YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7459
KARAR NO : 2023/294
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kadastro davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece Davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili ve vakıf mütevellisi … tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına karar verilmiştir.
Davalı … vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı …, dava konusu, 255 ada 2 ve 3 parsel, 258 ada 25, 26, 27 parsel, 259 ada 1 parsel, 266 ada 1 parsel, 266 ada 2, 3, 10, 11, 12 parsel, 275 ada 7 parsel, 276 ada 1 parsel, 117 ada 26 parsel, 120 ada 3 parsel ve 120 ada 78 parsel sayılı taşınmazların haksız ve hukuka aykırı olarak davalı vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazların davalı vakıfla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu parsellerin kendisine ceddinden kalmış olduğunu, yıllardan beri nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla tarla, bağ ve bahçe olarak kullanmakta olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazların tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili, dava konusu parsellerin mülhak bir vakıf olan ve mütevellisinin istifası nedeniyle Vakıflar Genel Müdürlüğünce emaneten yönetilen Ömer Bey Bini Osman Bey Vakfı’na ait olduğunu, bahse konu taşınmazın miladi 18.02.1765 tarihli (05 Recep 1179 Hicri) Ömer Bey Bini Osman Bey Vakfının vakfiyesi kapsamında kaldığını, vakfiyede vakfedilen araziler ile köy isimlerinin belirtildiğini, dava konusu taşınmazlarda vakfın tapusu olan vakfiye sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazların Ömer Bey Bini Osman Bey Vakfı’na ait olduğunu kanıtlayan vakfiye yanında ayrıca Toprak Tevzi Komisyonu haritaları, İlçe Özel İdare kayıtları, birçok mahkeme kararı ve vakıf mütevellilerinin resmi mercilere yaptığı yazışmalara ilişkin dilekçelerin bulunduğunu, vakıfların malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümlerinin uygulanmayacağını belirterek, vakfiye kapsamında kalan ve davalı adına tespit gören kaydın iptali ile mülhak ve sahih bir vakıf olan Ömer bey Bini Osman bey Vakfı adına tespit ve tescile karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, 16.05.2018 tarihli bozma ilamından sonra yeniden yapılan yargılama neticesinde, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile, davalı vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp, İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğu vakfedilmiş mallarının doğrudan hayrat mal olmayıp zilyetlikle kazanılabilen taşınmazlar olduğu ve davaya konu taşınmazların 35-40 seneyi geçen süreden beri davacının babası Yusuf Gülşen’in sağlığındayken yapılan taksim sonucu kendisi tarafından malik sıfatıyla çekişmesiz, aralıksız, ekonomik amaca uygun olarak kullanıldığı, aynı çalışma alanı içinde kadastro tespiti gününde 3402 Sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesindeki şartların vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce davalı taraf yararına oluştuğu, esasen dosyaya sunulmuş olan delillerin tarih itibariyle zilyetliği tespit edilmeye çalışıldığı dönemin (903 sayılı yasanın yürürlüğünden önceki) sonrasında düzenlenmiş olması, bu döneme ait vergi kayıtlarının zilyetlikle birleşmemesi nedeniyle değer ifade etmemesi gerekçeleri ile davanın kabulü ile ilk tespitin iptaline, çekişmeli 117 ada 26, 120 ada 3, 255 ada 2 ve 3, 258 ada 25, 26 ve 27, 259 ada 1, 266 ada 1, 2, 3, 10, 11 ve 12, 275 ada 7 ve 276 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Ayrıca Palu Kadastro Mahkemesinin 2009/407E-2015/6K sayılı ilamıyla 120 ada 78 nolu parsel bakımından davacının feragati sebebiyle reddine karar verildiği ve taraflarca temyiz edilmediği bu sebeple kesinleştirme işleminin yapıldığı ve temyize konu edilmediği için yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve vakıf mütevellisi Abdülbaki Yılmaz temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Daire’nin 14.06.2022 tarihli 2021/3628 Esas 2022/5772 Karar sayılı ilamı ile, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı … vekili, 2009 yılında yapılan kadatro işlemlerinin yenileme kadastrosu olduğunu, taşınmazların kadastro çalışmalarının 1957 tarihinde olduğunu, bu nedenle davacının talebinin hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, uygulama kadastrosunun mülkiyete yönelik bir değişiklik içermediğini, davacının taviz bedeli,ecrimisil bedeli ödemekten imtina ettiklerini, taşınmazı haksız işgal ettiklerini,davalı vakıf lehine MK 712 maddesindeki şartların oluştuğunu, davacının 1967 yılından önceki malik sıfatı ile zilyetliğini kanıtlayamadığını, dava konusu taşınmazlar için 1937 tarihli vergi kayıtlarını olduğunu, taşınmazı kullanan kişi ile vergi kaydı malikinin farklı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 1957 yılında 68 nolu Toprak Komisyonunca yapılan haritanın çakıştırılması gerektiğini, taşınmazların vakıf malı olduğunun tespitinin 1930 lu yıllara dayandığını, aynı vakfın benzer davalarında davacıların 1957 tarihinde toprak tevzi yapıldığını ve tevzi dışı kalan taşınmazları bu tarihten itibaren kullanmaya başladıklarını kabul ettiklerini,zilyetliğin 1937 tarihinden önceki zamanda başlamış olduğunu ispatlamaları gerektiğini, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının uyuşmazlığı çözmede yeterli olmadığını, hava fotoğrafları alınmadan hüküm kurulduğunu belirterek karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi
3. Değerlendirme
a) Kadastro sırasında … ilçesi … ve … Mahalleleri çalışma alanında bulunan 117 ada 26, 120 ada 3, 255 ada 2 ve 3, 258 ada 25, 26 ve 27, 259 ada 1, 266 ada 1, 2, 3, 10, 11 ve 12, 275 ada 7 ve 276 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Osman Bey oğlu Seyit Ömer Bey Vakfı adına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Abdülbaki Yılmaz, vakıf mütevellisi olarak davaya katılmıştır.
b) Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
c) Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle onanmış olup, karar düzeltme istemi 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmamaktadır. Bu nedenle yerinde olmayan istemin reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, karar düzeltme talebinin REDDDİNE,
Anılan Kanunun 442 nci maddesi uyarınca (6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3 üncü maddesi gereğince 1086 sayılı Kanun’un 427 ila 454 üncü maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 1.470,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye irad kaydına,
168,30 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 206,80 TL karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyenden alınmasına,25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.