YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7105
KARAR NO : 2022/10416
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davaların kısmen kabulüne dair kararın davalılar … ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.03.2022 tarihli ve 2021/3397 Esas, 2022/2869 Karar sayılı ilamı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Bu kez davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında, … İli, …….,İlçesi, ……, Köyü çalışma alanında bulunan 159 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına, 159 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, ise hali arazi vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … oğlu …, miras yoluyla gelen hakka dayanarak; davacılar …, … ve …, miras yoluyla gelen hakka dayanarak; davacı …, miras hakkına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlar ve mahkemece verilen önceki tarihli hükümler usuli nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece usule ilişkin bozma ilamlarına uyularak ve aynı parseller hakkında açılan davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davaların kısmen kabulüne, 159 ada 1 parselin kadastro tespitinin iptali ile 16.08.2018 havale tarihli raporda “A” harfi ile gösterilen 911,37 m² kısmın ifraz edilerek …mirasçıları adına miras hisseleri oranında, “B” harfi ile gösterilen 1399,10 m² kısmın ifraz edilerek … adına, “C” harfi ile gösterilen 10896,39 m² kısmın ifraz edilerek … mirasçıları adına miras hisseleri oranında, “D” harfi ile gösterilen 1881,88 m² kısmın ifraz edilerek … mirasçıları adına, “E” harfi ile gösterilen 3260,30 m² kısmın ifraz edilerek 4800/9600 payının …mirasçıları adına, 4800/9600 payının … mirasçıları adına miras hisseleri oranında, “F” harfi ile gösterilen 2443,98 m² kısmın ifraz edilerek …mirasçıları adına miras hisseleri oranında, “G” harfi ile gösterilen 5254,87 m² kısmın ifraz edilerek … adına tespit ve tesciline, 159 ada 2 parselin kadastro tespitinin iptali ile …mirasçıları adına miras hisseleri oranında tespit ve tesciline, 159 ada 3 parselin kadastro tutanağının tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılar … ve Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.3.2022 tarihli ve 2021/3397 Esas, 2022/2869 Karar sayılı kararı ile; “…Davalı Hazinenin tüm, davalı …’nin sair temyiz itirazlarının reddine; davalı …’nin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; Mahkemece, dava kısmen kabul kısmen reddedilmiş olduğuna göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı … lehine davanın reddedilen kısmı yönünden vekalet ücreti takdiri gerekirken, davalı yarına vekalet ücreti hükmedilmemesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, vekalet ücreti yönünden hüküm fıkrasının 7. bendinden sonra gelmek üzere yeni bir bent olarak ‘Davalı … kendisini duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1.200 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı …’ye verilmesine’ ifadesinin eklenmesine, 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddeleri uyarınca hükmün bu şekliyle düzeltilerek onanmasına” karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine temsilcisi tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1. Davalı Hazine temsilcisinin gerek temyiz gerekse karar düzeltme isteminin, tespit maliki olduğu 159 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Zira Hazine, davaya konu olup hakkında hüküm verilen diğer 159 ada 1 ve 3 parsellerde tespit maliki olmadığı gibi gerçek kişiler arasında dava konusu edilen bu taşınmazlara yönelik olarak açmış olduğu bir davası yahut açılan davaya usulünce bir katılımı da bulunmamaktadır.
