YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8113
KARAR NO : 2023/6281
KARAR TARİHİ : 04.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 122 parsel (yeni 106 ada 51 parsel) … 2.719,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; … ilçesi … Mahallesi … Mevkiinde kain tapuda davalı adına kayıtlı 106 ada 51 parsel … taşınmazın davacının malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda olduğunu, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olup kültür arazisi, tarla vasfında olduğunu, davalı adına tescil tarihine kadar 20 yıldan fazla malik sıfatıyla zilyet ve tasarruf edildiğini, bu zilyetliğin nizasız ve fasılasız olarak sürdürüldüğünü, taşınmaz içerisinde davacıya ait ev, 35 yaşlarında bir zeytin ağacı ve 30-35 yaşlarında armut ağacı ve muhtelif meyve ağaçları olduğunu, taşınmazın bahçe ve tarla olarak kullanıldığını, davalı adına idari yoldan 1991 yılında yapılan tescil tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı süresinin fazlasıyla dolduğunu, davacının mülkiyet hakkı doğduğunu, kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu beyanla, … Mahallesi 106 ada 51 parsel … taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olduğunu, davacının tescil işleminin öncesinde ve sonrasında malik sıfatıyla ve yeterli süre ile zilyetliği bulunmadığını, bu nedenle davacının kazanılmış hakkı olmadığını, idare tarafından yapılan araştırmada dava konusu taşınmazın yeterli sürede ve malik sıfatıyla kullanılmadığının tespit edildiğini, davacı tarafın kazandırıcı zamanaşımı şartlarını ispatlamak zorunda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1991 yılından önce, eklemeli olarak 20 yılı aşkın bir süreyle, imar ihya çalışmalarının çok önceden tamamlanan çekişmeli taşınmazda, hububat ve bahçe tarımı yaparak zilyetliğini sürdürdüğü, miktar yönünden tescile engel bir durum olmadığı, böylece davacı lehine 4721 … Türk Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 713 ve 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 14 ve 17 inci maddesindeki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve Kanun’a aykırı olduğunu, orman ve fen bilirkişilerce düzenlenen raporda eksik inceleme yapıldığını, memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde detaylı inceleme yapılmadığını, raporun eksik olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ekonomik amaca yönelik tarımsal faaliyetin bulunup bulunmadığının bilirkişiler tarafından incelenmediğini, dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği ile imar ihyaya ne zaman başlandığı ve tamamlandığı hususlarının tespit edilmesi gerektiğini, bu tür davalarda davanın kabulü halinde aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, idari yoldan (ihdasen) Hazine adına tapu kaydı oluşturulan taşınmazın tapu kaydının, 4721 … Kanun’un 713/1 inci ve 3402 … Kanun’un 14 ve 17 inci maddeleri uyarınca iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kanun’un 14 ve 17 inci, 4721 … Kanun’un 713 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanun’a uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.