Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/7917 E. 2023/5338 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7917
KARAR NO : 2023/5338
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1310 E., 2022/1257 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/179 E., 2021/166 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2011 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan, tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 15 parsel … ve 5.160,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 122 ada 14 … parsel olarak ve 5.125,94 metrekare yüzölçümüyle, tapuda eski 11 parsel … ve 23.240,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 122 ada 15 … parsel altında ve 27.332,03 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde; 2012 yılında Ayaş ilçesi çalışma alanında yapılan uygulama kadastrosu sırasında müvekkilinin kullandığı tarlanın sınırlarının değiştirildiği ve yaklaşık %80’nin davalıya ait 122 ada 15 parsel … taşınmazın kapsamına alındığını, müvekkilinin taşınmazının ise hiç kullanılmamış ve kullanma imkanı olmayan köy merasına kaydırıldığını, davalıya ait taşınmazın yenileme öncesinde 23.240 m² iken, yenileme sonrasında 4.092 m büyütülmek suretiyle müvekkilinin kullandığı zemini de içine alacak şekilde 27.332 m² olacak şekilde tescil edilirken, müvekkiline ait 5.160 m² alanlı tarlanın 34 m² küçültüldüğünü ve zeminde sınırlarının köy merasına kaydırıldığını belirterek davalıya ait 122 ada 15 parsel … taşınmaza eklenen kısmının tapusunun iptali ve taşınmazın tesis kadastrosundaki ölçüm ve sınırlama gibi müvekkili adına tescilini istemiş, 07.04.2021 tarihli dilekçe ile talebini; 122 ada 14 parsel … taşınmazın davalıya ait 122 ada 15 parsel … taşınmaz içerisinde kalan ve evveliyatından beri müvekkilinin ataları ile devamında müvekkili tarafından kullanılan, davalıca da kabul edilen kısmının tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tescili olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … Çimen 22.10.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında; kadastro çalışmaları sırasında davacıya ait taşınmazın bir kısmının kendisine ait taşınmaza dahil edilmiş ise yapılacak keşif ile bu durumun tespit edilmesi halinde adına fazla yazılan kısmın davacı adına tescilini kabul ettiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “taşınmazlardan 122 ada 15 parsel … taşınmazın güney sınırının sabit sınır, diğer sınırların geçerli sınır ve 122 ada 14 parsel … taşınmazın doğu sınırının değişebilir nitelikte olduğunun tespit edildiği, hava fotoğrafları ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen kroki, hesap cetveli, sınırlandırma krokisinin zeminde uygulanması ile taraf, tanık ve mahalli bilirkişilerin yer göstermeleri ile hava fotoğraflarının uyumlu olmadığı, 122 ada 15 parsel … taşınmazdaki alan artışının güney sınırının sabit sınır olarak değerlendirilmesinden kaynaklandığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, öte yandan taşınmazın toprak yapısının çevresindeki köy merası ile aynı yapı ve bitki örtüsüne sahip olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporlarının denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu itibarla davalı adına yolsuz tescilden söz edilemeyeceği” gerekçesiyle davanın subüt bulmadığından esastan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; resen belirlenen mahalli bilirkişilerin beyanları ile müvekkilinin uzun süredir kullandığı alanın davalı 122 ada 15 parsel sınırları içinde kaldığı, yine fen bilirkişilerinin çizdiği kroki ile tespit edildiğini, keşif mahallinde hazır bulunan davalı …’nin kendisine ait taşınmazın sınırını bilirkişilere ve mahkeme heyetine gösterdiğini, tanıkların ve mahalli bilirkişilerin gösterdiği sınıra yakın şekilde çay yatağına kadar devam ettiğini, kabul ve beyan ettiğini, davalı asilin kabul anlamında gösterdiği bu alanın fen bilirkişileri tarafından raporlarında gösterildiğini, davalı asil, tanıklar ve mahalli bilirkişilerin beyan ettiği üzere, evveliyatından beri müvekkil tarafından kullanılan alan, davalıya ait parsel içerisinde kaldığını, İlk Derece Mahkemesince davalının kabul beyanı hilafına hüküm kurulduğunu, bu durumun dikkatten kaçırılmış ve dava ispat edilemediğinden bahisle reddine karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında ” davalıya ait 122 ada 15 parsel … taşınmazın yüzölçümündeki artışın, güney sınırının sabit sınır olarak değerlendirilmesinden kaynaklandığı, ilk tesis tapulama paftasının sayısallaştırılması ile hesaplanan davacıya ait eski 15 … parsel alanı ile yenileme sonucu oluşan yeni 122 ada 14 … parsel alanındaki eksilmenin tecviz dahilinde olduğu, 122 ada 14 parsel … taşınmazın doğu sınırının mera olması nedeniyle değişebilir sınır, diğer sınırlarının ise geçerli sınır niteliğinde değerlendirilmesinin doğru olduğu anlaşılmakla, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi anlatımları ile davalı asilin ön inceleme duruşmasındaki zapta geçen beyanları ve keşif mahallindeki yer göstermek suretiyle kabul yönündeki beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, müvekkilin taşınmazındaki azalmaya yönelik dava açıldığı değerlendirmesi ile davalarının reddedildiğini, ıslah taleplerinin dikkate alınmadığını, davalarının miktar azalmasına yönelik değil tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğunu ,davalı asil, tanıklar ve mahalli bilirkişilerin beyan ettiği üzere, evveliyatından beri müvekkil tarafından kullanılan alanın davalıya ait parsel içerisinde kaldığını, İlk Derece Mahkemesince davalının kabul beyanı hilafına hüküm kurulduğunu açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 22a ve 12 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.