YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8011
KARAR NO : 2023/5345
KARAR TARİHİ : 19.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1573 E., 2022/960 K.
KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bucak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/86 E., 2022/24 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında; Burdur ili Bucak ilçesi Kargı köyü çalışma alanında bulunan 124 ada 143 parsel … 650,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1995 yılından beri …’un kullanımında olduğu, 124 ada 144 parsel … 3.146,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve …’un kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmişlerdir.
2. Davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların kendi kullanımında olduğunu ileri sürerek kendi adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar … ve … cevap dilekçesinde; çekişmeli 124 ada 143 parsel … taşınmazın 1998 yılından beri …, 124 ada 144 parsel … taşınmazın 1998 yılından beri …’un kullanımında olduğunu, tarafların ortak murisi olan babalarının taşınmazların kullanım haklarını yazılı sözleşme ile kendilerine devrettiğini açıklayarak davanın reddini savunmuşlardır.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığına izafeten Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yönlendirilmesi gerektiğini, taşınmazların Hazinenin özel mülkiyetinde olup 2/B şerhi olan bir taşınmaz olduğunu, zilyetlik iddiasına itibar edilemeyeceğini, taşınmazın orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, orman sınırları dışına çıkarılsa dahi tapuda malik görünenler adına değil, tapuların Hazine adına çıkarılacağını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “dinlenen tüm tanıkların ortak beyanlarında dava konusu 143 parseli 4-5 yıldır kullandığını beyan ettikleri, tespit tarihinin 2018 yılı olduğu, davanın ise 2020 yılında açıldığı, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporundaki parsel içerisinde dikili zeytin fidanlarının yaşlarının da tanık beyanlarını doğruladığı anlaşılmakla tüm dosya kapsamı itibariyle dava konusu … ili … ilçesi Kargı Köyü 124 ada 143 parsel … taşınmazın davacı … kullanımında olduğu” gerekçesiyle davacı tarafından davalı … aleyhine açılan davanın kabulü ile dava konusu Burdur ili Bucak ilçesi Kargı Köyü 124 ada 143 parsel … taşınmazın beyanlar hanesine 27.07.2017 tarihli 2/B madde tutanağı ile konulan şerhinin iptaline ve tapu sicilinin beyanlar hanesine “Bu parsel 2015 yılından itibaren İbrahim oğlu …’un fiilen kullanımındadır” şerhinin yazılmasına, davacı tarafından davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, davalı … vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın davalı … yönünden reddi kararını istinaf ettiklerini, mahkemenin delilleri yanlış takdir ettiğini ve hatalı bir karar verdiğini, tanıkların beyanları keşif esnasında öncelikle keşif aracının başında, keşif fotoğraflarından da görüleceği gibi keşif aracının hizasındaki çam ağacı baz alınarak alındığını, akabinde ise tanıkların refakate alınarak yer göstermeleri istendiğini, davacı tanığı Hanife Kurul’un beyanı alınırken 144 parsel ve 147 parsel arasındaki sınır boyunca yürümüş ve yürürken yürünen yol boyunca 147 parsele atıf yaparak kendilerinin olduğunu, eliyle de göstererek 144 parsele atıf yaparak “buralarda bizim hakkımız yoktur” diyerek de davalı …’e ait olduğunu belirttiğini, tanığın bu beyanı kroki de A harfi ile gösterilen kısıma kadar olan bölüme ithafen söylendiğini, 144 parsel yönünden uyuşmazlık konusu kısmın kroki de A harfi ile gösterilen kısım olduğunu, tanığın kroki de A harfi ile gösterilen kısma geldiğinde ise “eski zeytin ağacının bir tanesi …’a bir tanesi de bize aittir, bu zeytin ağacından itibaren …’un hiçbir hakkı yoktur, bu zeytin ağacından itibaren eşim …’ya aittir, büyük çam ağacı bize ait yerin içerisinde kalmaktadır. …” diyerek belirttiğini, tanığın A harfi ile gösterilen kısma gelmeden önce yer göstermesi ile ilgili beyanını 144 parselin tamamı için konuşulmuş gibi yanlış ve hatalı yorumladığını, bilirkişi raporunun son sayfasında A alanı ile gösterilen kısımda 30-40 yaşlarında 2 adet çam ağacı, 25-30 yaşlarında 2 adet zeytin ağacı olduğunun görüldüğünü, tanıkların beyanında geçen eski zeytin ağaçları ve tanıkların belirttiği keşif aracının hizasındaki çam ağacının raporun eki olan 1 sayfa kroki de gösterildiğini, kroki üzerinden bakıldığında ve tanık beyanlarıyla kıyaslandığında dahi davacının A harfi ile gösterilen kısım yönünden davacının davasında haklı olduğunun görüleceğini, davalı …’a yönelik olarak da davalarının sübut bulduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davacı vekili 21.07.2022 tarihli tedbir talepli dilekçesinde; davalı …’un 143 parsel yönünden davanın davacı lehine sonuçlanmasına rağmen 143 parseldeki zeytin ağaçlarındaki davacının damlama-sulama borularını attığını, kestiğini ve davacının burayı fiilen kullanmasına engel olduğunu, olay üzerine Jandarma ekipleri gelerek tutanak tutulmuş olsa da davalının davacının bu parseli kullanmasına engel olduğunu, davacının yıllarca bakıp büyüttüğü ağaçlarının kurumak üzere