Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/8119 E. 2023/2099 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8119
KARAR NO : 2023/2099
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanıcı şerhi verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının, arsa vasfıyla 276/611 hissesi imar nedeniyle Hazine, 184/611 hissesi satış nedeniyle …, 151/611 hissesi trampa nedeniyle … adına tapuya kayıtlı bulunan … ili … ilçesi 7603 ada 1 parsel sayılı 611,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 276 metrekaresinde yirmi yılı aşkın süredir zilyet olduğunu, davacının daha önce açtığı ancak takip edemediği tapu iptali ve tescil davası bulunduğunu, dilekçe ekinde sundukları 4706 sayılı Kanun uyarınca davacının yaptığı satın alma başvurusundan ve yapılacak yargılamadan anlaşılacağı üzere, dava konusu taşınmazın zilyedinin davacı olduğunu ileri sürerek, tapunun beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm bulunduğunu, dava konusu taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazlardan olmadığını, kullanım kadastrosu bulunmadığını, Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlardan olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Davalı … cevap dilekçesinde; dava konusu yerdeki payı almadan önce Hazineye sorduklarını, kendilerine tapuda kimin ismi geçiyorsa ona verileceği bilgisi verildiğini, bedeli ödediklerini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

3. Davalı … cevap dilekçesinde; Hazinenin kendisine teklifte bulunduğunu, taşınmazı zorla almadığını, parayı ödediğini beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu yerde kullanım kadastro çalışması ve güncelleme çalışması yapılmadığı, dava tarihinden önce dava konusu taşınmazın bir kısmının …’e, bir kısmının …’a Milli Emlak Müdürlüğü tarafından alınarak satışının yapıldığını, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (4706 sayılı Kanun) gereği hazine arazisi olan taşınmazın yalnızca hissedarlara satılabileceği, davacının taşınmazda hissedar olmadığı, bu haliyle taşınmaz dahili davalılara satıldığından zilyetlik iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının yıllardır ve halen dava konusu taşınmazın zilyedi olduğunun dinlenen tanık beyanları da dikkate alındığında tartışmasız olduğunu, kullanım kadastrosu yapılmadığı bildirilmiş ise de ecrimisil ihbarnamesi gönderildiğini, bunun yanında 4706 sayılı Kanun yürürlüğe girdiği tarihte davacı paydaş olduğundan zilyetlikten kaynaklı satın alma hakkının davacıya ait olduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapunun beyanlar hanesine davacının zilyet olduğunun şerh verilmesi isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun),

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.