YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6600
KARAR NO : 2023/3814
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 138 ada 7 parsel sayılı 2.003,73 metrekare, 140 ada 2 parsel sayılı 13.124,43 metrekare, 142 ada 1 parsel sayılı 8.191,25 metrekare, 154 ada 1 parsel sayılı 9.354,73 metrekare ve 155 ada 1 parsel sayılı 2.667,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının edinme sebebi bölümünde, mülga 2613 sayılı Kanun ile 5602, 509 ve 766 sayılı Kanunlara göre yapılan kadastro / tapulama çalışmaları sırasında kadastroya tabii tutulmayarak tespit harici bırakılan yerden oldukları belirtilerek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla, davalı … adına tespit edilmişlerdir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Mahallesi 138 ada 7, 140 ada 2, 142 ada 1, 154 ada 1 ve 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazların, Hazine’ye ait olup tespit dışı bırakılan ve ilk tesis kadastrosu yapılırken kimsenin kullanımında olmayan devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden iken yapılan çalışma sonucunda taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, 3402 sayılı Kanun’un 14. ve 17. Maddesinde yer alan zilyetlikle iktisap koşullarının davalı açısından oluşmadığını, yapılan çalışmaların yasa ve genelge hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, kadastro tespitleninin iptali ile taşınmazların Hazine adına tespit ve tescillerine karar verilmesini istemiştir.
3. Yargılama sırasında davalı …’ın vefat etmesi nedeniyle dava, mirasçılarına yöneltilmiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; taşınmazların babasından intikal ettiğini, 1974 yılından beri taşınmazı kendisinin kullandığını ve taşınmazlar üzerinde 60 – 70 yıldan fazla bir süredir eklemeli zilyetliğinin bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişileri ile davalı tanığının, 138 ada 7 parsel taşınmazın (A) harfiyle gösterilen sürülü olan bölümünün evvelden beri davalı tarafından devamlı suretle ekin ekilmek suretiyle kullanıldığını, (B) ve (C) harfiyle gösterilen diğer kısımların kullanılmadığını, 154 ada 1 ve 155 ada 1 parsellere 1985 yılından beri ekin ekilmediğini, 140 ada 2 ve 142 ada 1 parsellerin evvelden beri davalı tarafından ekin ekilmek sureti ile kullanıldığını beyan ettikleri, 138 ada 7 parsel sayılı taşınmazın güneyindeki 612 parselin tapulama tutanağı incelendiğinde, uygulanan vergi kaydının dava konusu parsele bakan kuzey yönünü dere okuduğu, dere ile dava konusu taşınmaz arasında 20 – 30 metre kot farkı bulunduğu, taşınmazın dereden kazanılan yerlerden olmadığı, 154 ada 1 parsel sayılı taşınmazın doğusundaki 603 parselin tutanağı incelendiğinde, uygulanan vergi kaydının dava konusu parsele bakan batı hududunu “dağ” okuduğu, bilirkişi heyet raporunda, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, 138 ada 7 parsel taşınmazın (B) ve (C) bölümünün imar – ihya edilmediğinin, (A) bölümünün ise imar – ihya edilerek tarım toprağı vasfının oluştuğunun, diğer tüm taşınmazların ise imar ihyasının tamamlanmadığının ve tarım toprağı vasfını taşımadığının belirtildiği, keşifte dinlenilen mahalli – tespit bilirkişilerin, 140 ada 2 ve 142 ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili beyanlarının gerçeğin görüntüsü olan hava fotoğrafları, uydu görüntüleri ve uzman heyet raporu ile doğrulanmadığından bu beyanlara değer verilmediği, 138 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle bölümü üzerinde davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, 138 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen bölümü ile diğer taşınmazlar üzerinde davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 138 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci madde gereğince yapılan kadastro tespitinin iptaline, 09/08/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda istinafa ve temyize konu (A) harfi ile gösterilen 1.216,95 metrekarelik kısmın 138 ada 7 parsel numarası ile eşit hisselerle … mirasçıları … ve müşterekleri adına tarla vasfıyla, geriye kalan istinafa ve temyize konu edilmeyen (B) harfi ile gösterilen 356,27 metrekarelik kısmı ile (C) harfi ile gösterilen 430,51 metrekarelik kısmın ifraz edilip ayrı ayrı 138 ada son parsel numarası verilerek tarla niteliği ile Hazine adına, istinafa ve temyize konu edilmeyen 140 ada 2, 142 ada 1, 154 ada 1 ve 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci madde gereğince yapılan kadastro tespitlerinin iptaline tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı … vekili istinaf dilekçesinde; 138 ada 7 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısmı yönünden ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, taşınmazın 2016 yılında yapılan orman kadastrosundan önce de orman vasfında olduğunu ve davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazlardan 138 ada 7 parsel sayılı taşınmazın hakkında ret kararı verilen ve 09/08/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda (A) harfiyle gösterilen 1.216,95 metrekarelik kısmının istinaf konusu edildiği; söz konusu taşınmazın bulunduğu alanın, 766 sayılı Tapulama Kanunu’na göre yapılarak 29/09/1983 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmalarında devlet orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle tapulama harici alan olarak bırakıldığı, … ilçesi … Mahallesinde 3116 sayılı Kanun’a göre orman tahdidinin yapılmadığı, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesi kapsamında 2016 yılında tamamlanarak 01/01/2017 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu çalışması sonucunda taşınmazın tamamının ziraat arazileri olarak belirlenen ve orman sayılmayan alanda kaldığının anlaşıldığı, taşınmazın eğiminin % 10 olduğu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında açıklık alan olarak göründüğü, bu bölümün nizasız ve fasılasız olarak üzerinde bölgeye uygun kültür bitkilerinin yetiştiriciliği uygulanarak tarımsal faaliyetin oluşturulduğu ve imar – ihya ve ıslah çalışması yapılarak tarım toprağı özelliğinin kazandırıldığı, 1980 yılından beri tarımsal amaçla kullanıldığı, bu kısım üzerinde davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli 138 ada 7 parseli sayılı taşınmazın (A) bölümü üzerinde davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.