YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7272
KARAR NO : 2023/6549
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili, davalı … vekili ve dahili davalı … vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı … vekili, davalı … vekili ve dahili davalı … vekili vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Mahallesi sınırlarında bulunan taşınmazın … nehir yatağının terk ettiği yerlerden olup, dava konusu yerin tahminen 12-15 dönüm olduğunu, taşınmazın davacı adına tescilini talep ettiklerini, dava konusu taşınmazın yerinin 1956-1957 yıllarında … nehir yatağının değişmesi nedeniyle ortaya çıkan nehir terki olduğunu, nehrin bir daha eski yatağına dönmediğini, bundan sonra da dönmesinin mümkün olmadığını, zira … … üzerine 1982 yılıyla birlikte başlayan Aslantaş, Menzelet, Sır ve Berke gibi birçok barajlar inşa edildiğini ve su tuttuğunu, bu nedenlerle nehrin yatak değiştirme ihtimalinin tamamen ortadan kalktığını, davacının 1970-1975 yılları arasında dava konusu taşınmazdaki böğürtlen, ılgın, kamış gibi yabani otları temizlemek için büyük paralar ve emek sarf ederek dava konusu taşınmazı imar ihya edip ekilebilir tarla haline getirdiğini, davacının yaklaşık 40-45 yıldan bu yana dava konusu taşınmazı fiilen kesintisiz bir şekilde kullandığını, halen ürün ekip biçmeye devam ettiğini, bölgenin orman kadastrosunun yapıldığını, dava konusu taşınmazın orman sahası dışında kaldığını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde dava konusu taşınmazın kamuya tahsisli yerlerden olmadığının ve ekim yapılarak kullanılan tarım arazisi olduğunun görüleceğini, dava konusu taşınmaza çok yakın konumda olan bir başka taşınmaz hakkında daha önce verilen 2007/171-2011/166 E-K. … kararın Yargıtay onamasından da geçerek kesinleştiğini, bu kararın işbu davaya da emsal teşkil ettiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sınırları tarif edilen ve bilirkişilerce keşif sonucu tespit edilecek olan taşınmazın ayrı bir parsel numarası ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak orman arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunda tam ve doğru bir şekilde detaylı olarak orman araştırması yapılarak, taşınmazın meyil durumu da dikkate alınarak toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı hususunda tahkikat yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın … Belediyesi hudutları kapsamında olduğunu, mera niteliğinde ve belediye hudutları kapsamında kaldığı anlaşılan taşınmaz için açılan davanın zilyetlikle taşınmaz edinimi mümkün olmadığından reddi gerektiğini, davacı tarafından bu hususta yoğun bir emek ve masraf yapıldığının görülmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu yeri imar ve ihya ederek 20 yılı aşkın süredir kesintisiz ve davasız olarak işleyerek zilyetliğinde bulundurduğu yönündeki iddiasının mahalli bilirkişiler ile davacı tanıklarının keşifte verdikleri beyanlar ile ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, … ili … ilçesi … Mahallesi köyünde kain Kadastro Teknisyeni …ve Harita ve Kadastro Mühendisi … … tarafından 23.03.2016 havale 11.03.2016 düzenleme tarihli fen bilirkişi raporunda d3 rumuzu ile isimlendirilen 9232.85m² taşınmazın tarla vasfı ile davacı … adına kayıt ve tesciline, Türk Medeni Kanunu 713/son maddesi uyarınca 23.03.2016 havale 11.03.2016 düzenleme tarihli fen bilirkişi raporu ve eki krokinin kararından ekinden sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili, davalı … vekili ve dahili davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/87 esas … dosyasında davacının keşif mahallinde dava konusu taşınmazı gösterdiği ve bilirkişi raporundaki krokide D (d1+d2+d3+d4+d5) harfi ile isimlendirilen alanlarda d1 gösterilen alanın 953 parsel içerisinde kaldığı, d2 harfi ile gösterilen kısmın 951 parsel içerisinde bulunduğu, d3 harfi ile gösterilen alanın 2 nolu kadastro paftasına göre tescil harici olduğu ve … … içerisinde kaldığı, d4 harfi ile gösterilen kısmın … İli … İlçesi … Mahallesi 581 parsel içerisinde kaldığı, d5 harfi ile gösterilen kısmın 569 parsel içerisinde kaldığının tespit edildiğini, tanık beyanları ve mahalli bilirkişilerin dava konusu yerin d1+d2+d3+d4+d5 harfleri ile gösterilen taşınmazın imar ihya edildiğini beyan ettiğini, ancak bilirkişi raporunda bu alanların başka parseller içerisinde kaldığının tespit edildiğini, mahalli bilirkişilerin beyanlarının asılsız ve yalan olduğunu, bilirkişi raporunun imar ihya edildiği beyanlarını yalanladığını, davacının imar ihya ettiğini gösterdiği taşınmazın başka parseller içerisinde olduğunun anlaşıldığını, ayrıca mahalli bilirkişi ve tanıkların keşifte gösterilen alanın imar ihyasını davacının yaptığını beyan ettiğini, ancak bu alanların büyük bir kısmının başka parseller içerisinde kaldığının tespit edildiğini, mahkemece dava konusu D (d1+d2+d3+d4+d5) harfleriyle gösterilen yerlerin tamamı üzerinden değer hesaplanarak