YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8433
KARAR NO : 2023/1878
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2097 E., 2021/2203 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … ve müşterekleri vekili ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … ve müşterekleri vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında Samsun ili, ….. ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 55 ada 22 parsel sayılı 2.097,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespite tabi tutulmakla beraber, hükmen tescil harici bırakıldığı, 1986 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında ise orman rejimi dışına çıkarıldığı, evveliyatında komşu 55 ada 16 ve 19 parsellerle bütün halde …’ın zilyetliğinde iken ifraz ederek 1975 yılında 55 ada 22 parsel sayılı taşınmaza isabet eden kısmın …’a bağışladığı, …’ın ise 1986 yılında ….’a sattığı ve taşınmazın belirtilen kişinin zilyetliğinde olduğu ancak bu gibi yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığı belirtilerek beyanlar hanesine, taşınmazın 1986 yılından beri …. oğlu …’ın kullanımında olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiş; bilahare, askı ilan süresi içerisinde … tarafından açılan davanın yargılaması sonucunda 19 Mayıs Kadastro Mahkemesinin 5.10.1994 tarihli ve 1993/1028 Esas, 1994/1140 Karar sayılı kararı ile verilen davanın reddi ve taşınmazın tespit gibi tesciline yönelik kararı üzerine kadastro tespiti 21.11.1994 tarihinde kesinleşmiştir. Bilahare, taşınmaz 04.01.2019 tarihinde 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkındaki Kanun (6292 Sayılı Kanun) gereğince satılarak 1/3 payları oranında …, … ve … adına tescil edilmiş, daha sonra ise 28.01.2019 tarihinde satılarak … adına kayden intikal ettirilmiştir.
2. Davacı …, …, … ve …’e husumet yönelterek; davalıların çekişmeli taşınmazı 6292 Sayılı Kanun uyarınca satın alarak adlarına tescil ettirdiklerini, taşınmaza ilişkin olarak daha evvel düzenlenen güncelleme listesinin hukuka aykırı olup, taşınmazın el değiştirip değiştirmediğinin araştırılmadığını, buna karşın taşınmazın zilyedinin 1991 yılında değiştiğini ve taşınmazın zilyetliğinin … tarafından “tapusuz tarla ve zilyetliğin devrine ait senet” gereğince kendisine devredildiğini, bu yeri komşu 55 ada 19 parsel sayılı taşınmaz ile birleştirmek sureti ile etrafını dikenli telle çevrelediğini, üzerine ise 40 – 50 ocak fındık ağacı diktiğini, dolayısı ile davalıların adına tescil isteklerinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı gibi tescil işleminin yolsuz tescil mahiyetinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
3. Davacı vekili 09.07.2019 tarihli dilekçe ile taşınmazı devralan …’a yönelttiklerini belirterek bu kişiyi davaya dahil etmiş, 15.10.2020 tarihli dilekçe ile davaya tazminat istemi olarak devam edeceklerini bildirmiş, 05.05.2021 tarihli dilekçe ile dava değerini 98.202,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … ve … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murisleri …’ın ölümü üzerine kendilerine intikal ettiğini ve davacının her hangi bir hakkı bulunmadığını, taşınmazın 2/B parseli olup, dava tarihinden evvel satın alınarak adlarına tescil edildiğini, taşınmazın evveliyatı orman olup, özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığını, satın alma tarihinden evvel şerhe yönelik dava açılabilmesinin mümkün olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili, cevap dilekçesinde; benzer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
3. Dahili davalı … cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olup, taraflar ile bir tanışıklığı olmadığını, emlakçı aracılığı ile taşınmazı satın aldığını, tapuya güven ilkesi uyarınca haklarının korunması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar yönü ile tazminat koşullarının oluştuğu, dahili davalı … yönünden ise herhangi bir talep bulunmadığı gerekçeleri ile davacının tazminat davasının kısmen kabulüne, dava değeri olarak belirlenen 98.202,00 TL’den davalıların 2/B satışı nedeni ile Hazineye ödemiş oldukları toplam 11.498,07 TL’nin mahsubu ile 86.703,93 TL’nin, dava tarihi olan 28.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, … dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı … yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … ve müşterekleri vekili ile davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … ve müşterekleri vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve kanuna, temel hukuk prensiplerine aykırı olduğunu, taşınmazın Hazineden usulüne uygun olarak satın alınmış olup elde yolsuz tescil istemi bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın değerinin eksik belirlendiğini, dava değerinden 11.498,00 TL’nin mahsubunun dahi hatalı olup, dahili davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, zira 15.10.2020 tarihli dilekçe ile davanın konusuz kaldığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … ve müşterekleri vekili ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, idari yoldan oluşan tapu kaydının iptal edilip edilmeyeceği ve taraflar arasında tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … ve müşterekleri vekili ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
2.887,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 8.663,40 TL’nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.