Bu nedenle 159 ada 2 parsel yönünden yapılan incelemede; Mahkemece, Hazine adına tespit gören dava konusu 159 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadimden beri şahıs arazisi olarak kullanıldığı, bilinen malikinin ise …olduğu, …’nin nizasız ve fasılasız olarak 30-35 yıl öncesine kadar bu yeri kullandığı, …’nin oğlu …’nin de bu yerde evi bulunduğu, tüm köylüler tarafından bu kişilerin kullandığının bilindiği, …’nin evi yandıktan sonra …ve mirasçıları … iline gittiklerinde bu yerin …ve mirasçılarına ait olduğunu bildikleri için köylülerin …ve mirasçılarından izin alarak bu yerde hayvanlarını güttükleri, …’nin zilyetlik bağının kopmadığı, bu yerin Hazine veya üçüncü kişilere ait bir yer olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de 159 ada 2 parsel yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmaz hali arazi vasfıyla tespit edilmiş olup; bir taşınmazın önceki niteliği ile kullanım şeklini ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, somut olayda hava fotoğraflarından hiç yararlanılmadığı gibi ziraat bilirkişisinin hazırlamış olduğu raporda, taşınmazların öncesinin tarım arazisi olup olmadığı, zilyetlikle iktisaba elverişli olup olmadığı ve zilyetliğin terkinin söz konusu olup olmadığı da yeterince açıklanmamıştır. Ayrıca, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişilerin, anılan parsellere yönelik zilyetlik beyanları da yeterli değildir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihi olan 2007 yılından 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü’nden getirtilerek dosya arasına konulmalı, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, uydu fotoğrafları ile memleket haritaları ilgili kurumlardan celbedilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazların bulunduğu mahallede yaşayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tutanak bilirkişileri ile taraf tanıkları ve bir jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi, üç ziraat mühendisi bilirkişisi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında, taşınmazların konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin mahkeme hakiminin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı, kullanımlarına ara verilip verilmediği, önceki niteliklerinin ne olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmedikleri, edilmişlerse ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı ve yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarının komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli, ziraatçi bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazların tamamının veya bir kısmının zilyetlikle iktisap edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliklerinin ne olduğu, zirai faaliyette kullanıp kullanılmadıkları, üzerilerinde sürdürülen zilyetliğin mevcut olup olmadığı, zilyetlik mevcut ise bu zilyetliğe ara verilip verilmediği, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünün ne olduğu, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başladığı ve ne zaman tamamlandığı hususlarını açıklayan ve komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde taşınmazların toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini irdeleyen, önceki ziraat bilirkişi raporunu değerlendiren, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenen fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve fotoğrafların hangi taşınmaza ait olduğunun açıklanması ve fen bilirkişisinin yardımı ile çekişmeli taşınmazlarla komşu parsellerin sınırlarının fotoğraflar üzerinde gösterilmesi istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak, çekişmeli taşınmazların fotoğrafların çekildikleri tarihlerdeki niteliği, kullanım şekli ve süresi ile varsa imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli ve belirtilen dönemlere ilişkin memleket haritaları ile uydu fotoğrafları yapılacak inceleme sırasında dikkate alınmalı;fen bilirkişisine, keşfi takibe ve dinlenilen tanık ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmeli ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve ulaşılacak sonuca göre davacılar murisi …ile mirasçılarının taşınmaz üzerinde sürdürdüğü zilyetliğin ekonomik amaca uygun ve zilyetlikle kazanmayı sağlar tarzda bir zilyetlik olup olmadığı da gerekçede tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm tesis edilmiş olması isabetsizdir.
Kabule göre de; davacı … dosyaya sunmuş olduğu 20.10.2011 tarihli dilekçesinde 159 ada 2 parsel yönünden talebine konu bölümlerin 03.10.2011 tarihli fen bilirkişiler raporunda A, B, C ile gösterilen taşınmaz bölümleri olduğunu bildirdiği halde, talep aşılmak suretiyle taşınmazın tamamının …mirasçıları adına tescili dahi isabetsizdir.
Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan tüm bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüne ve hükmün 159 ada 2 parsel yönünden bozulmasına karar verilmesi gerekirken, sehven Hazinenin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca; Hazine temsilcisinin karar düzeltme itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Dairemizin 24.3.2022 tarihli ve 2021/3397 Esas, 2022/2869 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, 159 ada 2 parsel yönünden hükmün yazılı nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. a. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı …’nin 159 ada 1 ve 3 parsellerle ilgili aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki esasa yönelen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Davalı …’nin 159 ada 1 ve 3 parsellerle ilgili vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, bu parseller yönünden dava kısmen kabul kısmen reddedilmiş olduğuna göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı … lehine davanın reddedilen kısmı yönünden vekalet ücreti takdiri gerekirken, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsiz olup, hükmün bu bölümünün açıklanan nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 159 ada 1 ve 3 parsellerle ilgili hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenle davalı Hazine temsilcisinin karar düzeltme itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Dairemizin 24.03.2022 tarihli ve 2021/3397 Esas, 2022/2869 Karar sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, (2.a) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı …’nin 159 ada 1 ve 3 parsellerle ilgili hükmün esasına yönelen temyiz itirazlarının REDDİNE, davalı …’nin 159 ada 1 ve 3 parsellerle ilgili hükmün vekalet ücretine yönelen bölümü bakımından temyiz itirazları (2.b) nolu bentte yazılı nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile Azdavay Kadastro Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2014/8 Esas, 2019/7 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasına 7. bendinden sonra gelmek üzere yeni bir bent olarak “Davalı … kendisini duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1200 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı …’ye verilmesine” ifadesinin eklenmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının 156 ada 1 ve 3 parseller yönünden vekalet ücretine ilişkin olarak 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddeleri uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin 156 ada 2 parsele yönelen temyiz ve karar düzeltme itirazları yerinde olduğundan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 159 ada 2 parsel yönünden BOZULMASINA, 20.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.