olduğunu, davalılardan …’un kesim talebi üzerine Orman İdaresinden yetkililerin gelerek 144 parsel içerisindeki çam ağaçlarının kesimini yapacaklarını söylediklerini, davalılardan … aleyhine açılan davanın her ne kadar reddine karar verilmiş olsa da dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, zilyetliğin tespit durumunun sonuçlanmadığını, yargılamanın devam ettiğini ileri sürerek davalıların dava konusu ettikleri bu kısımlara yaptığı müdahalenin önlenmesi için yargılama sonuna kadar dava konusu taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir niteliğinde şerh verilmesini ve durumun ilgili kurumlara bildirilmesini 3091 … taşınmaz mal zilyetliğine yapılan tecavüz ve müdahalelerin önlemesi hakkında yasal mevzuat hükümleri gereğince işlem yapılmasını, 144 parsel içindeki ağaç kesim işlemlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
3. Davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hak düşürücü süre yönüyle itirazları olduğunu, kadastro tespiti sırasında davacı …’un taşınmaz mahallinde olduğuna dair tutanaklarda imzası olduğunu, kadastro tahdit ve tespitinden haberi olmadığını söyleyemeyeceğini, mahkemece bu husus değerlendirilmeden usulden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilmesinin yasalara aykırı olduğunu, keşif mahallinde dinlenen tanıkların da davalı …’un bu taşınmazı uzun yıllardan beri kullandığını, babasının bu yeri taksim sözleşmesi ile davalıya bıraktığını kabul ettiklerini, İlk Derece Mahkemesinin eksik inceleme sonucu karar verdiğini, tanıklardan özellikle Bekir Kaymaz ve diğer tanıklar ile davalılar arasında Bucak Asliye Ceza Mahkemesinde devam eden ve Bucak Asliye Hukuk Mahkemesinde süregelen birçok dava dosyası olduğunu, tanıkların tarafsız olmalarının kabul edilemeyeceğini, tanıklıklarının hükme esas alınamayacağını, hem beyanlar hanesi, hem taksim sözleşmesi gibi yazılı ispat kuvveti olan deliller varken soyut ve tarafsız olamayan tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere tapu ve zilyetlik yolu ile ormandan yer kazanılmasının mümkün olmadığını, orman sınırları içindeki yerlere ait tapuların hukuki değeri bulunmadığından, bu yerlerin orman sınırları dışına çıkarılsa dahi tapuda malik görünenler adına değil, Hazine adına çıkarılacağını, Yargıtay İçtihatlarının da bu yönde olduğunu, taşınmazların hukuki nitelikleri belirlenmeden özel mülkiyete konu olmalarının söz konusu olmadığını, ne zaman itibarı ile zilyet olunduğunun nedenleriyle birlikte açıkça belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın 6831 … Kanun’un 2 nci maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmakla özel mülkiyete konu olamayacağını, bu tür taşınmazların zilyetlik, tapu ve vergi kaydı ile kazanılamayacağını, davacı tarafın kullanıma dair hak sahipliğini ispat edemediğinden davanın reddinin gerektiğini açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “Her ne kadar dava açıldığı tarihte taşınmazlar Hazine adına kayıtlı ise de, UYAP sistemine bağlı TAKBİS sisteminden alınan güncel tapu kayıtlarına göre yargılama sırasında 14/01/2022 ve 02/02/2022 tarihlerinde çekişmeli taşınmazların 6292 … Kanun uyarınca şerh sahibi davalılara satılarak Hazine’nin mülkiyetinden çıktığı, 3402 … Kanun’un Ek-4. maddesi ve 6292 … Kanun’un amacı göz önüne alındığında, beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemli davaların, Hazinenin tapu maliki olduğu taşınmazlar hakkında açılabileceğinin kabulü gerektiği, taşınmaz Hazine mülkiyetinden çıktıktan sonra taşınmazların 3. şahıslar adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle artık şerhe yönelik davanın dinlenme olanağının kalmadığı, hal böyle olunca; Mahkemece, her iki taşınmaz yönünden davanın reddine (Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 31/05/2021 tarih 2021/3283-4530 Esas-Karar) karar verilmesi gerekirken taşınmazlardan biri hakkında şerh kararı verilmesinin isabetsiz olduğu, davacı tarafın karar tarihinden sonra ilk derece mahkemesine hitaben yazdığı dilekçe ile dava konusu taşınmazlara ilişkin müdahalenin önlenmesi niteliğinde tedbir kararı verilmesini talep ettiği ve ilk derece mahkemesi tarafından talebin istinaf aşamasında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de Dairemize hitaben yazılan harcı yatırılmış usulüne uygun bir tedbir talebi bulunmadığından bu talep hakkında da karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı … Kurtul vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve ilaveten davanın ikame edilmesinden sonra taşınmazların davalılara devredilmiş olması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 … Kadastro Kanunun 3402 … Kanun) Ek 4 üncü maddesi gereğince 6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman dışına çıkartılan taşınmazda yapılan kullanım kadastro çalışmasına itiraz davasında, taşınmazın 6292 Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 … Kanun) gereğince yapılan satış sonucu davanın reddine karar verilmesinin doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 … Kanun, 6292 … Kanun.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davacı …’dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.