YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7660
KARAR NO : 2023/693
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 249 parsel sayılı taşınmaz, Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Davacı …, dava konusu yerin uzun süredir zilyedi olduğunu, Hazine adına yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek tespitin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, vergi kaydının sınırlarının sabit olmaması nedeni ile kayıt miktar fazlasının Hazine adına tespitinin doğru olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin (Gezici Arazi Kadastro Mahkemesi sıfatı ile) yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda, davacının müstakil ve müstemiren zilyetliğinin bulunduğu, bu yerin umuma tahsis edilmiş köye ve Hazineye ait yerlerden olmadığı gerekçeleri ile, … Köyünün 249 parselinde 11 dönüm-m2 miktarında ki gayrimenkulun davacının zilyetliğinde bulunmasına ve MK’nun 639 uncu maddesindeki iktisabı mururü zaman şartları da tahakkuk etmiş olmasına ve miktarının 20 dönümden az bulunmasına binaen Hazine adına yapılan tespitin iptali ile davacı … adına tamamen ve müstakilen ve tashihen tespit ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili 18.03.2019 tarihli temyiz dilekçesi ile mahkeme kararından sonra çok uzun yıllar (58 yıl) geçtiğini, kararın yeni tebliğ edildiğini, ilamın uygulama olanağının kalmadığını, davacının makul süre içinde kararı kesinleştirmediğini, hükmün inceleme olanağının kalmadığını, inceleme yapılsa dahi davacının zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci, 370 ve 371 inci maddeleri,
2.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi, 4473 sayılı Yangın, Yersarsıntısı, Seylâp veya Heyelân Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerinde Ziyaa Uğrayan Dosyalar Hakkında Yapılarak Muamelelere Dair Kanun
3. Değerlendirme
1.Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescil istemiyle dava açmıştır.
2.Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 249 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline 28.07.1961 tarihinde karar verilmiş; Hazine ve davacı mirasçıları adına 2019 yılında gerekçeli karar tebliğ edilmiş, davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Bilahare dosya aslı ve ekleri bulunamamış ve dosya temyiz incelemesine gönderilmiştir
3.Ne var ki, hali hazırda dosya içerisinde dava konusu olduğu anlaşılan 249 parsel sayılı taşınmazla ilgili dosyanın esastan incelenebilmesi için ortada temyiz incelemesi yapılabilecek bir dava dosyasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
4. Hal böyle olunca, Mahkemece öncelikle 4473 sayılı Yangın, Yersarsıntısı, Seylâp veya Heyelân Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerinde Ziyana Uğrayan Dosyalar Hakkında Yapılarak Muamelelere Dair Kanun hükümlerden faydalanılarak ve Kanundaki hükümlerin uygun düştüğü oranda kıyasen uygulanması yoluyla yenileme işlemleri yapılmalı, temyize konu yerel mahkeme kararı içeriğinden faydalanılarak ve tarafların ellerinde dava dosyası ile ilgili evrak, kayıt vb. bilgi ve belge bulunup bulunmadığı sorularak varsa sunmaları istenilmeli, tarafların bildirdikleri deliller toplanılmalı, gerektiğinde fen bilirkişisi, ziraat bilirkişisi refakate alınarak taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı ve yerel bilirkişiler ve tanıklar dinlenilmeli, bilirkişilerden rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle yeni bir hüküm kurulmalıdır.
5.Bu durum karşısında, dava dosyasının kaybolması nedeniyle dosya içerisinde yer alan mevcut belgelerle esasa ilişkin olarak temyiz incelemesinin yapılması imkanı olmadığından davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.