Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/7261 E. 2023/5697 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7261
KARAR NO : 2023/5697
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/28 E., 2022/118 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı … vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Sakarya ili Sapanca ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 146 ada 2 ve 193 ada 8 parsel … 3074.93 ve 10091.20 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ( … oğlu …’in oğlu) … mirasçıları olan davalılar …, …, …, …, …, …, … ve … adlarına tespit edilmiştir.
2. Davacılar … ve arkadaşları dava dilekçelerinde; Sakarya ili Sapanca ilçesi … Köyü 146 ada 2 ve 193 ada 8 parsel … taşınmazların, tarafların ortak kök murisi …’ya ait olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların kök murisleri … adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; çekişmeli taşınmazların, murisleri … tarafından satın alınan yerler olduğunu, bu yerlerde davacı tarafın zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2011 tarih ve 2009/102 Esas, 2011/29 Karar … kararı ile, “… Çekişmeli 146 ada 2 parsel … taşınmazın evveliyatının tarafların ortak murisi Hanife Avcı’ya babası “Emin Ağa” olarak bilinen kişiden kaldığı,193 ada 8 parselin ise evveliyatının yine tarafların ortak murisi olan …’ya, babası …’dan kaldığı, mirasçılar arasında yapılmış bir taksim bulunmadığı” gerekçesiyle, 146 ada 2 parsel … taşınmazın Hanife Avcı mirasçıları adına, 193 ada 8 parsel … taşınmazın ise 1/2 şer paylarla … ve … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 08.04.2011 tarih ve 2009/102 Esas, 2011/29 Karar … kararı, davalılar … ve müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.2.2013 tarih ve 2013/291 Esas, 2013/735 Karar … ilamıyla; “…. dava konusu 193 ada 8 … parsel yönünden, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli bulunmadığı, taşınmazın bir bölümünün tarafların kök murisi …’dan geldiği, bir bölümünü ise … oğlu …’in üçüncü şahıstan satın aldığı beyan edildiği halde kök muris …’dan intikal eden bölüm ile satın alınan bölümün belirlenmediği, yine …’dan kalan bölümün mirasçıları arasında usulüne uygun şekilde taksime konu edilip edilmediğinin araştırılmadığı; dava konusu 146 ada 2 … parsel yönünden ise, yine yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli bulunmadığı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kime kaldığı ve kimin kullandığı hususlarındaki beyanlar çelişkili olup, taşınmazın …’den … tarafından satın alınan bir yer mi yoksa tarafların murisi Hanife’den irsen intikal eden bir yer mi olduğu hususundaki çelişkinin de giderilmediği açıklanarak, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2016 tarih ve 2014/18 Esas, 2016/52 Karar … kararı ile, çekişmeli 146 ada 2 parsel … taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile … TC kimlik no’lu … mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline; çekişmeli 193 ada 8 parsel … taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 07.12.2016 tarih ve 2014/18 Esas, 2016/52 Karar … kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde, 02.03.2021 tarih ve 2017/1133 Esas, 2021/1884 Karar … ilamıyla; “.. Çekişmeli 193 ada 8 parsel … taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, dava konusu 193 ada 8 parsel … taşınmazın 13.05.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelen temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, 193 ada 8 parsel … taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden ise mahkemece, taşınmaz bölümünün kök muris …’a ait olmadığı, … oğlu …’ nın 3. şahıstan satın aldığı yer olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığı, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından, çekişmeli taşınmazda davalıların murisi … tarafından satın alınan ve kök muris …’ dan gelen bölümlerin ayrı ayrı gösterildiği, teknik bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen bölümün davalıların murisi … tarafından 3. şahıstan alınan yer dışında kalmakta olup kök muris …’ dan geldiği ve kök muris …’ dan kalan taşınmazların taksimi sonucu davacıların murisi .. … ve davalıların murisi …’e kaldığı, çekişmeli bölümün .. … ve … oğlu … arasında yöntemince bir paylaşıma tabi tutulmadığının anlaşıldığı, bu durum karşısında hükme esas alınan 13.05.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün 1/2 payının .. … mirasçıları olan davacılar adına, kalan 1/2 payın da … oğlu … mirasçıları olan davalılar adına teciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu; 146 ada 2 parsel … taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise, sair temyiz itirazları yerinde olmamakla birlikte taşınmazın, kök muris … terekesinin taksimi neticesinde davacıların murisi .. … ile davalıların murisi … oğlu …’e kaldığı ve taşınmazın .. … ve … oğlu … arasında yöntemince bir paylaşıma tabi tutulmadığının dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları ile belirlenmiş olduğu, buna göre taşınmazın 1/2 payının .. … mirasçıları olan davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu” açıklanarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen 02.03.2021 tarih ve 2017/1133 Esas, 2021/1884 Karar … bozma ilamına karşı davalılardan … vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 28.12.2021 tarih ve 2021/16379 Esas, 2021/1360 Karar … ilamıyla; ” 1. çekişmeli 193 ada 8 parsele ilişkin bozma ilamına yönelen karar düzeltme itirazlarının incelenmesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine” karar verilmiştir.
