YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8072
KARAR NO : 2023/512
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1633 E., 2022/1459 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanıcı şerhinin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında, … ili, Merkez ilçesi, Ayvatlar Mahallesinde, bulunan 1225 ve 1227 parsel sayılı taşınmazlar Hazine adına tespit edilmiş, tutanakların 07.03.2013 tarihinde kesinleşmesiyle tapuya tescil gerçekleşmiştir. Her iki parselin kadastro tutanağının edinme sebebi sütununda, taşınmazların 2001 yılından beri Veli oğlu …’ın kullanımında olduğu belirtilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … Mahallesinde, bulunan 1225 ve 1227 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların kadastro tutanaklarında 2001 yılından beri …’ın kullanımında olduğunun belirtildiğini, ancak taşınmazların boş olduğunu, kullanılmadığını ileri sürerek kadastro tutanaklarında geçen kullanıcı şerhlerinin kaldırılmasını istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların uzun yıllardır vekil edeni ve ailesi tarafından kullanıldığını, kadastro tutanaklarında da bu yönde belirleme yapıldığını, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) kapsamında taşınmazları satın almak üzere vekil edeninin hak sahibi olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların malikinin Hazine olup, beyanlar kısmında dava konusu taşınmazlara şagil ataması yapılmamış olduğu, Kadastro Müdürlüklerince kesinleşen kadastro tutanakları üzerinde herhangi bir değişiklik yapılamayacağından edinme sebebinde yazan kullanıcının kaldırılmasının mümkün olmadığı, kadastro tespit tutanaklarının kesinleşme tarihinden sonraki tespitlerde bu iki parselin boş olmasının 2001 yılından 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesine göre kadastro çalışmalarının yapıldığı 2012 yılında kadar …’ın kullanımında olmadığını göstermeyeceği, … 2. İdare Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2020/958 Esas, 2020/1032 Karar sayılı kararında 1225 ve 1227 parsel sayılı taşınmazların 2011 yılından beridir davacının kullanımında olduğunun fakat tarımsal amaçlı bir faaliyet bulunmadığının belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarında 2001 yılından beri …’ın kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespitleri yapılmış ise de taşınmazların kullanılmadığı ve fiili durumunun boş ve işgalsiz olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit edildiği gibi 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan tespit sırasında düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesinde herhangi bir kullanım şerhinin bulunmadığı, davacının edinme sebebinin değiştirilmesi talebinde de hukuken korunması gerekli bir yararının bulunmadığı, davanın reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tutanağının edinme sebebindeki kullanıcı belirlemesinin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.