Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/1131 E. 2023/2359 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1131
KARAR NO : 2023/2359
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında; …. ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 663 parsel sayılı 9.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 107 ada 259 parsel numarasıyla ve 9248.10,00 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 668 parsel sayılı 8.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 107 ada 258 parsel numarasıyla ve 11.530,15 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalıya ait 107 ada 258 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların sınırlarının doğru belirlendiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve kanuna uygun, hüküm vermeye yeterli bilirkişi raporları doğrultusunda, (A) harfi ile belirtilen alanda sınırlandırma hatası yapıldığı, uygulama kadastrosu sırasında sınırlandırma hatalarının giderildiği yüzölçüm farkının sınırlandırma hatasından ve zamanın ölçüm metodlarındaki teknolojik gelişmelerden kaynaklandığı böylece uygulama kadastrosunun yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde; davalının her ne kadar 1970 yılından bu yana dava konusu yeri nizasız ve fasılasız kullandığını iddia etmiş ise de davalının dava konusu yeri babası vefat ettikten sonra yani 2 yıl evvel kullanmaya başladığını, davacının bu yerin kendisine ait taşınmazdan bölündüğünü bildirmesine rağmen davalının burayı yine de sürdüğünü, kendisine ait taşınmazın …’ın dedesinin muhtarlığı döneminde kendilerinden gasp edildiğini, daha sonra …’ın “vicdanım rahat değil bu yeri sana geri vereyim” diyerek kendisine sattığını beyan etmiş, keşif mahallinde dinlenen tanıklardan … ile aralarında husumet bulunduğunu, diğer tanıkların da muhtarın akrabaları olup kendisi ile husumetli olduklarını bu nedenle yanlı ve yalan beyanlarda bulunduklarını, dava konusu taşınmazlar arasındaki sınırın tesis kadastrosundaki gibi olduğunu, buna rağmen sınırın kendi taşınmazına ait olan güneydeki çeşmeden gösterildiğini, istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğunu, alınan raporların da hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan alınan 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.