Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/1042 E. 2023/1505 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1042
KARAR NO : 2023/1505
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/154 E., 2021/74 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.03.2020 tarihli ve 2016/18188 Esas, 2020/941 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro Müdürlüğünce 3402 Sayılı Kanun’un 41 inci maddesi uyarınca davacı …’in talebi üzerine yapılan düzeltme işlemi neticesinde, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı … adına kayıtlı olan 368 parsel sayılı 2.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1.210,96 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiş ve düzeltme kararı kesinleşmiştir. Dairenin 09.11.2022 tarihli geri çevirme ilamı ile dosya arasına alınan tapu kaydına göre ise, dava konusu taşınmazın 07.06.2021 tarihinde, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-A çalışmaları neticesinde, 1.221,91 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.

2. Davacı … dava dilekçesinde, dava konusu 368 parsel sayılı taşınmazı 2300 m2 olarak dava dışı …’dan satın aldığını, zemin uygulamasında taşınmazın 1.210,96 m2 eksik olduğunu öğrendiğini, bunun üzerine Kadastro Müdürlüğüne müracaat ettiğini, düzeltme işlemi neticesinde taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini açıklayarak, 368 parsel sayılı taşınmazın 2300 m2 olarak tespitine ve sınırlarının yeniden çizilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde, kadastro elemanları tarafından yapılan ölçümde gayrimenkul, zemin, pafta ve krokinin uyumlu olduğunu ve komşularla herhangi bir ihtilafının bulunmadığının tespit edildiğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli ve 2014/513 Esas, 2015/262 Karar sayılı ilamı ile, “davanın 3402 sayılı Kanun’un 41 inci maddesine göre yapılan yüzölçümü düzeltme işlemine karşı itiraz niteliğinde olduğundan görevsizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine, talep halinde dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.

2. Dosyanın gönderildiği Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ve 2015/1128, Esas 2016/32 Karar sayılı kararı ile “düzeltme işlemine karşı 30 günlük süre içinde dava açılmadığı gerekçesi ile bu defa davanın süreden reddine” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 13.01.2016 tarihli ve 2015/1128 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 16. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 04.03.2020 tarihli ve 2016/18188 Esas, 2020/941 Karar sayılı ilamı ile “İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kanun’un 41 inci maddesinde öngörülen süresinin geçmiş olması nedeniyle kesinleşen düzeltme istemine karşı açılan davada görevsizlik kararı verilerek, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın süre yönünden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.09.2020 tarihli ve 2020/389 Esas, 2020/954 Karar sayılı ilamı ile, “Yargıtay bozma ilamı uyarınca görevsizlik kararı verilmesi üzerine, eldeki Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli ve 2020/154 Esas, 2021/74 Karar sayılı kararı ile, hüküm kurmaya elverişli, yeterli fen bilirkişi raporu ve ekindeki krokiyle, davacıya ait dava konusu taşınmazın planimetre ile yüzölçümünün 2300 m² olarak hatalı hesaplandığı, pafta zemin uyumu sağlanan sınırların koordinatlarının sayısal olarak hesaplanması ile elde edilen dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 1210,96 m² olması gerektiğinin belirlendiği, söz konusu hatanın 41 inci madde uygulamasıyla giderildiği ve Kadastro Müdürlüğünce 3402 Sayılı Kanun’un 41 inci maddesine göre yapılan düzeltme işleminde hata bulunmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, tapu kaydına güvenerek işlem yaptığından iyiniyetinin korunması gerektiğini, keşifte yeterli ölçüm ve inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, dava açılmasında kusuru olmadığından aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre, uyuşmazlık, 3402 Sayılı Kanun’un 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin usul ve kanuna uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kanun’un 41 inci maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.