2. Çekişmeli 146 ada 2 parsel hakkındaki bozma ilamına yönelen karar düzeltme istemlerinin incelenmesine gelince; 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 297/2 nci maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler.
Somut olayda; Mahkemece, dava konusu 146 ada 2 parsel … taşınmazın kök muris …’dan intikal ettiği, mirasçılardan … tarafından satın alınan bir yer olmadığı, kullanım durumları farklı olsa da kök muris …’dan mirasen intikal eden bir yer olup, taksimin sözkonusu olmadığı, satın alma olgusunun ispat edilemediği kanaatine varılarak taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kök muris … mirasçıları adına miras hisseleri oranında tesciline karar verilmiş ise de, dava konusu bu taşınmaz 1999 yılında ölen … mirasçıları …, …, …, …, …, …, …, … adlarına tespit edilmiştir. Ancak Mahkemece, hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde, “davanın reddine” karar verildikten sonra, 2. nolu bendinde tespiti değiştirir biçimde, “tespitin iptali ile … T.C. kimlik no’lu … mirasçıları adına, miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline” şeklinde hüküm kurulmak suretiyle, davanın reddine dair kararla çelişki oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan şekilde aynı parsel hakkında önce davanın reddine karar verilip akabinde tespitin iptali ile tespit maliklerinden farklı kişiler adına tescil kararı verilerek çelişkili hüküm kurulduğu anlaşılmakta olup hükmün bu nedenle bozulması ve iş bu bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasının hatalı olduğu bu defaki incelemede anlaşıldığından, davalılardan … vekilinin karar düzeltme istemi bu nedenle yerinde görülmüştür.” denilerek, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.03.2021 tarih ve 2017/1133 Esas, 2021/1884 Karar … bozma ilamının dava konusu 146 ada 2 parsele ilişkin (2) nolu bendinin kaldırılmasına ve 146 ada 2 parsel yönünden verilen hükmün 6100 … HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 … HUMK’un 428. maddesi uyarınca değiştirilen gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “.. çekişmeli 193 ada 8 parsel … taşınmazın 13.05.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün mirasen intikal etmediği ve üçüncü şahıstan satın alındığı; 193 ada 8 parsel … taşınmazın 13.05.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise davalıların murisi … tarafından üçüncü şahıstan alınan yer dışında kalmakta olup kök muris …’dan geldiği ve kök muris …’dan kalan taşınmazların taksimi sonucu davacıların murisi .. … ve davalıların murisi …’e kaldığı, çekişmeli bölümün .. … ve … oğlu … arasında yöntemince bir paylaşıma tabi tutulmadığı; çekişmeli 146 ada 2 parsel … taşınmazın ise davalıların murisi … tarafından satın alınan yer olmadığı, kök muris …’ dan intikal ettiği, kök muris … terekesinin taksimi neticesinde davacıların murisi .. … ile davalıların murisi … oğlu …’e kaldığı ve taşınmazın .. … ve … oğlu … arasında yöntemince bir paylaşıma tabi tutulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; 193 ada 8 parselin 13.05.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün Kadastro Komisyon Tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline; fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü ile 146 ada 2 parsel … taşınmazın tamamının kadastro komisyon tutanağının iptali ile … oğlu … mirasçıları ile … oğlu … mirasçıları … ve müşterekleri adına hükümde gösterilen paylarla tesciline” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … ve müşterekleri vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar … ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kısmen reddine dair kararın hukuka aykırı olduğu, dava konusu taşınmazların tamamının müşterek murislerden intikal ettiğini ileri sürerek, bu nedenlerle ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin isabetsiz olduğu, taksim ve satın alma hususlarına dair değerlendirmelerin dosya kapsamına aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişme konusu taşınmazların kısmen veya tamamen tarafların ortak murislerinden intikal edip etmediği, ortak murislerden intikal eden bölümler ile üçüncü şahıslardan intikal eden bölümler var ise bunların taşınmazların hangi bölümleri olduğu, ve ortak murislerden intikal eden bölümlerde mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde yapılmış bir taksim bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 14, 15 vd. maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … ve müşterekleri vekili ile davalı … vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davalı …’dan alınmasına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.