Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/6115 E. 2023/3619 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6115
KARAR NO : 2023/3619
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/329 E., 2022/697 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, Ordu ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 394 ada 6 parsel sayılı 4.772,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1997 yılından beri (… oğlu) …’nin fiili kullanımında olduğu şerhi verilerek, bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacılar … ve … dava dilekçelerinde; çekişmeli taşınmazın 1975 yılından beri kendilerinin kullanımında bulunduğu, davalı ile ilgisi bulunmadığı halde onun adına zilyetlik şerhi verilmesinin hatalı olduğunu öne sürerek kendilerinin hak sahibi olduğuna karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın haksız ve yersiz olduğunu, Hazinenin yasal hasım olup davanın kabulüne karar verilmesi halinde aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın 1968 yılında bedeli verilmek suretiyle babası tarafından satın alındığını, o tarihten beri de zilyet olduklarını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… dosya içindeki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmiş, 21.10.2021 tarihli keşifte beyanları alınan mahalli ve tespit bilirkişileri ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın 30 yıldan fazla bir zaman davacıların babası … … tarafından nizasız olarak ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığı, bu sebepten dolayı dava konusu taşınmazın davacıların murisi … den gelen bir taşınmaz olduğu”… Gerekçesiyle davacıların açmış bulunduğu davanın kabulüne; 394 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesindeki “394 ada 6 nolu parsel 1997 yılından itibaren … TC kimlik nolu … oğlu … tarafından tarla olarak kullanılmaktadır.” şerhinin iptali ile yerine ” 394 ada 6 nolu parsel tamamı 20 hisse kabul edilerek 5 hissesi … TC kimlik nolu … kızı …, 3 hissesi … TC kimlik nolu … oğlu …, 3 hissesi … TC kimlik nolu … oğlu …, 3 hissesi … TC kimlik nolu … oğlu …, 3 hissesi … TC kimlik nolu … oğlu …, 3 hissesi … TC kimlik nolu … oğlu … tarafından tarla olarak kullanılmaktadır.” ibaresinin yazılmasına ve taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki “6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır.” şerhi baki kalmak üzere taşınmazın tespit gibi tarla niteliği ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla davacı tarafın taşınmazda hakkı bulunmadığının belirlendiğini, davacı tarafın kullanımının feri zilyet sıfatı ile geçici nitelikte olduğunu, müvekkili yurt dışından kesin dönüş yaptıktan sonra taşınmazı aralıksız olarak kullandığını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece yapılan keşifte alınan beyanlardan davacılar murisi … …’nin taşınmazı uzun süre 35-40 yıl tarım arazisi olarak kullandığı anlaşılmasına göre davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı..” gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun’un Ek-4 üncü maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosundan kaynaklanan tespite itiraz niteliğindedir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un Ek-4 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 77,90 TL’nin istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.