Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/8246 E. 2023/907 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8246
KARAR NO : 2023/907
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/5 E., 2013/64 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki Uygulama Kadastrosuna İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … ili Merkez … köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan eski 725 parsel sayılı 11.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 107 ada 117 parsel numarasıyla 13.409,44 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 726 parsel sayılı 8.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 107 ada 116 parsel numarasıyla 8.588,02 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 718 parsel sayılı 18.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 107 ada 124 parsel numarasıyla 16.677,52 metrekare yüzölçümlü olarak ve tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 727 parsel sayılı 22.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 108 ada 7 parsel numarasıyla 15.663,75 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 727 parsel sayılı 22.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 108 ada 7 parsel numarasıyla 15.663,75 metrekare olarak tespit gördüğünü, taşınmazının yüzölçümünün küçüldüğünü, eksilmenin yeni 107 ada 116, 107 ada 117 ve 107 ada 124 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin genişlemesinden kaynaklandığını öne sürerek, taşınmazın yüzölçümünün eski hale getirilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar, cevap dilekçesi ibraz etmemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı … tarafından iptali istenen tapu kayıtları üzerinde yenileme yapıldığı, ancak henüz tescil işlemlerinin yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, dava şartı eksikliğinden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; yenileme çalışmaları yapılan taşınmazların kesinleştirme ve tescil işlemlerinin ilgili kadastro müdürlüğünün idaresinde olduğunu, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddedilmemesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince mahallinde gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, askı ilanı yapılmış bir taşınmazda tescil işleminin aranmasının yargılamaya pratik bir katkı sağlamayacağını, Mahkeme aksi kanaatte ise de bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, askı ilan süresinden sonra genel mahkemede açılan uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun’ un 27, 36 ve 320 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi,

3. Değerlendirme
1. Karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun’un 320/1 inci maddesinde, “Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.” hükmüne yer verilmiş olup, öncelikle belirtmek gerekir ki anılan maddeye göre duruşma yapmadan karar verilebilmesi için bunun hukuken mümkün olması gerekir. Başka bir anlatımla, ancak hukukun cevaz verdiği “İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz vb. gibi” Kanun’un duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanıdığı hallerde dosya üzerinden karar verilebilmesi mümkündür. Kanun’un açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği durumlarda dosya üzerinden karar verilemez. Kaldı ki; 6100 sayılı Kanun’un hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27 nci maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36 ncı maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılama hakkına ilişkin 6 ncı maddesi de dikkate alınmalıdır.

2. Anılan kanun hükümleri ve yasa koyucunun takip ettiği amaç gözetildiğinde, taşınmazın aynına ilişkin olan Uygulama Kadastrosuna İtiraz davasının yargılamasının duruşma açılmak suretiyle yapılması gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülerek dosya üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

3. Öte yandan; kabule göre de, eldeki dava, uygulama kadastro tutanağının kesinleşmesinden sonra genel mahkemede açılan uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkin olup, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

4. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar göz ardı edilerek, duruşma açılmaksızın, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi ve davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun düşünülmemesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü madde hükmü gözetilerek 1086 Sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.