Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/6835 E. 2023/6200 K. 28.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6835
KARAR NO : 2023/6200
KARAR TARİHİ : 28.11.2023


MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1160 E., 2022/580 K.



HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/179 E., 2021/116 K.

Taraflar arasındaki 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 … Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşmalı inceleme talebiyle davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.11.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde davacı … ile … vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan davalı Hazine vekili Avukat …, davalı … ve müşterekleri vekili Avukat …geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenip karara bağlanması için 28.11.2023 Salı gününe bırakılması uygun görüldü, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, … ili …,… Mahallesi çalışma alanında bulunan 568 ada 248 parsel … 944,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 3303 … Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun’un (3303 … Kanun) 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği ve taşınmazın tamamının … çocukları …,…,.. ve …’ın kullanımında olup taşınmaz üzerindeki 2 katlı kargir evinde anılan kişilere ait olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, taşınmazın 2213/23604 hissesi (88,52 metrekare) 23.09.2016 tarihinde …’ye, 1/16 hissesi (59,01 metrekare) 27.09.2016 tarihinde …’a, 8851/94416 hissesi ise (88,51 metrekare) 30.09.2016 tarihinde …’a 6292 … Kanun uyarınca satış yoluyla tapuda kayden intikal ettirilmiş, bakiye kalan 3/4 hissesi ise (708,12 metrekare) Hazine uhdesinde kalmıştır.

2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu olan taşınmaz ve üzerindeki binayı murisleri … …’dan mirasçılarına intikal ettiğini ancak taşınmaz üzerindeki hisse dağılımlarının veraset ilamındaki oranlara göre olması gerektiğini ancak davalı … … mirasçılarının taşınmaz üzerinde 1/4 hisseyi ele geçirdikleri için geride binanın da 1/4 hissesini ele geçirmiş olacaklarını ve bu şekilde mirasçılar arasındaki veraset ilamında belirlenen hisseden daha fazla hak sahibi olacaklarını, davalıların 177,03 metrekare satın almaları gerekirke 236,04 metrekare olmak üzere 59,01 metrekare fazladan yer satın aldıklarını, aynı taşınmaz hakkında … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin derdest 2018/159 esas … dosyasının da olduğunu, bu nedenle davalının fazla olarak satın aldığı 59.01 metrekarelik satışın iptal edilerek … … mirasçılarının babalarından miras yoluyla kalan zilyetliğin miras hissesi kadarıyla satış işleminin düzeltilmesinini talep ettiklerini belirterek davalılar adına yapılan satışın kısmen iptal edilerek 177,03 metrekarelik kısmın satışının yapılmasını ve fazladan satın alınan 59,01 metrekarelik kısmın iptalini istemiş, bilahare ıslah dilekçesiyle dava konusu yaptıkları taşınmazın, 568 ada 248 parsel … taşınmaz olduğunu belirtmişlerdir.

II. CEVAP
1.Davalı … ve davalı … ve … ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak ada parsel numarası bildirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, taşınmazın tüm ecrimisil bedellerinin … tarafından ödendiğini, taşınmazın satışının ilanı ile süresi içerisinde başvurarak gayrimenkulü bedeli yatırılarak satın aldıklarını, davacıların zilyetliklerinin anneleri …’nin öldüğü 1998 senesinde kesildiğini, bu nedenle bu gayrimenkulde zilyetlikle hak sahibi olduklarını iddia edemeyeceklerini ve … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/159 Esas … dosyasının bekletici mesele yapılarak davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 548 ada 248 parsel … taşınmaza ilişkin aynı nedenlerle … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/159 Esas … dosyası ile dava açıldığını, davanın derdest olduğunu, derdestlik itirazında bulundukları, dava konusu taşınmazın evveliyatından beri devletin özel mülkiyetinde bulunan yerlerden olduğunu, gerçek kişiler tarafından iktisabının mümkün olmadığını, davacının ve diğer işgalcilerin dava konusu taşınmaz üzerinde fiili kullanımı söz konusu olsa bile bu kullanımın gerek kendilerine gerekse başkalarına mülkiyet hususunda hukuken bir hak iktisabı temin etmeyeceğini, bu nedenle davacı ve diğer davalıların fiili kullanım zilyetlik, zilyetlik süresi ve devamına ilişkin vaki veya muhtemel iddiaların kabulünün mümkün olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 59,01 metrekarelik kısmının … Valiliği Milli Emlak Müdürlüğü tarafından diğer davalılar …,…,… ‘a 6292 … Kanun kapsamına uygun bir şekilde rayiç değer üzerinden diğer davacılara da ilgili tebligatlar davacılara da yapılarak satışı gerçekleşmiş olduğundan, davanın 6292 … Kanun kapsamında hak sahibine satış yapılmadan evvel Hazineye husumet yöneltilerek açılması hususu dava şartı olduğu gerekçesiyle davacıların davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki iddialarını tekrarlayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanuna aykırı olduğunu, satışın veraset ilamındaki hisseler dahilinde yapılmasını gerektiğini ancak bu orandan daha fazla hisse satıldığını, satış işlemi sırasında sunulması gereken veraset ilamının muris … …’ın veraset ilamı olması gerekirken bunun yapılmadığını, … …’ın ilk eşinden oğlu olan … …’ın veraset ilamının sunulduğunu ve satışın bu veraset ilamı baz alınarak yapıldığını, davalıların haklarından fazla arsa satın aldıklarını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, 2/B niteliğiyle tespit ve tescil edilen taşınmazın, hak sahibi olarak belirtilen davalıya 6292 … Kanun uyarınca kayden satılmasından sonra yolsuz tescile dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 … Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte, Hazineye ve şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra, şerhe yönelik davanın dinlenme olanağının olmadığı, somut olayda, taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi Hazinenin dava tarihinden önce 23.09.2016 tarihinde taşınmazdaki … … hissesini, 6292 … Kanun hükümlerine istinaden davalı … … mirasçılarına sattığı, taşınmazın … …’a ilişkin hissesinin davalılar adına tescil edildiği, davacıların … …’ın hissesine yönelik kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazineden satın alma nedeniyle kendi hissesine kayden malik olan davalılara karşı tapu iptal ve tescil davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gibi 6292 … Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptal ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazine’nin mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıslar adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenilip dinlenemeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) Ek-4 üncü maddesi, 6292 … Kanun’un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.100,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.