harç alınması gerekirken sadece tescile elverişli d3 harfi ile gösterilen taşınmazın dava konusu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, D (d1+d2+d3+d4+d5) davacının talep ettiği alanın değeri hesaplanarak harç hesaplaması yapılması gerektiğini, bu nedenle harç yönüyle hazine zararı oluştuğunu, ayrıca taşınmazın değerinin piyasa fiyatları altında hesaplandığını, dava konusu yerin imar ihya edilmeden önce böğürtlen çalısı, sazlık ve yabani ot olduğunun dava dilekçesi ve tanık beyanlarından anlaşıldığını, bu bitkilerin hepsinin otsu bitkiler olup, temizlenmesinin büyük emek ve masraf gerektirecek işleme ihtiyaç duymadan temizlenebilen bitkiler olduğunu, davacı tarafından yapılan işlemlerin imar ihya olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, tescil harici yerin imar ihyaya dayalı tescil şartlarını taşımadığını, davacının … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/131 esas … dosyası ile imar ihyaya dayalı tescil davası açtığını ve mahkemenin bu davayı göz ardı ettiğini, bilirkişi raporunda hukuka aykırı birçok hususa itiraz edilmesine rağmen itirazların değerlendirilmediğini, tescil harici taşınmazın tescili için bütün şartlar gerçekleşmiş olsa dahi mahkemenin kısmi kabul kısmi red kararı vermesi gerektiğini belirterek, istinaf incelemesi sonunda kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu olayda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını, dava konusu yerin tespiti ile ilgili belirsizlik olduğunu, dava konusu taşınmazın ne kadar olduğunun belirtilmediğini, yapılan keşifte ne kadar olduğu ortaya çıkacaktır denildiğini, mahkemenin ise bu belirsizlik doğrultusunda keşif yapıp karar verdiğini, zilyetlikle taşınmaz edinimi için taşlık, çalılık halinde olan arazinin yoğun emek ve masraf yapılmak suretiyle tarım arazisi niteliğine dönüştürülmesi gerektiğini, dava konusu yerin imar ihya edilmeden önce böğürtlen çalısı, sazlık ve yabani ot olduğunun dava dilekçesinden ve tanık beyanlarından anlaşıldığını, bu bitkilerin temizlenmesinin büyük emek ve masraf gerektirmemekle birlikte, işleme ihtiyaç duymadan temizlenebilecek nitelikte bitkiler olduğunu, davacı tarafından yapılan işlemlerin imar ihya olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, istinaf incelemesi sonunda kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Dahili davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup 3402 … Kanun ile Medeni Kanunun ilgili hükümleri uyarınca zilyetlikle taşınmaz iktisap edilebilecek olan yerlerden olmadığını, tapuda davacı adına yapılmış ne bir belge ne bir kayıt bulunduğu gibi mülga 4775 … yasa hükümlerine göre davacı adına yapılmış bir tevzi ve temlikte olmadığını, ayrıca taşınmaz mülkiyetinin olağanüstü zamanaşımı ile kazanılması için taşınmazın tapuya kayıtlı olmaması ya da tapuya kayıtlı olup da sahibinin kim olduğunun bilinmiyor olması gerektiğini, bu şartlar oluşmadığından açılan davanın haksız olduğunu, dava konusu taşınmazın özel kadastro gören yerlerden olmadığını, davacının dava dilekçesinde imar ve ihyayı ne şekilde yaptığı hususunda yeterli açıklamada bulunmadığını, ayrıca dava dilekçesi ile davacı ve vekilinin keşifteki beyanları dikkate alındığında dava konusu yerin tespiti ile ilgili sıkıntı olduğunu, dava dilekçesinde dava konusu yerin sınırlarının tam olarak çizilmediğini, davacının emek ve ihya iddiası ile tarla haline getirdiğini iddia ettiği yerin keşif sonrasında hazırlanacak raporda gösterilmesinin hukuka ve mantığa aykırı olduğunu belirterek, istinaf incelemesi sonunda kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece gerekli ilanların yaptırıldığı, davacının senetsizden zilyetlikle edindiği taşınmaz olmadığı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman arazi kadastrosunun 1953 tarihinde yapıldığı ve 1959 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihi ve dava tarihi arasında 20 yıl süre geçtiği, uzman orman bilirkişi raporunda d3 harfi ile gösterilen yerin orman sayılan yerlerden olmadığı, tarım arazisi olarak davacı tarafından kullanıldığı kabul edilerek davacı adına tesciline karar verildiği, yapılan inceleme ve araştırmaların yeterli ve hüküm vermeye elverişli olduğu, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 … Kadastro Kanununun 14 ve 17, Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddelerine dayalı tescil harici kalan taşınmazların zilyetlik ve imar ihya nedeniyle tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuku Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 … Orman Kanunu (6831 … Kanun)
, 3402 … Kadastro Kanunu (3402 … Kanun)
, 4721 … Türk Medeni Kanunu (4721 … Kanun)
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekili ve dahili davalı … vekilinin temyiz dilekç
elerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARARA
çıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
7139 … Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.