gereği tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 124 ada 6 parselin 2B vasıflı taşınmazlardan olup 06.04.2010 yılında Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, beyanlar hanesinde “…’ın kullanımındadır.” beyanı olduğunu, 6292 sayılı Kanun kapsamında … tarafından İdareye doğrudan satış başvurusunda bulunulduğunu, satış bedelinin peşin olarak İdareye ödenmesi üzerine … adına tescil edilmek üzere Çatalca Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığını ve tescilin sağlandığı belirterek, davanın Hazine yönünden husumet yokluğundan, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden reddini istemiştir.
2. Davalı … vekili, müvekkilinin 124 ada 84 parsel sayılı taşınmazı davacıların murisinden ve diğer hissedarlardan parasını ödeyerek 1992 yılında satın aldığını, daha sonra aynı parsellerle birlikte tarla olarak kullanmaya başladığını, yıllar sonra taşınmazın 20 dönümün tamamını kullanırken kanun değişikliği ile diğer taşınmazı da Hazineden satın aldığını, yani dava konusu yerde davacıların zilyet olmadığını, müvekkilinin 1992 yılından beri 20.200 m2lik taşınmazın tamamını tarla olarak kullandığını, daha sonra yasa ile bedelini ödeyerek Hazineden satın aldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın Hazine açısından husumet yokluğundan, diğer davalı açısından ise esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinafı dilekçesinde; taşınmazın zilyet tespit edilen kişiye tescil edilmiş olup üçüncü kişiye devri yapılmadığını, yani 2/B işlemi neticesinde tapusunun tescil edildiğini, iptali istenen işlemin zaten 2/B çalışması neticesinde tescil işlemi olduğunu, dolayısıyla mahkemenin gerekçesinin hukuka uygun olmadığını, ayrıca taşınmazda keşif yapılmayıp iade başvurusuna ilişkin evrakların celp edilmediğini, müvekkilinin iade başvurusu bulunduğunu, taşınmazın eski tapusunun murisine ait olduğunu, taşınmazın iadesinin gerektiğini, başvuru neticelenmeden zilyede devir yapılmasının büyük hak kaybı yarattığını, bu nedenle davanın reddi halinde Hazinenin tazminat sorumluluğu doğacağını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna ve dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağına göre yerel mahkemece davanın dinlenme olanağı bulunmadığından davalı gerçek kişi yönünden de usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esastan red kararı verilmesi doğru olmamış ise de, red kararı sonuç olarak doğru olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen ve 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılan taşınmaza karşı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 sayılı Kanun
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.