Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/7044 E. 2022/9308 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7044
KARAR NO : 2022/9308
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün müdahil davacılar ve davacı … mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında,….., ilçesi …Köyü çalışma alanında bulunan 180 ada 98 parsel sayılı 40.110,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik vasfıyla, 1/4 hisseyle … adına, 3/4 hisseyle ……., adına; 211 ada 2 parsel sayılı 10.233,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit tespit edilmiştir.
Davacı …, 180 ada 98 parsel sayılı taşınmazdaki payının yanlış belirlendiği iddiasıyla dava açmış, yargılama sırasında müdahil davacı … ve arkadaşları, taşınmazın 6000 m²’sini satın aldıkları iddiasıyla davaya katılmışlar; birleşen dosyanın davacıları … ve arkadaşları ise, 211 ada 2 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanlarına ait zeytincilik tapusu kapsamında kaldığı iddiasıyla dava açmışlardır.
Mahkemece, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda, asıl davanın reddine, müdahil davacıların davasının kabulüne, birleşen davanın davacılarının davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, 180 ada 98 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile 6000/40110,74 hissenin müdahil davacılar …, …, …, … adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan 34110,74/40110,74 hissenin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 211 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile harita mühendisinin 23.12.2013 tarihli raporu ve eki krokisinde 2/B rumuzu ile işaretli 6142.29 m2 lik kısmın zeytinli tarla vasfı ile 1/2 hissenin, … mirasçıları adına, 1/2 hissenin …, …,… adlarına tapuya kayıt ve tesciline, 2/A rumuzu ile işaretli 6187.88 m2’lik kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline 2/B rumuzu ile işaretli 6142.29 m2 lik kısmın aynı ada içerisinde son parsel numarası verilerek oluşturulacak tapu kaydının beyanlar hanesine 1 numaralı şerh olarak “3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Hakkındaki Kanun hükümlerine tabidir.” şerhi verilmesine karar verilmiş; hüküm, müdahil davacılar ve davacı – karşı davalı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, verilen bu karar usul ve yasaya uygun bulunmadığı gibi, yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; birleşen davanın davacıları tarafından dava konusu edilen 211 ada 2 parsel sayılı 10.233,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş olup, kadastro tespitine itiraz davalarında davanın tespit malikine yöneltilmesi zorunlu olduğu halde, kamu düzenine ilişkin bu husus gözetilmeksizin, tespit maliki olan Hazinenin davada taraf olarak yer alması sağlanmamış ve böylelikle taraf teşkili eksik bırakılmıştır.
Öte yandan; tarafların dayandıkları tapu kayıtları ve satış senetleri mahallinde yapılan keşifte usulünce uygulanmadığı gibi, taşınmazların paylaşılıp paylaşılmadığı ve taraflardan hangisi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu da duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle dava konusu 211 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden, birleşen davanın davacılarına, davaların tespit maliki olan Hazineye yöneltmeleri ve böylelikle taraf teşkili sağlamaları için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde Hazineden davaya ilişkin savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı; ayrıca 3573 sayılı Kanun uyarınca taraflar veya mirasbırakanları adına oluşan tapu kaydı bulunup bulunmadığı ilgili yerlerde sorulmalı ve bu Kanuna göre yapılan tüm işlemlere ait bilgi ve belgeler ile harita, kroki ve varsa oluşan tapu kayıtları getirtilmeli; yine yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, dosya arasına getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirtten rapor alınmalı; ayrıca dava konusu taşınmazların 3573 sayılı Kanuna göre yapılan çalışmalara ait krokide hangi parsel veya parsellere isabet ettiği komşu parsellere ait dayanak kayıtlar da getirtilmek suretiyle belirlenmeli, 3573 sayılı Kanuna göre oluşan bir tapu kaydı mevcut ise bu tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı ile fen bilirkişi eliyle yöntemince zemine uygulanarak tapu kaydının kapsamı ve çekişmeli taşınmazın bu tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli ve buna dair müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; ayrıca, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların dayandığı satış senetleri keşifte usulünce uygulanmalı; yine çekişmeli taşınmazların kök muristen gelip gelmediği, terekeye ait olup olmadıkları ve taraflar arsında paylaşım yapılıp yapılmadığı tespit edilmeli; kök muristen gelen paylaşıma tabi taşınmazlar mevcut ise, bunlara ait dair tüm bilgi ve belgeler getirtilmek suretiyle paylaşım uyarınca davacılar ve davalılar adına tespit edilen taşınmazlar belirlenerek, bu yerlere ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli; paylaşım yapıldığının ve paylaşıma konu taşınmazlardan Hazine adına tespit edilen taşınmaz yada taşınmazların bulunduğunun belirlenmesi halinde paylaşımın bozulduğu göz önüne alınmalı; bu hususlara dair yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden, taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun’un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığı gibi; kabule göre de, dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tespitlerinin iptaline karar verilmesi gerekirken, kadastro tutanaklarının iptaline karar verilmesi de isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’ nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’ nun 428. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’ nun 440/1. Maddesi gereince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 22.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.