Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/8308 E. 2023/5527 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8308
KARAR NO : 2023/5527
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/200 Esas 2022/66 Karar
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar … ve müşterekleri ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında, … ili Genç ilçesi Bayırlı Köyü çalışla alanında bulunan 168 ada 73 parsel … 2.349,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı … adına tespit edilmiştir.
2.Davacı … dava dilekçesinde; … İli Genç İlçesi Bayırlı Köyü 168 ada 73 parsel … taşınmazın tespitinin davalı … adına yapıldığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında davacının vefat etmesi nedeniyle dava, mirasçıları tarafından takip edilmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevaplarında; dava konusu yerin davacılarla ilgisinin bulunmadığını, atalarından kalan yer olduğunu beyan ederek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2010 tarih ve 2007/118 Esas, 2010/91 Karar … kararı ile, davanın kabulüne, taşınmazın davacı … adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 19.10.2010 tarih ve 2007/118 Esas, 2010/91 Karar … kararı, davalı …’ in Fatma … dışındaki mirasçıları temyiz etmiştir.

2. Temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.12.2011 tarih ve 2011/3127 Esas, 2011/10118 Karar … ilamıyla; “…Mahkemece dava konusu taşınmazın öncesinin davacının miras bırakanına ait olup, uzun yıllar zilyet olduğu, 1990’lı yıllardan sonra terör korkusu nedeniyle kullanılmadığı, davalıların taşınmazla ilgisi bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm kurmak için yeterli olmadığı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından ne kadar süreyle ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı hususlarının yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı şekilde sorulmadığı ve tanık beyanları arasındaki çelişkinin de giderilmediği, tespite aykırı sonuca ulaşılmasına rağmen tespit bilirkişilerinin dinlenilmediği, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delillerinin sorulup toplanması, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, belirlenecek elverdiğince yaşlı, tarafsız, taşınmazın bulunduğu yeri ve kullanım şeklini iyi bilen 3 kişilik yerel bilirkişi heyeti ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, taşınmazın kimler tarafından, ne şekilde ve hangi sıfatla kullanıldığının, kadastro tespitinden evvel taraflar arasında fiili paylaşılma olup olmadığının ve paylaşmanın saptanması halinde kullanımın bu paylaşıma uygun olup olmadığının yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından sorulup saptanması, davacı tarafın zilyet olduğunun bildirilmesi halinde, zilyetliğin kiracılık sıfatından kaynaklanıp kaynaklanmadığınn yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı olarak sorulması, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılması, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli ve infazı mümkün ayrıntılı rapor düzenlettirilmesi, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahalli bilirkişi olarak beyanlarına başvurulan Kamil Gengörü’nün keşifte alınan beyanlarında, …’nin babası olan …’nin 1970 yılında köyü terk ederek … Merkez’e yerleştiğini, taşınmazdaki zilyetliğinin bu tarihte sona erdiğini, bu tarihten sonra taşınmazı kızı Asiye’nin kocası olan …’ye bıraktığını; …’nin de taşınmazı 1970 yılından 1990 yılına kadar kullandığını, …’nin yerin kullanımı karşılığında …’ye kira ödemediğini, zilyetliğini bıraktığını, bundan sonra da taşınmaz üzerinde …’nin herhangi bir zilyetliğinin olmadığını, taşınmaz üzerinde keşif tarihinde yıkıldığı için görülmeyen taştan yapılma bir yayla evinin bulunduğunu beyan etmiş olması ve davalıların tanığı … …’ in keşifteki beyanlarında, …’nin …’den bu yeri uyuz hayvanlarını bir süre barındırmak için istediğini, …’in de …’ye izin verdiğini, kendisinin yaş itibariyle yeri …’nin kullandığına hiç şahit olmadığını, ancak kendisi 18-19 yaşlarındayken burayı …’nin 2 yıl kullandığına şahit olduğunu, … iki yıl kullandıkta sonra …’in “tarlayı biz size emanet olarak vermiştik, sürekli vermemiştik, tarlayı geri verin” deyince …’nin ekmeyi bıraktığını, … kullandıktan sonra yeri kimsenin ekmediğini, davalı …’in yerinin bu parselin kenarında olduğunu, …’nin parselde evinin olmadığını, parselin batısından geçen derenin diğer tarafında kendi kullandığı parseli üzerinde evinin bulunduğunu, …’nin evinin olmadığını, çok önceleri …’in yeri kullandığını, …’in burayı ekip biçtiğini görmediğini, ancak duyduğunu, …’ye geçici olarak verildiğini duyduğunu beyan etmesi karşısında, dava konusu parselin yakınında …’lerin parselinin olması ve bu sebeple parselin yakınlarında kendi kullanımında olan parsel olmayan davacı …’ye nazaran kendilerinin kullanımında olan parselin komşusu olan dava konusu parsel üzerinde zilyetliklerinin bulunmasının daha makul bulunması, tanık … …’in “…” ve “…’nin” de kullanımlarından bahsetmiş olması sebebiyle yanlı beyanda bulunmadığı, beyanlarına itibar edilebileceği, davacı tanığı Ayhan Vergi’nin keşifte alınan beyanlarında kendi içinde dahi bir kısım açılardan çelişkili beyanda bulunması- tanık öncelikle yerin … … ile ilgisi olmadığını beyan etmişken, sonradan hatırladığını belirterek yerin … … tarafından …’ye verildiğini …’den duyduğunu beyan etmiştir, yaşı itibariyle şahit olması mümkün olmayan tarihlerle ilgili beyanda bulunmuş olması yerin 1989 yılına kadar kullanıldığını beyan eden tanığın, ayrıca yayladaki eve girip çıktığını beyan eden tanığın 1983 doğumlu olması, dolayısıyla 5-6 yaşlarında olduğu dönemle ilgili beyanda bulunmuş olması- karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, yanlı beyanda bulunduğu mahkemece değerlendirildiği ve neticeten parselde …’in malik sıfatıyla zilyet iken geçici bir süre için …’ye zilyetliği verdiği, … ve vefatından sonra mirasçılarına geçen malik sıfatıyla zilyetlik hakkına dayanarak …’nin iki yıl yeri kullandıktan sonra zilyetliği … mirasçılarından …’in talebi üzerine terk ettiği, davacı … açısından zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediği kanaatine varıldığı gerekçeleri ile, davanın reddine, … ili Genç ilçesi Bayırlı Köyü 168 ada 73 nolu parselin kadastro tespitine yapılan itirazın reddi ile tespit maliki …’in ölü olması sebebiyle, 22.11.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda belirtildiği gibi 2349,17 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla; tamamı 20 pay kabul edilerek davalı mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar … ve müşterekleri ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı asiller …, … ve … temyiz dilekçelerinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, murisleri olan davacı …’nin malik sıfatı ile taşınmazı kullandığını, davalıların malik sıfatı ile zilyet olmadıklarını, ayrıca hava foroğraflarından yararlanılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamında önce yapılan ilk keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarının hükme esas alınmamasının hatalı olduğunu, bu beyanlara göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, karar verilirken hava fotoğraflarının istenmediğini, bu nedenle eksik incelemeyle göre karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını kararı istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar … ve müşterekleri ile davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
R.A / Karşılaştırıldı.