Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/7062 E. 2023/5524 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7062
KARAR NO : 2023/5524
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/540 E., 2022/564 K.
KARAR : İstinaf talebinin reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ :… Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2021/375 Esas 2020/281Karar

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzenine aykırılık nedeni ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacı davasının dava şartı yokluğu nedeni ile, davalı … bakımından açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin nitelikten reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucu, … ili … ilçesi Yusufça Mahallesi çalışma alanında bulunan 128 ada 174 parsel … 1649,37 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, “6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı ve 2005 yılından beri tarla olarak … kızı …’in kullanımında olup, üzerindeki fındık ağaçlarının 2005 yılında … kızı … tarafından dikildiği” belirtilerek, tarla niteliğiyle, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi Yusufça Mahallesi 128 ada 131 parsel (yeni 128 ada 174 parsel) … taşınmazın, kullanım kadastrosu sırasında davalı adına tespitinin yapıldığını, taşınmazın uzun yıllardır vekil edeni olan davacı … babası tarafından kullanıldığını belirterek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmaz ve üzerindeki fındık ağaçlarının vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevabında; dava konusu taşınmazın, davacının babası tarafından vekil edeni olan davalıya satıldığını, satış senedinin ekte sunulduğunu, dava konusu taşınmazın 132 parsel … taşınmaza komşu olup 132 parselin de 20.01.2010 tarihinde davacının babasından satın alındığını ve birlikte kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dilekçesi, tapu kayıtları, kadastro tutanağı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu Yusufça Köyü 128 ada 174 parsel … taşınmazın 6831 … Orman Kanunu’ nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, 3402 … Kadastro Kanunu’ nu (3402 … Kanun) 5831 … Kanunla eklenen Ek 4 üncü madde uyarınca Kadastro Müdürlüğünce gerçekleştirilen kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında taşınmazın kullanıcısının davalı … olduğunun tespit edilmiş olduğu ve tesis kadastrosunun Maliye Hazinesi adına yapıldığı, öncesinde davacının murisi …’ in kullanımında olduğu ve …’in, usulüne uygun vekaletname ile yetkilendirdiği vekil … aracılığıyla 2010 yılında düzenlenen adi senetle zilyetliği davalı …’e devrettiği, satıştan sonra da davalı … tarafından kullanılmaya devam edildiği, kadastro tespitinin bu nedenle davalı adına yapıldığı, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman davacının zilyetliğinde bulunmadığı, ayrıca, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 … kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazineye yöneltilerek açılması gerektiği, davalı …’nün davanın niteliği gereği bu tür davalarda pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine, davalı … bakımından açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın uzun yıllar vekil edeni olan davacının babası tarafından kullanıldığını, ölümünden sonra da davacıya kaldığını, tanıkların bu hususu doğruladıklarını, vekaletnamenin amacının tapulu yerin satışı olduğunu, dava konusu yer olmadığını, mahalli bilirkişilerin tüm iddiaları doğruladığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın zilyetliğinin davacının babasından mirasçılarına kaldığının uyuşmazlık konusu olmadığı, dosyada bulunan nüfus kayıtlarına göre davacının babası olan …’in 2013 yılı olan ölüm tarihine göre terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ettiklerinden, murisin terekesi üzerinde mirasçıların TMK’nın 701 ve 702. maddelerine göre belirlenmiş payları olmayıp, her birinin payının taşınmazın tamamı üzerinde söz konusu olduğu ve bu nedenle tüm mirasçıların üçüncü kişi durumunda bulunan Hazine ile şerh sahibi …’e karşı birlikte dava açmalarının zorunlu olduğu, davacının ise dava konusu taşınmazların sadece kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istediği, yani dava tereke adına açılmadığı gibi miras payının da talep edilmediği, ayrıca davacı tarafça taşınmazda tek başına hak sahibi olmasını sağlayan taksim, satış, bağış gibi hukuki işlemler bulunduğu da iddia ve ispat edilmediği, bu haliyle davacının tek başına davalı Hazineye karşı dava açma sıfat ve yetkisi bulunmadığı gibi, dava dışı kalan mirasçıların, böyle bir davada 11.10.1982 gün ve 3/2 … YİBK’na göre, sonradan muvafakatlarının alınması ya da miras şirketine mümessil tayini suretiyle dava koşulunun yerine getirilmesinin de mümkün olmadığı, hal böyle olunca, davacının davayı açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, bu sebeple davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, bu hususa riayet edilmeyerek kamu düzenine aykırı hareket edildiği, 6100 … HMK’nun 355. maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereğince kamu düzenine aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından resen gözetilmesi gerektiği dikkate alındığında anılan bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği belirtilerek, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, HMK’nun 355 inci maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereği resen görülen kamu düzenine aykırılık nedeniyle, … Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 09.09.2020 gün ve 2017/375 Esas 2020/281 Karar … kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak, davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davalı … bakımından açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kesin süre verilmeden dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden redde karar verilmesinin hatalı olduğunu, …’nün davada taraf sıfatı olduğunu, dava konusu taşınmazın uzun yıllar vekil edeni olan davacının babası tarafından kullanıldığını, ölümünden sonra da davacıya kaldığını, tanıkların bu hususu doğruladıklarını, vekaletnamenin amacının tapulu yerin satışı olduğunu, dava konusu yer olmadığını, mahalli bilirkişilerin tüm iddiaları doğruladığını, fiili kullanıcının hatalı tespit edilmesinin mülkiyet hakkının kaybedilmesine yol açtığını belirterek, hükmün bozulmasını istemişkin.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) Ek-4 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.