Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/8115 E. 2023/902 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8115
KARAR NO : 2023/902
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/373 E., 2021/132 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki Tespit ve Kullanıcı Şerhi Verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastrosu sırasında, … ili … ilçesinde bulunan 8641 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, beyanlar hanesinde, 2.895,3 m2′ sinin 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2 inci maddesinin B bendi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı açıklamasına yer verilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı … vekili, … ili … ilçesinde bulunan 8642 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmında müvekkili olan davacının evinin, ağaçlarının bulunduğunu ve taşınmazın bir bölümüne de tahıl ektiğini, bu yeri davacının uzun zamandır kullanmakta olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerde kullanıcı tespiti çalışmaları yapıldığını, ancak taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediğini ileri sürerek, taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun ve taşınmazda 31.12.2011 tarihinden daha önceki zamandan beri davacının zilyet olduğunun tespiti ile tapuya şerhine karar verilmesi istemiyle dava açtıktan sonra, yargılama sırasında 18.03.2016 tarihli oturumda dava konusu taşınmazın 8641 ada 1 parsel olduğunu, dava dilekçesinde sehven 8642 ada 1 parsel yazıldığını beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda dava konusu taşınmazın 2.895,30 m2′ sinin 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılan alanlardan olduğunun, 7,05 m2′ sinin ise ziraat alanında kaldığının anlaşıldığı, tanıklar ve mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazın 30 – 40 yıldan beri davacının kullanımında olduğunu beyan ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8641 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2.895,30 m2′ lik bölümünün 31.12.2011 öncesinden beri davacının kullanımında olduğunun tespitine ve bu tespitin kütüğün beyanlar hanesine tesciline, bu bölümün 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığının tespitine yönelik istemin hukuki yarar yokluğundan reddine, taşınmazın 7,05 m2 miktarındaki bölümüne yönelik istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın önceden beri müvekkili olan davacının kullanımında olduğunu, dinlenen tanıkların da bu yönde beyanda bulunduğunu, davada uyuşmazlığın imar planında kamu sahası olarak ayrılan bir yerde kullanıcı isminin yazılıp yazılmayacağı hususunda toplandığını, aynı bölgede bulunan diğer taşınmazlarda kullanıcı tespiti yapılmış olmasına rağmen dava konusu taşınmazda kullanıcı tespiti yapılmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; Kullanım kadastrosu yapılmayan yerde kullanımla ilgili yargı kararı verilemeyeceğini, kullanım kadastrosu yapıp yapmama işleminin bir idari işlem olduğunu, park yeri olarak ayrılan kısım için de kullanım şerhi verilemeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazda kullanım kadastrosu veya güncelleme çalışması yapılmadığı, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman dışına çıkartılan alanlarda kullanım kadastrosu yapılması işleminin idari bir tasarruf olup kullanım kadastrosu yapılmayan taşınmazların beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması ve tapunun beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) ve 6831 sayılı Kanun hükümleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nin 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.