YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1101
KARAR NO : 2023/1800
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2300 E., 2022/1668 K.
KARAR : İstinaf Başvurusu Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/398 E., 2019/488 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine ve davalı … İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle yeniden hüküm kurularak davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri olan davacıların babalarından, ona da onun babasından kalan Artvin ili … İlçesi … Köyü Bağlar Mevkiinde bulunan sınırlarını bildirdikleri taşınmazların 103 ada 1 ve 104 ada 1 sayılı orman parselleri içinde tespit ve tescil edildiğini, yıllardır bu yerlerin davacılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek, 103 ada 1 parsel içinde yaklaşık 300 – 500 m2, 104 ada 1 parsel içinde ise yaklaşık 1000 m2’lik arazinin tapularının iptali ile davacılar adına miras hisseleri oranında tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, Artvin ili … ilçesi … Köyü 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile, harita ve kadastro mühendisleri …. ve …’ın 08.04.2019 tarihli raporuna ekli krokide A harfi ile kırmızı renkte boyalı olarak gösterilen 1.267,93 m² lik kısmın taşınmazdan ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilmek sureti ile davacılar adına veraset ilamındaki payları oranında tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan kısmın orman vasfı ile aynı ada ve parsel numarası verilmek sureti ile maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının 1.374,95 m²lik mavi renkte B harfi ile gösterilen kısma yönelik açtığı davanın ise feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı Hazine ile davalı … İdaresi vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı … İdaresi vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın orman arazisi niteliğinde olduğunu, taşınmazın orman ile bütünlük arz ettiğini, ilk derece mahkemesince delillerin yanlış takdir edildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “Davacılar vekili tarafından; babaları/büyük babalarından vekil edenlerine bırakılan taşınmazın orman sınırları içinde tescil edildiği, yıllardır babalarına ait olup ölümünden sonra müvekkillerinin kullanımında olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına miras hisseleri oranında tesciline karar verilmesi talebiyle dava açıldığı, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan rapor ve ek raporda eldeki davada dava konusu olan ve krokilerinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazların aynı zamanda ilk derece mahkemesinin 2017/426 E sayılı dosyasında da davalı olduğunun belirtildiği, ayrıca bu hususun 06/03/2019 tarihli duruşmada davacı vekili tarafından (A) ve (B) harfi ile gösterilen taşınmazların 2017/426 E sayılı dosyada da davalı olan yer olduğu ile (A) harfli kısım yönünden davacılar açısından mülkiyet hususunda ihtilaf bulunduğunun belirtilerek beyan edildiği, İlk Derece Mahkemesinin 2017/426 E sayılı dosyasında verilen kararın istinaf incelemesinin aynı gün Dairenin 2019/2718 E sayılı dosyası ile yapılmış olduğu, her iki dosyada alınan bilirkişi rapor ve krokilerinden eldeki davada dava konusu olan taşınmazların aynı zamanda 2017/426 E sayılı dosyası kapsamında davalı olan taşınmazın bir kısmına ilişkin olduğu ve davaların biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyecek olması nedeniyle arasında bağlantı bulunduğu anlaşılmış ise de; davaların birleştirilmesi yönünde kaldırma kararı verilerek dosyanın mahkemeye gönderilmesine gerek görülmediği, zira; mahkemenin 2017/426 E sayılı dosyasında dava açan davacı ile eldeki davanın davacıları arasında akdi veya ırsi ilişkisi ile ortak miras bağının bulunmadığı, eldeki davada davacılar vekili dava konusu (A)=1.267,93 m² ve (B)=1.822,00 m² yüzölçümlü bölümlerin müvekkillerine babalarından kaldığı iddiasıyla miras payları oranında tescili istemiyle dava açtığı (yargılama sırasında (B) bölümüne ilişkin açılan davadan feragat etmiş), ibraz edilen mirasçılık belgesine göre muris Mahmut Saatçi’nin dava dilekçesinde belirtilen davacılar dışında Emriye Saatçi isimli mirasçısının da bulunduğu, murislerinden kaldığı belirtilen davalı taşınmazlar, murisin ölüm tarihi itibariyle ve hâlen iştirak halinde mülkiyete tabi bulunduğundan ve elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkının ortaklığa giren malların tamamına yaygın bulunması nedeniyle TMK’nın 640. ve 702. maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde oybirliği arandığı, yani tasarrufi işlemlerin tüm mirasçıların katılımıyla yapılabileceği, davanın da bir tasarrufi işlem olduğu, mirasçılardan biri veya bir kısmı tek başına veya miras hisseleri oranında adına tescil isteyemeyeceğinden ve tüm mirasçılar adına tescil istenmediği için de dışarıda kalan mirasçı/mirasçıların da davaya katılımının sağlanması veya miras ortaklığına temsilci tayini yoluyla da davanın yürütülmesinin mümkün olmadığı, usul hukukunda kural olarak bir kişinin davaya dahil edilmesi (katılması) suretiyle taraf durumunu alması ve o kişinin leh ve aleyhine hüküm kurulmasına olanak bulunmadığı nazara alınarak davacı vekilinin dava dilekçesinde miras payları oranında tescil istemesi ve gösterilen davacılar arasında adı belirtilmeyen mirasçı Emriye Saatçi adına vekaletname ibraz etmiş olmasının bu mirasçı yönünden dava açıldığını kabule imkan vermeyeceği, hal böyle olunca, murisin terekesindeki miras paylarına dayalı olarak davacıların dava açmakta aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesi ile (A) bölümüne ilişkin davanın reddedilmesi gerekirken bu bölüme yönelik davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” belirtilerek, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması suretiyle yeniden hüküm kurularak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2 maddesi uyarınca davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davayı ikame eden davacıların dışında yargılama esnasında Emriye Saatçi’nin de mirasçı olduğunun anlaşıldığını, davayı ikame ettikten yaklaşık 1 yıl sonra kendisine ulaşıldığını ve Emriye Saatçi’nin vekaletinin de dosyaya sunulduğunu, böylece taraf teşkilinin sağlandığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eşit miktarda vekalet ücretine hükmedilmesini kabul etmediklerini, davalılar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, hükmün bu yönü ile bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353, 356, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile 114 ve 115 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin, dava dilekçesinde miras payları oranında tescil istemesi ve gösterilen davacılar arasında adı belirtilmeyen mirasçı Emriye Saatcı adına vekaletname ibraz etmiş olmasının bu mirasçı yönünden dava açıldığını kabule imkan vermeyeceği, bu doğrultuda murisin terekesindeki miras paylarına dayalı olarak davacıların dava açmakta aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle husumetten red kararı verilmiş ise de; ulaşılan sonuç dosya kapsamıyla uyuşmamaktadır.
Zira; her ne kadar dava açılırken davacı olarak gösterilen mirasçılarla birlikte diğer mirasçı olan Emriye Saatcı davacı olarak gösterilmemiş ise de, yargılamanın devamı sırasında, mirasçı Emriye Saatcı’ nın, dava dilekçesinde davacı olarak gösterilen diğer mirasçıların vekiline vekaletname vermesinin ve bu vekaletnamenin dosyaya sunulmasının, usul ekonomisi ilkesi de dikkate alındığında, davaya muvafakat ve terekeye döndürme istemi olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiş ve bozma nedenine göre davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.