YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/115
KARAR NO : 2023/959
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/467 E., 2016/212 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çorum ili, … ilçesi, … Köyü 145 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, tarla vasfı ile davalı adına belgesizden tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Çorum ili, … ilçesi … Köyü 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu köyde kadastro çalışmalarının yapıldığını, 30 gün süre içerisinde askıya çıkarıldığını, çekişmeli taşınmazın senetsizden davalı adına tespit edildiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddelerinde ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinde düzenlendiği gibi imar ihya işlemlerinin tarımsal amaçlı, kanunun belirlediği şartlarda emek ve masraf sarfı ile olması gerektiğini açıklayarak, dava konusu taşınmazın davalı adına yapılan tespitine itiraz ile zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediğini beyanla kamu malı niteliğinde olan taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı süresinden sonra sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığını ve uzun yıllardır kendi zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu 145 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davacının davasını 30 günlük askı ilan süresinde açtığı, kadastro çalışmalarında davalı adına tespitin yapıldığı, keşif sırasında dinlenen tespit bilirkişileri ve mahalli bilirkişi beyanları ile TMK’nin 713/1 ve Kadastro Kanunu’nun 14/1 inci maddesi gereğince davasız-aralıksız 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğu, alınan orman ve ziraat bilirkişi raporlarından taşınmazın orman sayılmayan sahalardan olduğunun anlaşıldığı” gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davacı Hazine vekili, temyiz dilekçesinde, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediğini ve taşınmazın orman niteliği taşıyan yerlerden olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, sonucuna göre davalı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 166 ncı maddesi, 4721 Sayılı Kanun’un 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 nci maddesi,
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince; “davalının dava konusu taşınmazı TMK’nin 713/1 ve Kadastro Kanunu’nun 14/1 inci maddesi gereğince davasız-aralıksız 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyetlinde bulundurduğu, alınan orman bilirkişisi ve ziraat bilirkişisi raporlarından dava konusu taşınmazın orman sayılmayan sahalardan olduğu gerekçesi ile davanın reddine” karar verilmişse de; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; dava konusu 145 ada 1 parsel sayılı taşınmaz aynı ada 2 ve 3 parselle bir bütün olarak düşünüldüğünde dört tarafı 143 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili olup orman içi açıklık niteliğindedir ve 6831 sayılı Kanun’un 17/2 nci maddesi gereğince orman içi açıklıkların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinilmesi mümkün değildir.
2. Bu taşınmazların bir bütün olarak düşünülüp düşünülmeyeceği noktasına gelince; komşu 145 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak gerçek kişi adına tespit edilmesi üzerine Hazine tarafından kadastro tespitine itiraz davası açıldığı, aynı Mahkemenin 2016/493 Esas, 2020/97 Karar sayılı ilamı ile; “145 ada 3 parselin orman vasfı ile Hazine adına tesciline” karar verildiği ancak bu hükmün davalı tespit maliki tarafından istinaf ve temyiz edilmediği, aynı dosyada dava konusu olan 119 ada 47 parsel ile ilgili olarak davacı Hazine tarafından istinaf ve sonrasında temyiz edildiği Dairemizin 2021/15925 Esas, 2022/7176 Karar sayılı ilamından anlaşılmaktadır. Komşu 145 ada 2 parsele yönelik aynı şekilde Hazine tarafından açılan davanın ise Kadastro Mahkemesinin 2016/481 Esas, 2016/220 Karar sayılı ilamı ile reddedildiği, red kararının davacı Hazine tarafından kanun yoluna getirilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20 inci Hukuk Dairesinin 2022/12518 Esas, 2019/2508 Karar sayılı ilamı ile, “komşu 145 ada 1 ve 3 parsellerin birlikte değerlendirilerek orman içi açıklık ve zilyetlik hususlarının tartışılması gerektiği” gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.
3. Yukarıda açıklanan bu bilgiler ışığında dava konusu taşınmazın komşusu olan 145 ada 3 parselin orman vasfı ile tesciline ilişkin hükmün kesinleştiği, ancak 145 ada 2 parsele ilişkin hükmün henüz kesinleşmediği, 145 ada 2 parsele ilişkin verilecek karara göre dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olup olmayacağının tartışılması, dolayısı ile 145 ada 2 parsele ilişkin dava dosyasındaki deliller de değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince bu husus gözetilmeden ve eğer taşınmaz orman içi açıklık konumuna düşerse bu nitelikteki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı düşünülmeden karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğundan davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
1086 Sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.