Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/8222 E. 2023/670 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8222
KARAR NO : 2023/670
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz, müdahalenin önlenmesi, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 16.09.2021 tarihli ek karar ile istinaf talebinin süreden reddine karar verilmiş, ek kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararının kaldırılarak esasa dair kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sırasında Konya İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı….. Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı bulunan 291 ada 120 parsel sayılı 383,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 351,53 metrekare yüzölçümlü olarak, temyize konu davalı … adına kayıtlı bulunan 291 ada 119 parsel sayılı 381,75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 401,119 m2 yüzölçümlü olarak tescil edilmiştir.

2.Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve komşu 291 ada 119 parsel maliki tarafından el atıldığını belirterek tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi kal ve ecrimisil istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Şirket yargılama sırasında davaya katılmamış, beyanda bulunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2019 tarihli ve 2017/795 Esas, 2019/623 Karar sayılı kararıyla; temyize konu 291 ada 119 parsel sayılı taşınmazın maliklerinin, fen bilirkişilerinin 04.12.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda aynı mevkiinde kain 120 nolu parselde A harfi ile gösterilen ve kırmızı renkli ile taralı 15,56m² miktarlı davacıya ait taşınmaza yönelik müdahalesinin men’ine, kal’ine, A harfi ile gösterilen 15,56 m2 yüzölçümündeki alanın tapu kaydının iptali ile, davacı adına kayıtlı 291 ada 120 parsel parsel sayılı taşınmaza eklenmek sureti ile tapuya kayıt ve tesciline, 7.625,00 TL ecrimisil bedelinin 14.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Gayrımenkul Şti’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.İlk Derece Mahkemesi, 16.09.2021 tarihli ek kararıyla istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 346/1 inci maddesi gereğince süreden reddine karar verilmiştir.

3.Davalı şirket vekili ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli ve 2019/784 Esas, 2019/770 Karar sayılı ek kararıyla; Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2017/795 Esas, 2019/623 Karar sayılı ek karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı … San. Tic. Nak. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 14.02.2022 tarih, 2021/4019 Esas, 2022/1142 karar sayılı kararıyla;

Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 212 inci maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacağı,
Şirketlerin adresi, Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı bulunan adresidir. 7201 sayılı Kanun’un 12 inci maddesine göre, hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun’un 13 üncü maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20 ve 21 inci maddelerinde de tüzel kişilere yapılacak tebligat usulü belirlendiği,

Ayrıca, olay tarihinde yürürlükte bulunan 7201 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde, “Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır” denilmiş, elektronik ortamda yapılacak tebligatlara ilişkin usul ve esasları düzenleyen “Elektronik Tebligat Yönetmeliği” çıkarıldığı, (RG 19.01.2013 t. S. 28533).

Somut olayda İlk Derece Mahkemesince açıklanan mevzuat hükümleri gereğince dava dilekçesi ve eklerinin elektronik yolla tebliğine yönelik zorunluluk dikkate alınmaksızın yargılamaya devam edilmesi isabetsizdir. Hal böyle olunca mahkemece öncelikle dava dilekçesi ve eklerinin davalı şirkete elektronik yolla tebliğinin sağlanması, mümkün olmaması halinde güncel ticaret sicil adresi sorularak, tespit edilecek bu adrese Tebligat Kanunu’na uygun olarak normal tebligat yapılması, tebligatın iade gelmesi, tebligat yapılamaması, iade zarfında yeni bir adres tespit edilememesi durumunda, Ticaret Sicil Memurluğundan gelen ticari sicil adresine usulüne uygun tebliğinin sağlanması bunun da mümkün olmaması halinde ilanen tebliğ yoluyla yöntemince taraf teşkili sağlandıktan sonra, davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekeceği,

Açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine yapılan gerekçeli kararın usulsüz tebliğinin, usulüne uygun görülerek istinaf talebinin süresi geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle talebin süre aşımından reddine dair Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2017/795 Esas, 2019/623 Karar sayılı ek kararına ilişkin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı, usul ve yasaya aykırı olup, esastan reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar da kaldırılmak suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma kararında dava dilekçesi ve eklerinin davalı şirkete elektronik yolla tebliğinin sağlanması gerektiğinden bahisle bozma yapılmış ise de; dosya kapsamından davalının elektronik tebliğin yapılması için gerekli olan hesabın davalı tarafından aktif edilmediği, davalının güncel ticaret sicil adresi sorulduğu, tespit edilen bu adrese Tebligat Kanunu’na uygun olarak normal tebligat yapılması için tebligatın çıkarıldığı, 20.09.2017 tarihinde tebligatın iade geldiği, iade zarfında yeni bir adres tespit edilemediği, Ticaret Sicil Memurluğundan gelen ticari sicil adresine 7201 sayılı Kanunu madde 35’e göre tebligat yapılarak ve usulüne şekilde taraf teşkili sağlandığı, bu nedenle işin esası incelendiği, Davalı … Ltd. Şti tarafından Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin İkinci Bölüm 6 ıncı madde 1 inci Fıkraya göre elektronik tebligat adresi aktif edilmediğinden mahkemece elektronik tebligat yapılması mümkün olmadığından bu nedenle yapılan tebligatların usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine karar verilmiş ve yukarıda (III.) Bentte yazılı hüküm yeniden tesis edilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde; Davalı Şirkete çıkartılan tebligatlarda şirketin adının tam olarak yazılmadığını, davalı şirket yetkililerinin inşaat işi ile uğraşmaları nedeniyle gündüzleri şirket adresinde durmadıklarını, bu nedenle tebligatların komşuya haberdar edilmeden ve kapıya haber kağıdının yapıştırılmadan tebliğ edilmesi nedeniyle davadan haberdar olmadıklarını, 7201 sayılı Kanun’un 21/1 inci maddeye göre usulüne uygun bir tebligat olmaksızın 35 inci maddeye göre tebligatların yapılmasının usule aykırı bulunduğunu, işin esası yönüyle de, uygulama kadastrosunun doğru yapıldığını, davacı şirketin taşınmazına yapılan bir müdahalelerinin de bulunmadığını, bu nedenle ecrimisil de talep edilemeyeceğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosu sonucunda oluşturulan sınıra itiraz ile bu sınıra davalı Şirket tarafından yapılan müdahalenin önlenmesi , kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373/5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci ve 35 inci. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; İlk Derece mahkemesince, bozma sonrası yapılan yargılamada PTT’den davalı şirketin elektronik posta adresinin olup olmadığı var ise ne zaman aktive edildiğinin sorulduğu, anılan kurumdan verilen 15.11.2022 tarihli cevap ile Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı şirketin adres değişikliği yapıp yapmadığının sorulması sonucu verilen 18.07.2022 tarihli cevabi yazısı da değerlendirilerek direnme hükmünü kurulduğu, bu durumda, mahkemece verilen karar usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmayıp, yeni delile dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu, kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Dairemize ait olduğu anlaşılmakla temyiz incelemesine geçildi.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı şirketin aktive edilmiş elektronik tebligat adresinin bulunmadığı, bu durumda dava dilekçesinin 7201 sayılı Kanun’un 21/1 inci maddesine uygun şekilde çıkarıldığı, davalı şirketin tanımadığından bahisle iade edildiği, tebligat adresin davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olduğu, yargılama aşamasında bundan sonra dava dilekçesinin, bilirkişi raporlarının, ıslah dilekçesinin tebliğine dair davalı şirkete yapılan tebligatların usule uygun yapıldığının anlaşılmasına göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.